Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Seçim tahminlerimdir: Kime oy verecekseniz O!

Cumartesi, 11 Haziran 2011 - 05:00

Seçimden önceki son yazı bu. Pazar günü seçimle ilgili yazmak yasak. Türkiye büyük bir ülke ve büyük bir nüfus. Bu nüfusun 50 milyonu seçmen! Bunların ne kadarı sandığa gidip oyunu kullanacak, çok önemli. Oy kullanan sayısı arttıkça demokrasi daha net ortaya çıkıyor. Oy kullanmamak, en büyük partiye yarıyor. Çünkü bütün sistem “istikrarı korumak ve tek parti iktidarı”na yol açmak için.

[[HAFTAYA]]

“Seçim sonucu belli, zahmete değmez” demeyin. Bu yıl sadece seçmen sayısı artmadı, seçmenler yer de değiştirdi. Nasıl mı? Göç veren, nüfusu azalan illerin çıkaracağı milletvekili sayısı azaldı, onun yerine İstanbul (15 milletvekili), Ankara, İzmir, Bursa, Gaziantep ve Kocaeli (2’şer miletvekili) gibi göç alan illerin çıkaracakları milletvekili sayısı arttı. Toplamda 28 ilde 33 milletvekilliği yer değiştirdi.

MHP barajı geçer

Bu değişiklik, partilerin çıkardığı milletvekili sayısını da etkileyecek. Çünkü başta İzmir ve neredeyse başabaş olmak üzere İstanbul CHP’nin oyunun arttığı iller. Göç veren iller ise AKP’nin silme milletvekili çıkardığı yerler. Ayrıca CHP lideri Kılıçdaroğlu ve örgütü, bu seçimde insanüstü bir gayretle rekor kırarak o kadar çok ile ve ilçeye gittiler, o kadar çok insana dokunan projeler açıkladılar ki, oy oranını yükselttiler.

İşte Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’na “şerefsiz, yalancı, edepsiz” gibi inanılmaz hakaretler savurmasının altında yatan gerçek bu. Bir başka gerçek ise MHP üzerinde oynanan oyunların altında yatıyor: MHP’nin barajın altında kalması AKP’ye yarıyor. MHP’nin yüzde 14 gibi barajın biraz üzerine çıkması AKP’nin alacağı milletvekili sayısını epey düşürüyor. ‘MHP’nin kaset skandalı niye çıktı, son günlerde astın-asmadın savaşı niye yaşandı’nın yanıtı bu.

BDP’ye baskı kesmedi

Yine aynı şekilde BDP’nin çıkaracağı milletvekili sayısı da AKP’nin “tek başına anayasa yapma” hayalini ne kadar gerçekleştirebileceğini etkileyecek. Bu gerçek de Erdoğan’ın, BDP’nin niye bu kadar üzerine gittiğini açıklıyor. Bu üç tespiti alt alta koyduğumuzda “AKP yüzde 50’nin üzerinde oy oranı ve 367’den fazla milletvekili ile geliyor” iddiasının da balon demiyelim hadi ama, hayli abartılı olduğu görülüyor. Zaten Başbakan Erdoğan’ın, partisi inanılmaz baskın bir propaganda uygularken kendinden çok emin ve rahat olmak yerine neden bu kadar sinirli, gergin ve rahatsız olduğu da aslında anket sonuçlarına baktığında oylarından değilse de milletvekili sayısından çok memnun olmadığını gösteriyor.

Kim seçilir?

En alttan başlayalım: Kendi başına giren bağımsız adaylar var: Sivas’dan Abdüllatif Şener, Ş.Urfa’dan Bucak, Yalova’dan Yaşar Okuyan, İstanbul’dan Tuncay Özkan, İzmir’den Doğu Perinçek seçilmeye çok yakın görünüyorlar. BDP’nin bağımsız adaylarının kendi bölgelerinde çok başarılı olmaları bekleniyor ve en olumsuz bakan bile BDP’ye 25-35 arasında milletvekili biçiyor. Etti mi 30-40? MHP’nin barajın üzerinde olduğu kesin de yüzde 12 mi 15-17 mi olduğu tartışılıyor. Bunu şunun için yazıyorum: Aman MHP barajın altında kalmasın diye gidip ödünç oy vermeye gerek yok. Her şıkta barajı geçiyor. Bu takdirde de en kötümser ihtimalle 50’nin üzerinde, iyimser ihtimalle 70 civarında milletvekili çıkarıyor. İstifa edenler ağlıyordur! Etti mi 100? Geldik CHP’ye: CHP’lilere sorarsanız büyük bir sürpriz yapacaklarına inanıyorlar.

Ama unutmayalım ki CHP yüzde 23’den başladı yarışa. Yeni ekip şunun şurasında bir yıldır çalışıyor. İktidar partisi iktidarın bütün nimetlerinden faydalanıyor ki anamuhalefet partisinin önünde bir polis eskortu bile yoktu yollarda! Tamam, herkes sahada çılgın gibi çalıştı ama nereye kadar? CHP’nin bu koşullarda yüzde 30 alması başarıdır. Ama 32’ye çıkması da 28’de kalması da sürpriz değildir. Bunun getirisi ise 150-200 milletvekili arasında değişiyor. Geriye kalan da AKP’nin diyelim! Ne kolay değil mi? Şaka bir yana, AKP’nin hayali yüzde 50 oy, 367 milletvekili. Gerçekleşebilecek olan biraz daha altı gibi. Yüzde 42 normal gözüküyor. Milletvekili sayısına gelince; 300 civarı. Altı da olabilir 270 gibi, üstü de olabilir 320-330 gibi. “Ama bunlar çok farklı” derseniz, e matematik diye bir şey var, toplayıp çıkarınca bu kalıyor, ben ne yapayım? Kesin sonuçları bir tek seçmen biliyor, yani siz. Siz gidip kime oy verirseniz o seçilecek!

Kimi korktu, kimi uçtu, medya teslim oldu

Seçim gecesi ve sonrası programlarında bu yıl pazar gecesi sadece TV8 ve pazartesi gecesi sadece SKYTürk TV’de olacağım. TV8’de seçim yasakları biter bitmez, SKYTürk’te ise pazartesi 21.00’den itibaren... Açıkçası, seçim öncesi siyaset programlarına çok fazla katılmak istemedim. Bir anlamda yorumcu olmaktan çıkıp partili gibi görülmeye başlıyorsunuz. “Parti yöneticileri ve adaylar konuşsun” dedim, pek çok daveti reddettim. Bir de medya üzerinde oynanan oyunu gördüm; bazı televizyonlar bir partiye vurmak için yayın yaptı adeta.

Hele Başbakan’ın karşısına çıkan meslekdaşlarım korkunun zirvelerinde dolaştı, bırakın soru sormayı, bacak bacak üstüne bile atamadı. Hele Beyaz TV’de Taraf’dan Rasim Ozan ve Zaman’dan Hüseyin Gülerce‘nin katıldığı program televizyon tarihine geçer: Sanırsınız AKP Genel Başkanı, başkan yardımcılarıyla özel toplantı yapıyor! Şimdi de bazı programcıların programlarının kaldırıldığı, bazı programların nedense erken bir yaz tatiline girdiğini görüyoruz. Kimse siyasetle ilgilenmemizi istemiyor, dokunan yanıyor, yöneticiler “Siz işinize bakın, memleketi biz yönetiriz” diyor.

Yandex.Metrica