Şahin'e 'en baba' ziyaret

Boşanmış Babalar Grubu'nun ziyaret ettiği Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, dertlerini anlatan yalnız babalara, 'Kim mağdursa onun yanındayız. Ayrım yapmayız' dedi

Şahin'e 'en baba' ziyaret

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Boşanmış Babalar Grubu üyelerini, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda kabul etti.

Ailenin kadın, erkek ve çocuktan oluştuğunu ifade eden Şahin, bakanlık olarak kadının da erkeğin de çocuğun da yüksek menfaatini, toplumun huzurunu ve barışını korumak zorunda olduklarını belirtti.

Evliliklerin sağlıklı şekilde yürümesini ve asla bozulmadan sürmesini ümit ettiklerini kaydeden Şahin, bunun için de bakanlık olarak evlilik öncesi eğitim, evlilik sırasında danışmanlık terapi, boşanmak için başvuran çiftler için ombudsmanlık gibi projeleri hayata geçirdiklerini söyledi.

Boşanma gerçekleşmek zorundaysa kadın ve erkekle birlikte çocukların da ruh sağlının korunması gerektiğini dile getiren Şahin, kadın erkek eşitliğini korurken ve kadına karşı pozitif ayrımcılığı uygularken, toplumun huzurunun ve barışının öne konularak yapılması gerektiğine dikkati çekti.

'BİZİM DE SESİMİZİ DUYUN'


Şu ana kadar kadına ait olan sorun alanlarında bir takım çalışmaları hayata geçirdiklerini anımsatan Şahin, "Siz de haklı olarak dediniz ki ’İşte sayın Bakan bizim de sesimizi duysun’. Çok doğru bir talep. Sizin sesiniz, bizim bakanlığımızın birebir duyduğu bir ses. Çünkü biz insana odaklı bir bakanlığız. Kadın erkek ayrımı yapmadan kim haksızsa onun karşısında durmak, kim mağdursa onun yanında olmak üzere konuşlanmış bir bakanlığız. Orada da eşit bakıyoruz. Kadının da erkeğin de insan hakkını korumaya bizim görevimiz olarak bakıyoruz" ifadesini kullandı.

Çocukların toplum için çok kıymetli olduklarını dile getiren Şahin, sosyal alanda aile ve çocuğu ilgilendiren konularda Adalet Bakanlığı’nın önemli çalışmalar yaptığını anlattı. Çocuk istismarının önlenmesine ilişkin hazırladıkları tasarıya ilişkin bilgiler veren Şahin, bütçeden sonra çıkacak şekilde bu tasarının takibini yaptıklarını anlattı.

Şahin, "Biz ülke olarak, insan olarak empatiyi, hoşgörüyü, birbirimizi anlamayı, şefkati, merhameti, yani değerler noktasında çok ciddi zayıflık yaşadığımız için bunları yaşıyoruz. Ben 23 yıllık evli bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Kimse bu sonuca gitsin diye evlenmez. Ama madem böyle oluyorsa karşılıklı birbirimizi anlamamız ve onun gereğini yapmamız gerekiyor. Burada zihinlerde evliliğin bitmediğini görüyorum. Kağıtta, imzada bitiyor. Bir kin, nefret ve bunu çocuğun üzerinden götürme anlayışı zihinlerde var" diye konuştu.

Burada gerçek mağdurların çocuklar olduğunu ifade eden Şahin, bakanlık olarak toplumun huzurunu ve ruh sağlığını bozmadan bu süreci yönetecek, çocukları da koruyup kollayacak tedbirleri almaları gerektiğini söyledi.

'ÇOCUĞA BABA ŞEFKATİ DE LAZIM'

Boşanmış Babalar Grubu Sözcüsü İlker Kayar ise 2004 yılında eşinden boşandığını ve o zaman 6 yaşında olan oğlunun şu an 15 yaşına geldiğini belirterek, ilk başlarda yaşadığı bir takım sorunları, çocuğunun büyümesiyle aştıklarını dile getirdi.

"Şu an sorunları çözmüş olmam, bunları tekrar benim yaşamayacağım anlamına gelmez" diyen Kayar, İcra İflas Kanunu’nun, mevcut yasalara, Anayasa’ya ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu savunarak, bunda bir değişiklik yaptırmayı düşündüklerini aktardı.

"ÇOCUĞUM BANA 'DEDE' DİYOR"

Grup üyesi Muhammet Karaçuha, kızı 6 aylıkken boşandığını ve şu anda 4 yaşında olduğunu kaydederek, "Ben ona babası olduğunu öğretebilmek için çok zorluk çektim. Ayda bir veya 15 günde bir sadece 6 saat alabildiğimiz bir çocuk yeri geldi ’dede’ dedi, yeri geldi başka bir şey söyledi" diye konuştu.

Çoğunun psikolojisinin de bu durumdan etkilendiğini belirten Karaçuha, çocuğuyla ilgili ortak karar verme hakkının olmadığını, bütün her şeyine velayeti alan kızının annesinin karar verdiğini anlattı.

Karaçuha, "Anne benden ayrılmış olabilir. Ben belki kötü bir baba da olabilirim, kötü bir eş de olabilirim. Ama çocuğuma iyi baba olmak istiyorum, onun iyi olmasını istiyorum. Çocuğunun sünnetini göremeyen arkadaşlarımız var. Anne çocuğa bakacaktır, en iyi o bakar. Ama bir çocuğun babanın şefkatine, onun arkasında olduğunu bilmesine de ihtiyacı var" dedi.

'HAFTA SONU BABASI OLMAK İSTEMİYORUZ'

Grup üyesi Hüseyin Kılınç ise Anayasa’nın 41. maddesiyle Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne atıfta bulunarak, ortada çok hoş ve şık olmayan bir durumun söz konusu olduğunu dile getirdi. Kılınç, "Velayet hakkı istismarına, cezai yaptırım uygulanması gerektiğini ifade etti.

Grup üyesi Muhammet Kızılırmak da "Şefkat sadece anneye ait midir? Çocuğumun da baba şefkatine ihtiyacı olduğu gibi bir baba olarak çocuğumun şefkatine de benim ihtiyacım var. Biz baba olmak istiyoruz. Hafta sonu babası olmak istemiyoruz" dedi.

Görüşmede yer alan bazı bakanlık bürokratları da konuya ilişkin mevzuat ve düzenlemeler konusunda bilgi verdi.

AA