Sakalına hürmeten izlenir mi?

Çarşamba, 02 Eylül 2009 - 17:43

Sanıyorum yeni sezonun ilk televizyon bombasını Ali Kırca patlattı. Önceki akşam (rakiplerinden bir hafta önce) Show Haber masasına oturan Ali Kırca’yı sakallı görünce, ilk bakışta hidayete erdiğini düşündüm. Malum Ramazan ayındayız. Değilmiş. Kurmaylarından öğrendiğim kadarıyla bir imaj çalışması, bir durum dürtmesiymiş. Ve izleyiciden gelen tepkilere göre jilete davranacakmış. Ertesi gün reytinglere davrandım. Olmamış... Daha doğrusu Kırca’nın yeni imajı, mesela kadın izleyici tarafından pek tutulmamış. Toplam izleyicide de durum farklı değil. Belki biraz AB grubu izleyici, o da Kırca’nın ismine hürmeten Show Haber’i izlemiş... Ali Kırca’nın bu sonuçlara bakarak, bir dostuma göre “Noel Baba’yı andıran”, bana göre “Erdal Özyağcılar’ın Sütçü Ramiz tipinin kopyası” imajından kurtulması kaçınılmaz... “Yok ben ısrar edeceğim, nasıl olsa göz alışır” derse, orasını bilemem. Sakalına hürmeten oturur izlerim, o kadar!

Asıl kapışma cumaya...

Bence asıl kapışmayı şimdi görecek herkes. Hani geçen sezonun fenomen dizisi Adanalı’nın “İstanbul böyle kapışma görmedi” sloganı var ya; tam da o hesap... Cuma günü yeni bir Adana dizisi başlıyor Kanal D’de. Ünlü hikayeci Orhan Kemal’in kaleminden çıkan Hanımın Çiftliği. Daha önce TRT’de izlemiştik ilk uyarlamasını. Ama bu farklı... Kanal D çok ciddi bir şekilde arkasında duruyor dizisinin. Hatta sezonun işi iddiasıyla sürüyor ekrana. Yayın günü de atv’deki Adanalı’nın tam karşısı. Ciddi bir endişe hakim rakipler arasında... Kolay mı, atv geçen sezon her cuma tüm gününü kurtaran dizisinden olabilir. Kanal D cumayı almakta o denli ısrarlı çünkü. Tersi olursa da büyük bir yatırım çöpe gider. Hanımın sadece çiftlik evi 1 milyon liraya mal olmuş dedikodulara göre... Bir de işin fantastik rekabeti var ki, başka bir yazı konusu. Oktay Kaynarca ve eski kız arkadaşı Özgü Namal karşı karşıya... Sahi böyle kapışmayı az görür ekranlar. Bekliyoruz!

Kimdir bu haberci?

Gece 02.00 suları. Star TV’nin kapısında Beyazıt Öztürk’le karşılaşıyoruz. Yapımcı Fatih Aksoy’la Ucunda Bir Milyon Var isimli yarışmanın çekimini bitirmişler... Beyaz görünce şaşırıyor. “Ne işin var burada, sabah programı için bu saatte mi geliyorsun?” diye soruyor. Aksoy da “Sabah programcılarını hiç anlamam çekilir iş değil” diye ekliyor... “Amerika’da bu işi yapanlar ada satın alıyor” diye takılıyorum ikisine de. Beyaz patlatıyor espriyi. “O da bir şey mi? Benim bir arkadaşım var, akşam haberleriyle ana kara satın aldı”. Çok gülüyoruz... Ah, sahi kimmiş bu haberci hakikaten merak ediyor insan(!); ne dersiniz?

O aileden uzak durun...

Yaklaşık 200 gündür manşetlerden inmeyen Münevver Karabulut cinayetinde gelinen nokta hakikaten iğrenç. Kan parası, helalleşme parası ya da adı her neyse Münevver’in babası Süreyya Bey’in Cem Garipoğlu’nun ailesinden 3 milyon euro istediği ortaya çıkmış... Önceki gün ve dün katıldığı Seda Sayan’ın Susma isimli programında da (Kanal D) durumu bir inkar bir kabul ediyor Süreyya Karabulut. Hatta eşi Nagihan Hanım, Atv Haber’de eşini savunmak için dil döküyor canlı yayınlarda. Peki kamu vicdanı?.. Galiba burada biraz tersten bakmaya ihtiyaç var. Aile biricik kızlarını yitirmiş. Üstelik travmatik bir şekilde. Adalet yol almıyor, katil zanlısı kayıplarda. Her gün ayrı bir kamera burunlarına dayanıyor. Çok göz önünde ve manşetteler. Sağlıklı düşünebilmek için “unutma payı” verilmiyor kendilerine... Bu koşullar altında bir ailenin aldığı kararlarda ya da attığı adımlarda “serinkanlı durması” beklenebilir mi? Bunu bir psikiyatr dostum yanıtlıyor; “Bir adım ötesi geri dönülmez nokta olabilir”... Ne mi olabilir? En hafifiyle kan dökülebilir. Kendilerinin ya da başkalarının. Sanırım kan parası tartışmalarında giderek linçe varan durumu hafifletmekte fayda var. Kızları bir psikopatın kurbanı olmuş, kendileri de böyle giderse reyting canavarının kurbanı olabilecek bu aileden bir süre uzak durmak gerekiyor. Lütfen durun sevgili meslektaşlarım!

Ramazan güzeldir!

Fotoğrafı şöyle özetleyeyim. Adamın biri elinde koca bir torbayla camiye girip cemaatin ayakkabılarını yürütüyor. Ağzının suyu akıyor cemaati yalın ayak bırakırken... “Bu da nedir?” diye soruyorum içimden. TRT 1’de yayınlanan Ramazan Güzeldir programında yayınlanan bu görüntü için... İçeriğe göre isim facia. İsme göre de içerik. Güzellik tam olarak neresinde; bir bilen varsa beri gelsin!

 

Yandex.Metrica