Saracoğlu'nun muhbiri!

Salı, 10 Kasım 2009 - 05:00

Muhbirlik, insanoğlunun sosyalleştiği ve devlet aygıtını oluşturduğu tarihlerden itibaren itici bir kelime olarak tüm toplumların ortak hafızasına kazınmıştır. Aslında yıkıcı güçlere karşı devletin bekasını sağlayan önemli bir mekanizma olmasına rağmen, muhbirlik kurumu genellikle diktatörler tarafından mazlumlara karşı kullanıldığı için ihbarcılar toplum tarafından dışlanırlar.

Gelgelelim, modern dünyada toplumun oto kontrolünü sağlaması bakımından kuralları çiğneyenleri ihbar etmek tüm bireylerin vatandaşlık görevidir. Yani bir bakıma komşu komşunun, hatta arkadaş arkadaşın muhbiridir! Bizde bu türden bir davranış hâlâ ayıp sayıldığı için ‘kuralsızlık’ en geçerli kural haline gelmiştir. Lakin durum o kadar da iç karartıcı değildir. İşte Aziz Yıldırım’ın yaptığı...

Fenerbahçe Başkanı, Galatasaray maçında sahaya yabancı madde atarak kulübün ceza almasına neden olan 8 taraftarı kamera kayıtlarından tespit ettirerek Emniyet Müdürlüğü’ne bildirmiş. Bir daha stada girmemeleri için kombine kartı olanların kartlarını da iptal etmiş. Bu, aslında Emniyet Müdürlüğü’nün görevidir. Ama birileri işini yapmayınca iş başa düşüyor!

Aziz Bey’in kendi taraftarını ihbar etmesi gazetelerde kuru bir haber olarak yer aldı. Ercan Güven dışında herhangi bir spor yazarının da dikkatini çekmedi! Ne de olsa bizde taraftar goygoyculuğu moda! Oysa Aziz Yıldırım’ın suçluyu bulup emniyete bildirmesi Türk futbolunun en önemli gelişmelerinden biridir. Bir milattır. Sessiz bir devrimdir. Emniyetin nezarethanesinden holigan kurtaran yöneticilerin hâlâ varlığını sürdürdüğü bir düzende Aziz Bey’in bu davranışı tribün terörünün önüne geçecek çok büyük bir hamledir. Türk futbolunun kurtuluş hamlesi... Darısı diğerlerinin başına!..