Şanslı Masa'ya sağlam görüntüsü üzerine raporu gerekiyor!

Salı, 07 Haziran 2011 - 05:00

Şanslı Masa ile ilgili tek bir korkum kaldı. O da şaka yapılan tiplerden sağlık raporu istenmesi zorunluluğu. Önceki akşam bir babanın kalpten gidebileceğini düşündüm çünkü... Kızı, babasına durduk yerde erkek arkadaşını tanıştırıyor ve o an itibarıyla nişan yapılmasını istiyor. Yüzü bir anda allak bullak olan baba belli ki yıllarca kızını fedakarlıklarla okutup bir yere getirmiş. Buna karşın karşısında kendini hiçe sayan ve inat eden kız çocuğu var...

[[HAFTAYA]]

Hakikaten o kadar çok ısrar karşısında belki onlarca kez “hayır” yanıtı veren babanın, son bir kez “Haayııııırrrr” diyerek kalp sektesinden gideceğini düşündüm bir an... Olmadı. Ama olabilir. Allah korusun kaş yapayım derken göz çıkarılabilir. Bir önsezi de diyebilirsiniz buna, küçük bir uyarı da. Önemli ama...

Zayıflatan biber hakkında!

Antakya veya Samandağ biberinin kapsülünü yaptığını iddia eden bazı uyanıklar internet reklamlarıyla kullanıcıyı yanıltıyorlar... Bu biberin hapının yapılması mümkün değil. Üstelik bunun jet hızıyla bakanlık onayı alması da mümkün değil. Benim zayıflama hikayemi bu kapsüle bağlayanlar hem çok yanılıyor hem de aldatılıyorlar... Lütfen sevgili okur, bu açıkgözlere fırsat verip hayatınla oynama. Ben düzenli bir zayıflama programı ve ek olarak Samandağ biberinin bizzat kendisinden yararlanarak verdim bu kadar kiloyu. Evet biber acı; ama ölüm kadar değil... Sakın ola kapsüldür, haptır kullanma. Çok merak ediyorsan biberin tam da bu mevsimde bulunacağı bir danışma adresi vereyim; gir ve gör. www.firik.com.tr

Vahe yıllar öncesine döndü!

Vahe Kılıçarslan’ı bir GSM firmasının reklamında yıllar sonra ilk kez “cansız mankeni” oynarken görünce çok güldüm... Vahe iyi arkadaşımdır. Yıllarca o tiplemesiyle ekmek yemiştir. Ama yine yıllar boyu “cansız manken” imajını unutturabilmek için hoplayıp zıplamıştır... Tarih bana göre ekranda da tekerrürlerden ibaret. On yıl sonra Vahe’nin yardımseverliğinden ziyade donup kalan tiplemesiyle reklama çıkarılmasının başka bir izahı olamaz sanırım...

Sadece birmagazin programı değil!

Süper Kulüp (Fox TV) magazin programının çok ötesine geçti önceki gece. Ben hayatımda hiçbir magazin programında bu kadar ciddi kurgu ve montaj çalışması izlemedim... Dan’lı dun’lu efekt magazinciliğini aşmış, resmen bir şov programı haline gelmiş Süper Kulüp magazinde içerik kadar vitrinin de önemi olduğuna binaen ders olarak okutulmalı diye düşünüyorum... Çünkü TV için program yapıyorsanız, o endüstrinin tüm teknolojilerini kullanmak zorundasınız. Üstelik bunu bir magazin programında yaparsanız; hakikaten öncü olursunuz. Bravo diyelim ve ekleyelim; bence Süper Kulüp’ün sunucuya filan ihtiyacı yok. Varsa da bizzat yapımcısı Ömür Varol tarafından sunulmalı. Öylece tadından yenmez bana göre...

BEHZAT Ç. SADECE POLİSİYE DEĞİLDİR!

Behzat Ç. (Star TV) ilginç bir şekilde suskunluğunu korudu önceki akşam. Daha birkaç bölüm öncesine kadar verdiği sosyal mesajlarla hemen herkesin ilgisini toplayan diziye ani bir suskunluk çöktü... Kendi adıma “acaba bu kadar net ve sert siyasi ve sosyal göndermeler yaptığı için tam da seçim öncesi ayar mı verildi?” diye düşündüm diziye... Oysaki adım kadar eminim; dizinin yapımcıları böyle bir müdahaleye izin vermez. Ve yine eminim ki yayıncı da asla buna zorlamaz... O zaman bir otokontrol mekanizması devreye girdi sanırım. Ve Behzat Ç.’nin sadece bir polisiye dizisi olduğu izah edilmeye çalışıldı... Ama geç kalındı. Çünkü hepimiz biliyoruz ki Behzat Ç. “sadece bir polisiye dizisi” filan değildir. Olursa da bir efsanenin sonu olur...

Başbakan'ın görüntüsü üzerine!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ağırlandığı 32. Gün (Kanal D) programı içerik olarak samimiyet resmi verse de görsel olarak Erdoğan’ın imajını farklılaştırdı bana göre... Biz ekranlarda ve meydanlarda heybetli bir Başbakan portresine alıştırılmışken, gerek ortamdaki ışık, gerekse Erdoğan’ın yüzündeki plastik makyaj lideri olduğundan yaşlı ve yorgun gösterdi... Kaldı ki programda yayınlanan 13 yıl öncesine ait görüntüler de aradaki farkı çok belirgin kıldı. Keşke diyorum, Başbakan’ın imaj danışmanları resme bir kez olsun önceden baksaydı...

Ne değişti ki?

Arka Sıradakiler (Fox TV) sezon finali yaptı. Ne değişti; hikaye aynı, gerilim aynı, üç yıl öncesinin meseleleri yeniden formatlanıp geldi ekrana yine... Aşk Bir Hayal (atv) bitti. Tam yerinde bitti. Tam da bağırıp çağırmalarla ve gözyaşı seliyle geldiği gibi gitti. Dizinin en unutulmaz yeri Mardin’in kendisiydi sadece... Gönülçelen (atv) bitmek üzere. Ne değişti? Sadece Hasret’in eniştesinin saçları. Belirgin bir şekilde beyazladı adam. Hasret ve Murat aşkının tam gaz gittiğini görünce bu dizi de başa döndü dedi izleyen... Kavak Yelleri (Kanal D) uzadı. Ne değişti? Aslı yine Güven ile. İçi boş bir aşk evliliğe doğru gidiyor. Efe gitti ve Güven geldi. Hakikaten giden ya da kalan dizilerde ne değişti sevgili izleyen?