Sakin şehirde yaşama davetiye...

Cumartesi, 30 Ocak 2010 - 05:00

Bugüne kadar yolumun hiç düşmediği, Belediye Başkanı Tunç Soyer’in deyişi ile “sapa kalmış, iyi ki de kalmış” denilen bir kent ile uzaktan tanıştım. Okuduğum bir romanda o kenti hayal etmiş olsaydım herhalde detaylarını ancak bu kadar zihnimde çizebilirdim. Ancak işin garip yanı, Seferihisar kentinin bugünü değil yarınıydı zihnimde betimlenen. Sakın yanlış düşünmeyin, ucuz vaatler mevzu bahis değil. Aksine olabilecek en organize projeler dahilinde, ‘cittaslow’ uluslararası kent projesi kapsamında hayal şehir gerçek olmaya hazırlanıyor.

Peki bu cittaslow da neyin nesi? 1999 yılında İtalya’da başlayan ‘slowfood’ hareketinin bir uzantısı olan cittaslow bugün kentlere yeniden hayat vermek için çabalıyor. Dünya çapındaki 18 ülkede 120 kent cittaslow üyesi. Üye olmak için kentin başvurusu gerekiyor. Aslında cittaslow projeleri sizin için belirlemiyor. Sizin kent olarak ona dahil olmanızı belli kriterlere cevap verebilmeniz halinde kabul ediyor. Cittaslow veya bizdeki ifadesi ile ‘sakin şehir’ size rehberlik yapıyor, örnekler sunuyor, projelerin altında yatan felsefeyi anlatıyor. Daha da açık söylemek gerekirse, kentinize ait doğal hazineleri korumaktan, el sanatlarını canlandırmaya, yöresel yemekler tüketmekten ve misafirlere sunmaktan kültürel şarkılara, geleneksel mimari dokuya kadar insan zanaatini yaşamın içine sokmaya çalışıyor... Ki kentler tıpkısının aynısı olmasın, değerlere sahip çıkılsın, yaşam kalitesi artsın.

Türkiye’den cittaslow ailesine ilk katılan üye ‘Seferihisar’ kenti. İzmir’in güneybatısındaki tanrılar kenti ‘Teos’ olarak da bilinen Seferihisar, gölgede kalmaktan artık bıktığı ve sahip olduğu değerleri yükselterek tüm dünyaya seslenmek istediği için cittaslow’un kapısını çalmış. Uzun çalışmalar neticesinde sunulan projeler sakin şehir yöneticilerini yeterince ikna etmiş olmalı ki; Seferihisar’a bu nişan takılmış. Seferihisar’da bugün mandalina üretiminin atağa kalkması, o mandalinalardan reçeller yapılması, el sanatlarının gelişmesi, sadece kentte üretim yapan çiftçilerin kendi pazarlarını kurmaları ve buna komşu kentlerden olan ilgi, rüzgar enerjisinin kullanılması hali hazırda yapılanlardan sadece bazıları. İşin güzel tarafı ‘sakin şehir’li olmaya 7’den 77’ye orada yaşayan nüfusun hazır olması ve gereği neyse yapmak üzerere kolları sıvamaları.

Belediye’nin ikna etme çalışmaları çok uzun sürmemiş Seferihisarlılar’ı. Lakin onlar antik zamandan beri entellektüel olan bir toplumun torunları. Bugün facebook’u açtığınızda ‘cittaslow Seferihisar’ grubu ile karşılaşmanıza şaşırmamak lazım. Onlar BBC’de, onlar İtalya’da ve meraklıları çoktan ziyarete başlamış. Geçtiğimiz hafta Baltalimanı’ndaki Angel Blue restoranda Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından aktarılan tüm bu bilgilerin ışığında ben, şahsen bir an önce Seferihisar’a gitmek istiyorum. Amacım ‘öncesi-sonrası’ kıyaslamasını bir yıl sonra yapabilmek...

Sakin şehir kapsamında Seferihisar’da önümüzdeki bir sene içinde gerçekleştirilecek projeler aşağıda:

? Sadece yöresel yemeklerin yapıldığı 2 lokantanın açılması.

? Antik şehrin miras bıraktığı kütüphane kazılarının tamamlanması.

? Binaları beton görüntülerinden kurtarıp makyaj yapılması.

? Çevre peysajının gelişmesi.

? Atlı tramvayların halk ulaşımına açılması.

? Hediyelik eşya yapımının kent dahilinde geliştirilmesi ve daha birçoğu...

SEFERİHİSARDAN BİR LEZZET TARİFİ

Adabeyi Çorbası

MALZEMELER: * 2 adet adabeyi (iskorpit ya da lipsos) * 1 yumurta * 2 yemek kaşığı un * 2 baş kereviz * 1 adet havuç * 1 adet limon * 1 adet soğan * 1/2 çay bardağı sızma zeytinyağı * 3 adet defne yaprağı * 1/2 demet maydanoz * 7-8 adet tane karabiber * 1 çay kaşığı karabiber * 1.5 çaykaşığı tuz

HAZIRLANIŞI: Geniş bir tencerenin içine temizlenmiş balıklar bütün olarak konur. Maydanoz, soyulmuş bütün soğan, defne yaprakları, zeytinyağı, tuz ve karabiber ilave edilerek 3 su bardağı su ile 20 dk pişirilir. Balıklar tencereden çıkarılıp etleri temizlenir. Balık suyu süzülür. Diğer bir tarafta un ve yağ ile meyane yapılır. Karıştırılarak balık suyu ile açılır ve kaynamaya bırakılır. Kerevizler taze yeşil yaprakları ve sapları dahil doğranır. Aynı şekilde havuç soyulur halka halka doğranır. Kaynayan balık suyuna ilave edilir. Kereviz ve havuç yumuşayınca balık etleri ilave edilip bir taşım daha kaynatılır. Diğer tarafta limon suyu ve yumurta çırpılır ve çorbanın suyundan katılarak kestirmesi hazırlanır. Balık çorbasının üzerine yavaş yavaş katılır. Sıcak olarak servis yapılır.