Mehmet Coşkundeniz Coşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

Sahip olmak değil ait olmak gerek

Cumartesi, 13 Mart 2010 - 05:00

Sahip olma, elde etme gibi kavramlar erkeğe, ait olma ve teslim olma gibi kavramlar ise genelde kadına özgü olarak bilinir. Erkek de kadın da bunu kabullenmiştir. Bir kadının ağzından “Sadece sana aitim” sözünü duymak erkeğin hem ruhunu okşar hem de egosunu tatmin eder. ‘Sahip olma’ kavramı ile ‘sahip çıkma’ kavramı erkek tarafından ne yazık ki birbirine karıştırılır. Kadının bir ilişkide asıl istediği sevgilisinin kendisine sahip çıkmasıdır. Bir mala, bir eşyaya sahip olma gibi bir kadına sahip olunamaz. Bu ancak yüzyıllar önce kölelik düzeninde görülen bir olguydu. Sahip olma adına erkeğin yaptığı baskıcı her hareket birikir ve sonunda kadında mutlaka bir patlamaya neden olur. Bu nedenle işin gerçeği şudur: Birinin sahibi olamazsınız. Ancak birine ait olursunuz. Kadın için de erkek için de durum böyledir.

***

Ama erkekler bir kadın gibi “Yalnızca sana aitim” sözünü kullanmaktan kaçınır. Sadece bu sözü kullanmaktan değil, bir kadına ait olma hissinden de kaçarlar. Bunun birçok nedeni var. Ama en büyük nedeni erkeğin böyle bir durumda başkaları tarafından ‘kadınsı’ görülme korkusudur. Çünkü kendini sevgilisine ya da eşine ait hisseden ve buna göre hareket eden erkek arkadaşları, çevresi ve hatta ailesi tarafından “Kılıbık” ya da “Hanımköylü” gibi modası geçmiş çirkin yakıştırmalara maruz kalacaktır.

***

Oysa işin aslı hiç öyle değildir. Yüreğiyle, beyniyle, ruhuyla, bedeniyle, yani her şeyiyle kendisini bir kadına ait olarak hisseden erkek müthiş bir konfora sahip olacaktır. Bir kadına, sadece ona ait olduğunuzu hissettirirseniz eğer sonsuz huzurun ve mutluluğun kapısını da aralamışsınız demektir. Kadının fedakar yapısı kendisine ait bir erkek bulduğu zaman doruk noktaya ulaşır. Sizin için yapmayacağı şey yoktur artık. Elbette erkek de bir kez bunu hissettirip sonra bir köşeye çekilmeyecektir. Bu, süreklilik arzeden bir şey. Sanmayın ki, kadına ait olduğunuzu hissettirdikten sonra durum hep aynı kalacak. Bunu her gün yeniden kanıtlamanız, göstermeniz gerekiyor.

***

Bir kadına ait olmanın ‘olmazsa olmaz’ şartı vardır yalnız... Erkek, kendine ve başkalarına karşı dürüst olacak, aşkı, sevmeyi bilecek, duygularını saklamayacak, yürüyenin, uçanın kaçanın peşinden koşmayacak, daldan dala zıplayıp, gönülden gönüle konmayacak. Ancak böyle bir erkek kendini kadına ait hissedebilir. Tabii bir kadınla yetinemediğini iddia eden erkekler de var. Haklılar mı? Elbete değiller. Bir takım araştırmalarla ortaya çıkarılan “Çapkınlık geni”, birden fazla dişiyi döllemeyi öngören “Evrimsel döngüyü” boşverin. İnsanı diğer türlerden ayıran önemli özelliği düşünebilmesidir. Ve tabii ki ahlak kavramı sadece insanlar içindir. Hiçbir hayvandan ahlaklı, erdemli, dürüst olması beklenmez. Ama insandan beklenir. Bilmem anlatabiliyor muyum?

***

Ayrıca hayatında onlarca kadın olduğunu söyleyen erkekler sürekli yalnızdır. Diğer sevgilisinin görme ihtimali yüzünden hiç kimseyle el ele sokakta yürüyemez. Bir kadınla yemeğe gittiğinde, telefonu çalacak diye, birine rastlayacak diye ödü kopar, lokmaları boğazına dizilir. Evde biriyle birlikteyken her an kapı çalacak da diğeri gelecek diye kulağı kiriştedir. Çok kadınla birlikte olmayı tercih eden erkekler, hiç kadınsız yaşamayı göze almış demektir. Oysa bir kadına ait olarak yaşamayı tercih eden erkekler dünyadaki cenneti bulmuş demektir.