www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN88,9060 %-0,61
  • BIST80467 %-0,36
  • EURO2,8445 %-0,42
  • USD2,1555 %-0,42

'Kunduracı göğsü' hastalığı tedavisinde yeni yöntem

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi'nde, 'kunduracı göğsü' olarak bilinen göğüs kafesinde doğumsal şekil bozukluğu olan pektus deformitesi tedavisinde farklı çözüm sunuluyor

17 Ağustos 2011 - 13:27
Yazı Boyutu:

 AÜ Hastanesi Başhekimi ve Göğüs Cerrahisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Erdoğan, endoskopik yöntemle gerçekleştirilen tedavinin hastayı kısa sürede iyileştirdiğini belirtti. Halk arasında kunduracı göğsü adı verilen pektus deformitesi hastalığı, AÜ Hastanesi’nde endoskopik yöntemle tedavi edilmeye başlandı. ’Muss yöntemi’ denilen ve dünyada uygulanan, Türkiye’de de son yıllarda uygulanmaya başlayan bu yöntemi kullanan hastane, 8 hastayı bu yöntemle sağlığına kavuşturdu. Hastanenin başhekimi Doç. Dr. Abdullah Erdoğan, hastalıkta sıklıkla göğüs kemiğinin içeri doğru çökük olduğunu nadir olarak da çıkıntının dışarı doğru bulunduğunu bildirdi.

Türkiye’de göğüs kafesinde bu tip sorunları olan yaklaşık 250 bin kişi olduğunun tahmin edildiğini ifade eden Doç. Dr. Erdoğan, hastalığın erkeklerde daha sık ortaya çıktığını ve bu anomalinin her 400 doğumda bir görüldüğünü açıkladı. Kunduracı göğsü olan hastaların psikolojik etkisi nedeniyle sorununu paylaşmaktan kaçındığını dile getiren Başhekim Erdoğan, "Kişi denize giremiyor, vücuduna yapışan tişört giyemiyor, hatta doktora gitmekten bile kaçınabiliyor" dedi.

YARIM SAATTE TEDAVİ

Hastalığın görüntü bozukluğu oluşturduğu için hastalara bugüne kadar standart cerrahi düzeltme yöntemi uygulandığını kaydeden Doç. Dr. Abdullah Erdoğan, "Eski yöntemde göğüs ön bölgesine yapılan 10- 20 cm’lik bir kesi ile kemik yapılara ulaşılıp, şekil bozukluğu olan kaburga ve kıkırdaklar çıkarılıyordu. Göğüs kemiği de kesilerek düzeltilip sabitleniyordu ve bu şekilde göğüs duvarına şekil veriliyordu ama artık yeni uygulamaya başladığımız endoskopik yöntemle hastalarımıza farklı bir çözüm sunuyoruz" diye konuştu. Doç. Dr. Erdoğan, eski yöntemde yaklaşık 3 saat kadar süren ameliyatın, endoskopik tedavide yarım saatten az sürede bittiğini belirtti.

AVANTAJLARI ÇOK

Başhekim Erdoğan endoskopik işlemde neler yapıldığını şöyle anlattı: "Hastanın göğüs kafesinin sağ ve sol tarafından iki delik açılıyor. Daha önce ölçüsü alınıp uygun forma getirilmiş çelik barı kameralarla ekrandan takip ediyoruz ve kalbin önünden içeriye yerleştiriyoruz. Çelik bar şişkin olan tarafı hastaya doğru olacak biçimde takılıyor. Bar yerine oturduğu zaman olduğu yerde ters çevrilerek çökük olan göğüs duvarının öne çıkması sağlanıyor. Ameliyat sonrası hasta birkaç gün hastanede kalarak taburcu ediliyor. Ameliyat için 10- 16 yaş aralığı göğüs kafesinin bu yaşlarda kolay forma girmesi nedeniyle en uygun yaş aralığı. Hasta ameliyattan sonra günlük aktivitelerine kaldığı yerden devam edebiliyor."

HASTALAR ANLATIYOR

Uygulanan yeni yöntemle tedavi olan 2 çocuk babası 34 yaşındaki İbrahim Köker, hastalığının doğuştan olduğunu söyleyerek, yaşadıklarını şu şekilde ifade etti: "Küçükken pek sorun yaşamıyordum ancak yaşım ilerledikçe ve kilo aldıkça nefes almakta zorlanmaya başladım. Ağrılarım vardı. Denize utandığım için gidemiyordum. Tedavisi olduğunu bilmediğim için bu yaşıma kadar bekledim. Ağrılarım nedeniyle gittiğim doktordan bunun hastalık olduğunu ve tedavisi bulunduğunu öğrendim. Şimdi çok mutluyum." Alanya Demirtaş İlköğretim Okulu öğrencisi 13 yaşındaki Şükrü Karakaya ise büyüdükçe göğsünde batma, ağrı oluştuğunu bunun yanı sıra da nefes almakta zorlanmaya başladığını, uygulanan yeni yöntemle sağlığına kavuşmanın heyecanını yaşadığını ifade etti.

Ömer ERDEM/ANTALYA, (DHA)


YORUMLAR

Bu haberle ilgili hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yazan siz olun