Sağlık ayaktan başlar

Rahat hareket edebilmek, mutlu ve kaliteli yaşamın anahtarı. Bunun için de ayaklarımızın sağlıklı olması gerek. Vücudumuzun tüm yükünü taşıyan 'çilekeş' ayaklarımız sağlıklıysa güzeldir de. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Yener Erken ayak sorunları hakkında çok yararlı bilgiler verdi

a
a
Cumartesi, 25 Aralık 2010 - 05:00


Sağlık ayaktan başlar

Esra Özübek

eozubek@doganburda.com

Bilek sıkışma sendromları: Ayak bileğinin eklem hareket açıklığını tamamlayamadığı ağrılı mekanik kısıtlılık durumları. Kronik ayak bileği ağrısının nedenlerinden. Tedavisi istirahat, bulguları uyaran hareketlerden kaçınma, fizyoterapi ve ayak biyomekaniğinin düzeltilmesidir. Cerrahi olmayan tedavinin yetersiz kaldığı durumlarda ameliyat çok iyi sonuç verir.

Burkulma: En sık görülen yaralanmalardan biri. Ayak bileğinin iç-dış kısmında yer alan ve stabiliteyi sağlayan bağların zarar görmesiyle ortaya çıkar. Şiddetli burkulmada kemik sorunları da görülebilir. Bilek burkulduğunda bölgeye hemen soğuk uygulanmalı, üzerine basılmamalıdır. Ortopedi uzmanına başvurarak bir kemik lezyonunun olup olmadığı belirlenmelidir. Burkulma tedavisinde yaranın ciddiyetine bağlı olarak ayak bileği ortezleri, atel ya da alçı uygulanabilir. Akut dönemin ardından fizik tedavi başlatılarak zarar gören yapıların rehabilitasyonu sağlanmalıdır.

Düztabanlık: Ayağın fizyolojik kavisinin azalması veya bütünüyle kaybolmasına ‘düztabanlık’ denir. Zamanla ayağın kemik kas ve bağlarında değişiklikler oluşarak sert düztabanlık gelişir. Tedavide yaş, bozukluğun ağırlığı ve ağrı durumuna göre cerrahi olan ya da olmayan yöntemler uygulanır.

Stres kırıkları: Tekrarlayan küçük travmaların oluşturduğu kırıklardır. En sık, tarak kemiklerinde görülür. Yanlış ayakkabı kullanıldığı, aşırı yürüyüş ve spor yapıldığında ortaya çıkar. Neden olan faktör ortadan kaldırılır ve cerrahi olmayan tedavi yöntemi uygulanır.

Tırnak batması: İşte sık görülen bir sorun daha. Tırnak yatağının herhangi bir sebepten dolayı bozulması, tırnağın yuvasında düzgün ilerlemesini bozar. Bunun sonucunda bölgede enfeksiyon oluşur. Batmaya neden olan etken kaldırılır, enfeksiyon tedavi edilir. Tırnak yatağında bozukluk varsa ameliyatla düzeltme yapılır. Nasır: Nasırlar, yük taşıyan bölgelerin üzerinde meydana gelen sert yapılardır. İki nedeni var; Biri ayak yapısında ortopedik bozukluklar, diğeri de yanlış ayakkabı seçimi. Tedavide hedef, ilacın yanı sıra uygunsuz basınç ve sürtünmenin mümkün olduğunca azaltılmasıdır.

Siğil: Human Papilloma Virüs’ün (HPV) neden olduğu iyi huylu oluşum. Ayak tabanında, baskının en çok olduğu bölgelerde görülür. Zamanla siğilin üzerinde, kalın nasırımsı bir tabaka oluşur. Genellikle ağrılı olduğu için hastanın yürüyüşünü bozabilir, bacakta ya da sırtta ağrılara neden olabilir. Mevcut tedaviler virüsü yok etmez ama neden olduğu görünür lezyonların ortadan kaldırılmasını sağlar. Tedavi sonrası tekrar etme oranı yüzde 30’dur. Ayakta gelişen siğillerin tedavisinde ilaç kullanılır. Yanısıra kriyoterapi (sıvı azot ile dondurma yöntemi) ve dokunun elektrikle yakıldığı elektrokoter gibi yöntemler işe yarar.

Mantar: Genellikle parmak aralarında ve tabanda oluşur. Ayaktaki ılık ve nemli ortam, mantarın büyüyüp gelişmesine uygun bir zemindir. Belirtileri: Kaşıntı, pullanma, kuruma, kızarıklık ya da içi su dolu kabarcıklar. Tedavi edilmezse tüm parmak aralarına ve tabana, hatta vücudun diğer bölümlerine dağılır. Ortak kullanılan duş, havuz, havlu, çorap, çarşaf bulaşmaya yol açabilir. Tedavide, krem ve losyonlar etkilidir. İleri derecede mantar için ağızdan ilaçlar verilir. Ayaklarınızı yıkadıktan sonra iyice kurulayarak, pamuklu çorap giyerek, ortak kullanılan ıslak mekanlara çıplak ayakla basmayarak önlem alırsınız.

Peroneal tendon yırtılması: Peroneal tendonlar, ayak bileğinin dış kenarında bulunan ve bileğin dışa dönmesini önleyen yapılardandır. Romatizmal hastalıklar, burkulmalar ve kırıklar, peroneal tendonların zarar görmesine neden olur. Fizik tedavi, bölgeyi stabil tutan özel breyslerin kullanımı ve cerrahi tedavi gerekebilir.

