Sağlıkta doğru bilinen yanlışlar...

a
a
Pazar, 14 Kasım 2010 - 05:00

“Aman çikolata yeme yüzünü sivilce basar!” hepimizin bluğ çağı kabuslarından biri olmadı mı? Halbuki yapılan araştırmalar çikolatanın cilt sağlığıyla hiçbir alakası olmadığını, hatta pek çok açıdan faydalı bir besin olduğunu gösteriyor. Beslenme konusundaki tek yanlış inanış çikolatayla ilgili değil. Tam tersine araştırmalar yapıldıkça bu liste kabarıyor... İşte size son yılların yaygın yanlış inanışlarından oluşan bir liste:

Yumurta sağlığa zararlı:

Büyük boy bir yumurtada 211 mg kolesterol var. Kolesterolün damar tıkanıklığı ve dolayısıyla kalp krizi riskini arttırdığı malum. Ancak yapılan yeni araştırmalar günde bir yumurta yemenin kesinlikle zararı olmadığını ortaya koydu. Çünkü yumurtadan aldığımız kolesterol kan kolesterolümüzü yükseltmede fazla etkili değil. Kan kolseterolünün düşmanı asıl, doymuş ve trans yağlar. Yumurtada 2 gr doymamış yağ var ve trans yağ miktarı sıfır.

Mısır şurubu şekerden çok daha kötü:

Yüksek fruktozlu mısır şurubu sofra şekeri taklit edilerek üretilmiş. İçeriği neredeyse adi şekerle aynı. Kan insülin miktarı üzerindeki etkisi ise aynen şekerdeki gibi. Ne daha iyi ne de daha kötü. Yani uzunca bir süredir yaygın olan inanışın aksine, mısır şurubu değil problem, şeker tüketiminin kendisi. Bal da gerektiğinden fazla tüketildiğinde sağlık üzerinde aynı etkiyi yapıyor. Amerikan Kalp Birliği kadınların günde 100 kaloriden fazla şeker kalorisi (6 tatlı kaşığı), erkeklerin ise 150 kaloriden (9 tatlı kaşığı) fazla şeker kalorisi almaması gerektiğini belirtiyor.

Çiğ gıda sağlıklı bir sindirim için gerekli enzimleri sağlar:

Çiğ besinler hiçbir işlemden geçmemiş oldukları için, besin değerlerini aynen muhafaza ettikleri doğru. Fakat çiğ besin tüketiminin vücutta sindirimi, bitki enzimlerini koruyarak, kolaylaştirdığı yanlış.

Fasulyeden proteini alabilmeniz için pilavla yemeniz şart:

20 amino asitten oluşan protein, kaslardan hormonlara vücudumuzda her türlü üretim için şart. Fakat insan vücudu bunlardan sadece 11 tanesini üretebiliyor, geri kalanları dışarıdan besinlerle sağlıyoruz. Hayvan bazlı zengin proteinler geri kalan 9 amino asiti sağlarken, bitki bazlı proteinler aynı etkiyi göstermiyor. Bu nedenle uzmanlar bitki proteini aldığınızda, örneğin fasulye yediğinizde, açığı kapatmak için, mutlaka yanında pilav gibi destekleyici, amino asit yüklü gıdalar alınmalı diyorlardı. Ancak bunun doğru olmadığı son araştırmalarda ortaya çıktı.

Gece alınan kaloriler gündüz alınan kalorilerden daha şişmanlatıcı:

Uzmanların buna cevabı kısa ve öz: Tamamıyla yanlış bir inanış. Kalori kaloridir. Ne zaman alındığı değil, ne kadar alındığı önemlidir!

Vücudum buğday ve süt ürünlerini düzgün şekilde sindiremediği için kilo sorunum var:

UCLA Klinik Imunoloji ve Alerji bölümü profesörlerinden Marc Riedl “Gıdanın sindirilememesi aynı zamanda metabolize edilemediğini, yani kalorilerin vücut tarafından emilemediğini gösterir. Yani sindirim sorunu kilo kaybına neden olur, kilo artışına değil!” diyor.

Mikrodalgadaki radyasyon yiyeceklerde tehlikeli birleşimlere neden oluyor:

Illinois Institute of Tecnology’de Gıda Güvenliği ve Teknolojisi Bölüm Başkanı Robert Brackett, mikrodalgaki radyasyonun çok ama çok küçük miktarlarda olduğunu belirtiyor. Mikrodalgada pişirilen yiyeceklerdeki değişimin uygulanan sıcaklıktan kaynaklandığını, radyasyon ile hiçbir alakası olmadığını da ekliyor. Mikrodalga fırınların tek problemi eğer plastik kaplarda yemeğinizi ısıtır veya pişirirseniz, plastikten ısı yüzünden gerçekleşecek kimyasal sızışı nedeniyle sakınca ortaya çıkıyor.

Mikrodalga yiyeceklerdeki besinleri öldürüyor:

Mikrodalga veya fırın fark etmiyor. Yiyeceklerde besin kaybına neden olan ısı miktarı ve ısıtma süresi. Esasen yapılan araştırmalar mikrodalgada pişme süresi daha az olduğu için besin kaybının daha az olduğunu gösteriyor. Gün boyunca azar azar sık yemek, daha ender ve daha büyük porsiyonlarda yemek metabolizmayı daha aktif yapıyor: Her yemek yediğimizde metabolizmamızın biraz canlandığı kesin. Bu nedenle sık sık ve azar azar yediğimizde, ender ve çok miktarlarda yemeye oranla biraz daha fazla kalori yaktığımız gerçek. Ama uzmanlar bu kalori farkı o kadar az ki, dikkate değmez diyor.

(Bu yazı 07.11.2010 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır.)