Şahdamarı

Pazar, 21 Şubat 2010 - 05:00

Ordu yıpranınca sadece Ordu mu yıpranmış olur?
Hayır.
Vatan, millet, devlet, cumhuriyet, hukuk ve demokrasi...
Hepsi birden yıpranmış olur.
Bizimle alay ediyorlar.
Demek istiyorlar ki:
- Senin Genelkurmayının en mahrem odakları bile benim avcumun içindedir. BBG Evi gibi onu gözetliyorum.
Aramızda buna sevinenler var.
Sevinmeyin.
Ordu bizim haysiyetimiz.
Gözbebeğimiz. Şahdamarımız.
*
Lakin, Ordu’daki uzman kalitesinde bir düşüklük olduğunu da söylemeliyiz.
- Ortam dinleniyor. Farkedemiyorlar.
- Telefon dinleniyor.
Yakalayamıyorlar
- İçeriden bilgi sızıyor.
Önleyemiyorlar. Önleyemedikleri gibi kendi notlarına, kendi günlüklerine, kendi bilgisayarlarına sahip olamıyorlar.
- Bir takibe çıkacaklar. Aslında kendileri takip ediliyor. Zerrece hissetmiyorlar.
*
Bitmedi.
Mayınlı araziye erleri sürerker ihtiyatlı davranmıyorlar. Karakol savunmalarında bir strateji üretemiyorlar. Karanlıktan faydalanıp kaçan 3-5 eşkiya için yüzlerce Mehmetçiği seferber edip eşkiyayı güldürüyorlar. Çoğu yerde mücadeleyi acemi erlere bırakıyorlar.
- Tabii hepsi böyle değil.
Dünya çapında uzman subaylarımız var. Ve çoğunluktadırlar. Ama her meslekte olduğu gibi Ordu’da da görevini iyi yapmayanlar var. Hemen farkediliyorlar.
İşte oradaki yumuşak karnı bulan şerefsizler de aynı yere sürekli yumruk atıp, bize bir şeyler ispatlamak istiyorlar.
Farkında olmadan belki de iyilik etmektedirler. Arıza’nın teşhisi, tespiti ve süratle onarımı için.
*
En başarılı bir uçak şirketini eğer isterse 3 tane hostes rezil eder.
En büyük holdingi, 3 tane basiretsiz yönetici perişan eder.
5 tane kötü polis, bütün teşkilatı antipatik yapar.
Ordu, kendi içindeki darbecileri bulup kendi dışlamalıdır.
Yetmez.
Kendi içindeki yeteneksizlerin de tasfiyesi şart.
Belçika’da ortam dinlemesi ne demek?
Kanıma dokundu.