Sarı noktaya iğneyle çare

Özellikle 60 yaşından sonra ortaya çıkan sarı nokta hastalığı insanların yarım metre bile önünü görememesine yol açabiliyor

Salı, 06 Temmuz 2010 - 05:00

Sarı noktaya iğneyle çare

İstanbul Bilim Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu anlattı:

Sarı nokta hastalığı nedir?

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu: Hastalığın bilimsel adı ‘makula dejeneresansı’dır. Sarı nokta, gözümüzün arkasında en net gördüğümüz ve içinde sarı renkli maddelerin olduğu görme merkezidir. Bu merkezi bozan tüm hastalıklar makula dejeneresansı olarak adlandırılıyor. Sarı nokta hastalığında gözün arkasındaki sarı noktada lekeler oluşuyor. Önce bir gözde başlıyor ve diğer göze geçme olasılığı sene içinde yüzde 90 oranındadır. Tedavi edilmezse ne olur? Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu: Sarı nokta hastalığı başka bir hastalık üzerine eklenmezse körlükle neticelenmez. Ancak kişiyi başkalarına bağımlı olarak yaşayan, yarım metre önünü göremeyen bir insan haline getirebilir.

Belirtileri neler?

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu: En sık görülen belirti, net görememe ve cisimlerin ortasını eğik, çarpık ve karanlık görmedir. Bunları takiben zamanla görme kalitesi ve gücü azalır; hasta uzaktaki nesneleri göremez, bir süre sonra kitap bile okuyamaz.

Hangi yaşlarda ortaya çıkar?

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu: Çocukluk ve erişkinlikte de başlayabilir. Ancak en sık gördüğümüz tipi 60’lı yaşlarda ortaya çıkar.

Sebepleri nelerdir?

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu: Nedenini tam olarak bilemiyoruz. Fakat ilerleyen yaşla beraber sarı nokta bölgesi bozuluyor. Türkiye’de 1 milyonun üzerinde kişi yaşa bağlı sarı nokta hastalığına yakalanmış durumda.

Ne zaman doktora başvurmak lazım?

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu: 40 yaşından sonra her yıl düzenli göz kontrolü gerekir. Ancak görme azalması, cisimlerin ortasını karanlık, eğik, çarpık görme şikayetleri olursa vakit kaybetmeden bir göz doktoruna başvurulmalı. Erken tanı çok önemli. Yüzde 100 görme kaybı olduğunda maalesef tedavi işe yaramıyor.

Peki, nasıl tedavi edilir?

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu: Hastalığın kuru tipi için tedavi gerekmez ancak koruyucu amaçlı özel vitaminler kullanılır. Antioksidan ve çinko içeren vitaminler hastalığın seyrini yavaşlatıyor. Sarı noktanın yaş tipi için ise yaklaşık birkaç yıl önce göz içine enjeksiyon yapmaya başladık. Bu yöntem 24 ülkede uygulanıyor. İşlem öncesinde göz uyuşturuluyor, daha sonra gözün beyaz alanından gözdeki camsı sıvının içine ilaç enjekte ediliyor. İlaç hem görmeyi azaltan yeni damar oluşumunu engelliyor, hem de mevcut damarları ortadan kaldırıyor. Böylece hastanın merkezi görmesi açılıyor. Enjeksiyon duruma göre birkaç kez yapılabiliyor. 12 defaya kadar uygulama mümkün. Seans sayısı hastalığın durumuna göre değişiyor. Hastaları sürekli takip ediyoruz. İhtiyaç halinde enjeksiyonu yapıyoruz. Uygun hastalarda yüzde 80’lere varan başarıdan söz etmek mümkün. Önünü göremeyen hastalarımız enjeksiyon tedavisinden sonra kitap okur, otomobil kullanır hale geldi.

HAZIRLAYAN: Özgür Gökmen ÇELENK