Plantar fasit ve topuk dikeni: Plantar fasit, çok koşma ya da zıplamadan sonra, parmaklardan topuk kemiğine uzanan adale bantlarında ödem oluşmasıdır. Ağrı, topuğun altında ve merkezinde hissedilir. Gece dinlenip sabah ilk adım atıldığında şiddetlenir. Plantar fasit uzun süre devam ederse kalsiyum tortusu şekillenir, buna ‘topuk dikeni’ denir. İkisinin tedavisi aynıdır. Tedavi: Aktivitenin durdurulması, topuk desteği, tabanlık kullanımı. Özel germe egzersizleri, ödeme karşı ilaç kullanılır.

Morton nöroması: Tarak kemikleri arasındaki dijital sinirin sıkışmasıyla ağrı oluşur. Ağrı, en çok yürürken ortaya çıkar. Erken yorulma, uzun yol yürüyememe ve rahat ayakkabı giyememe gibi şikayetlere yol açar. Ameliyat gerektirir; dijital nöroma kesilip çıkarılır.

Diyabetik ayak ve diyabetik nöropati: Diyabette kan şekerinin yüksek olması ayaklara da zarar verir. Diyabetli hastalarda enfeksiyon daha kolay oluşur. Kan akımının düşmesi bacağa giden kanın azalmasına ve ayağın beslenememesine yol açar. Yüksek kan şekeri, ayaktaki sinirlerin hasar görmesine (diyabetik nöropati), tabanda his kayıplarına yol açar ve yaralara zemin hazırlar. Yaraların tedavisi çok önemlidir.

Babetlerin de zararları var!

Yüksek topuklu ayakkabının sağlıksız olduğunu ‘sağır sultan’ duydu artık. “Ben de babet giyerim” dediğinizi duyar gibiyiz. Hayır! Babet de sakıncalı. Hem de en az yüksek ökçeler kadar... Uzmanlara göre ideal topuk yüksekliği 5 santim olmalı. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı’ya kulak verin...

Ayakkabı seçerken neye dikkat etmeliyiz?

Ayakkabı seçimindeki en önemli noktalardan biri topuk yüksekliği. Topuk yüksekliği 3-4 cm’den yüksek olmamalı. Daha yüksek topuk, ağırlığın daha fazla ayak tarafından taşınması demektir. Ayak deformasyonunun ilk nedeni yüksek topuklu ayakkabı kullanımı. Ayrıca ayakkabı da topuğu da ön tarafı absorbe eden bir materyalden yapılmalı. Ve ayakkabı, parmakların yeterince rahat sığabildiği genişlikte olmalı.

Yüksek topuklar ne gibi sonuçlara yol açar?

Yüksek topuklu ayakkabı ayağa binen yükü öne doğru kaydırıyor ve ön tarafın aşırı stres altında kalmasına neden oluyor. Bu tür ayakkabılar aynı zamanda diz, kalça ve bel bölgesinde vücut ağırlık merkezinin değişimine yol açıyor. Böylece bu bölgelerdeki bağlarda aşırı gerilmeye, eklemlerde aşırı yüklenmeye, kaslarda aşırı çalışmaya neden olarak diz, kalça, özellikle belde ağrılar başlatabiliyor. Düşme riskinin yüksek topuklarla arttığı da unutulmamalı.. Bu da ayak bileği çevresindeki bağlarda yaralanmaya neden olabiliyor.

Ayakkabının modeli ve malzemesi önemli mi?

Evet. Günlük kullanımda, bileği sıkıca kavrayan ayakkabılar destek vermesi bakımından tercih edilmeli. Ancak sürekli bu tarz ayakkabıların kullanımı, bilek kaslarında zayıflamaya da neden olabilir. Ayrıca ayakkabı, çamaşır sıkar gibi bükülmeye çalışıldığında kolayca deforme olmamalı. Topuk arka kısmı, ayağa arkadan destek verecek kadar yüksek olmalı ve sert materyalden yapılmalı. Malzeme olarak da sentetik materyalden uzak durmalı, hava sirkülasyonunu sağlayan doğal deri tercih edilmeli.

Ayakkabının büyüklüğü nasıl olmalı?

İnsanların ayak ölçüsü, yaşla birlikte artar. İki ayağın ölçüsünün aynı olmaması da mümkün. Günün sonunda ayaklar şişer. Bu nedenle en uzun ayak parmağına (Yunan ayak modelinde ikinci parmak birinciden uzundur) göre ayakkabı seçmek gerekir. Ayrıca yarım numara seçeneklerini sorun. Normalden küçük ayakkabı, ayağınızı sıkar. Büyük olan da düşmenize yol açabilir. Yeni aldığınız ayakkabının giyme süresini aşamalar halinde arttırın, böylece ayağınıza zarar vermeden uyum sağlar. Bunun için birkaç gün yeterli.

Moda olan babetler sağlıklı mı?

Hayır. Babet ayakkabı, ayağa binen yük dağılımında, en az yüksek topuklu ayakkabı kadar zararlı. Çok alçak topuklu ya da topuksuz ayakkabılar, yüksek topukluların aksine, ayağa binen yükü topuğa kaydırarak burada yüklenmeye neden oluyor. Bu tür ayakkabılar, ayağı yanlardan iyi kavrayamadığı için ön yüzdeki bağlarda ağrılara yol açabiliyor. İdeal topuk yüksekliği 5 santimdir.

2