Sağlıklı bir eğitim yılı için...

Pazartesi, 11 Eylül 2017 - 12:05

Okullar açıldığı için mutlu olan tüm annelerin mutluluğuna ben de ortağım. Nihayet gün içinde canı 298 defa sıkılan çocuklara 300 tane aktivite bulmak ve oyunlarına dahil olmak zorunda değiliz. Okul kutsaldır ve tüm annelerin bir nevi kurtarıcısıdır. Şimdi biz okullar açıldı diye bu kadar seviniyoruz ya,  gelelim okulla birlikte başımıza gelebileceklere... Bir kere sürekli ve çeşitli hastalıklarla karşılaşacağız. Geri kalan dertleri, hastalıkların yanında teferruat kalıyor. Peki biz bu çocukların daha az hasta olmaları ve bünyelerini kuvvetlendirmek için ne yapacapacağız?

Kalabalık ortamlarda çocuklarda en fazla virüs ve bakteri yoluyla bulaşan hastalıkların görüldüğünü söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu “Çünkü virüsler, enfekte damlacıkların havada asılı kalması ve bunların solunum yolu ile alınması sonucu bir çocuktan diğerine ya da bir erişkinden çocuğa kolayca bulaşabiliyor. Çok kalabalık ve çocukların tuvalete, suya ulaşımının zor olduğu okullarda durum elbette daha zor. Çünkü enfeksiyonlar en çok elle bulaşıyor. Özellikle grip virüsleri plastikler, tahtalar yani çocukların okulda dokundukları bazı eşyalarda 24 saate yakın barınabiliyorlar. En çok da damlacık enfeksiyonuyla bulaşan virüsler öksürme, aksırma ile havaya asılı kalan tükürük parçalarında yaşıyor. Dolayısıyla kalabalık olduğunda çocukların bu havayı soluması kolaylaşıyor” demekte.



Çocuklara ders aralarında el yıkama alışkanlığı kazandırılmalı
Ellerin sık yıkanması, ortama hapşırma ve burun temizliği için kullanılan materyallerin bırakılmaması, yemekhanede bardak, çatal, kaşık gibi kişiye özel malzemelerin ortak kullanılmaması gibi davranışları çocuğa kazandırmak konusunda öğretmenlere çok iş düşüyor. 

Çocukların park, sokak ve bahçelerde oynamasına engel olmayın
Anne babaların bazı tutumlarına göre okulda çocukların enfeksiyona neden olan mikroorganizmalara duyarlılığının da değişiklik gösterdiğine değinen Dr. Ayşe Sokullu “Aşırı koruyucu tutumlar, örneğin çocuğun parkta, sokakta veya bahçede oynamasına, doğayla iç içe olmasına engel olmak, çocuğun doğanın mikroorganizmalarıyla tanışmasını da engelliyor. Bu da çocuğun o mikroorganizmalara yanıtının daha düşük seviyede olup daha şiddetli enfeksiyon geçirmesine sebep olabiliyor. Çocuk mikroorganizmalarla ne kadar erken tanışırsa, okul çağında enfeksiyonları o kadar kolay atlatabiliyor” diyor.

Kışın kapalı alanlarda fazla kalındığı için D vitamini takviyesi alınabilir
Havaların soğumasıyla birlikte de özellikle dışarıda her gün 30 dakikadan az zaman geçiren, bilgisayar ve TV önünde günde 2-3 saatten fazla kalan, yaşına göre fazla kilolu ve hareketsiz çocuklara, özellikle de buluğ çağı yaklaştığı dönemde doktor tavsiyesiyle D vitamini desteği vermek uygun olabilir.  Ayrıca eylül ayı itibariyle grip hastalığına da dikkat edilmeli. İnfluenza virüs Tip A ve B’nin bir önceki yıl en sık görülen tiplerinden hazırlanan aşılar Eylül-Ocak ayları arasında uygulanabilirse o dönemki grip salgınından koruyucu olma olasılığı yüksek olur. Özellikle 6 ay-5 yaş çocukları, kronik hastalığı olanlar, alerjik ve astımlı olanlar aşılanmalı.  Aşı 6 aydan sonra her yaş grubuna uygundur.
 
 
Yandex.Metrica