Seda Sayan ve Mali kaybeden oldu!

Cuma, 18 Haziran 2010 - 05:00

Hani artık bir inceden geride bıraktığımız sezon için bir iki çift laf etmek şart oldu. Hatta bunu dizi yazı haline getirebiliriz. İlkin kuşak programlarına bir bakalım... Tüm sezonu gözden geçirirsek saatlere ayrılmış kuşak yayınlarında kazananlardan çok kaybedenler gündemdeydi... Seda Sayan değişen saat ve formatı ile Kanal D ekranlarında çok tutunamadı. Yetiş Bacım içeriği ve Sayan’ın adli meseleler üstünde yoğunlaşması izleyicinin tepkisini topladı... Şimdi yıllardır alıştığımız “ablamız” haliyle ekranda. Ve galiba sezon sonu da olsa yüzü gülüyor... Bu fikri sembol olarak koyduktan sonra kuşaklarda kazanan programları da not düşelim. Müge Anlı ile Tatlı Sert (atv) ve Doktorum (Kanal D) sabah saatlerine kalıcı imzalarını koydular... Öğleden sonra tutan tek format izdivaç programları oldu yine. Esra Erol, Zuhal Topal ve diğerleri yollarına sorunsuz devam ettiler... Haber önü kuşağı herkes için felaket demekti. Kanal D, Arka Sokaklar’ın tekrarıyla rakiplerine fark atarken, Yemekteyiz (Show TV) izleyici kaybına rağmen kanalına reyting taşıdı... Bu kuşağın en büyük kaybedeni ise Mehmet Ali Erbil oldu. Yarışma formatı karışık olan Mali, beklenen ilgiyi görmeyince en güçlü olduğu yere, prime time’a kaçtı... Gece kuşağının yıldızı da parladı bu arada. Saba Tümer bu yıl da işin ekmeğini yerken kanallar önümüzdeki sezon için rakipleri art arda belirlemeye başladı... Şimdilik bu kadar karne notu yeter. Yarın da haber bültenlerine bakarız...

Engelli Yadigar ön sıraya geçsin!

Arka Sıradakiler’i (Fox TV) eleştirdiğim için bozulan bir sürü insan var. Ama neye dokunsam çıkan ahlara takılsam mesleği bırakıp gitmem gerek. O yüzden “durmak yok yola devam”! Dönelim diziye. Biliyorsunuz, bilmeyenler de yeni duyuyorsunuz; dizinin ana karakterlerinden Yadigar’ı canlandıran oyuncu geçen yıl geçirdiği trafik kazasından sonra felç olmuştu... Dizi yapımcıları ahde vefa ve elbette insanlık gereği Yadigar’ı yeni sezonda da topa sokup, engelli bir öğrenciyi canlandırması için ikna etmişlerdi... Aramızda yaşayan 8 milyon engellinin dizideki sözcüsü olarak Yadigar, mesela üç sezondur sevgili olduğu karakterle daha düşük profilli arkadaşlığa devam etmişti... Sorun da burada işte. Engelli olmak, aşık ya da sevgili olmaya engel değil. Çünkü hayatın ana damarları engel filan tanımaz... Ben derim ki, eğer diziden ayrılmadıysa (çünkü iki bölümdür ortada yok) Yadigar yeni sezonda arkadaşıyla mutlu sona ulaşsın... Ulaşsın ki engellinin gözünde hayali de olsa bir engel daha tarihe karışsın. Hadi Birol Güven...

Türk Malı’nda ne değişti?

Türk Malı’nda (Show TV) gözle görülür bir değişim yaşandı. Dizinin ilk bölümünden beri şikayetçi olduğumuz düzenli bela okuma hali ve argo sıfatlardan arındı dizi... Yani kimsenin birbirine bela okumadığı ve af buyurun, öküz demediği haliyle de izlenir oldu dizi. Gerçeğe yakın olacağız diye ucuzluğu sürdürmedi... Bu yüzden belki izleyicisini de kemikleştirdi. Bu duyarlılık meselesi az bir şey değildir; yönetmen Tayfun Güneyer’e bravo diyelim...

Yaprak Dökümü biter mi?

Yaprak ne kadar daha dökülecek bilemiyorum ama Şevket kişisi (Yaprak Dökümü/Kanal D) sezon finalinde giderayak yine içeriye doğru yol aldı. Kodese yürürken “Oğuz manyağı olmuş kardeşimi kurtardım” hali çok sevimsizdi. Tam bir tetikçiliği aklama haliydi çünkü... Bu arada bir umut ölmesini beklediğimiz Ali Rıza Bey yine direkten döndü gördüğüm kadarıyla. Vallahi o ölmeden bu ağaç yıkılmaz, bu yapraklar dökülmeye devam eder... Eh o da süpersonik kişiliği gereği ölemeyeceğine göre. Kasvete devam derim ben!

Dizi oyunculuğu eşekliği almaz!

Ahmet Ümit son kitabı İstanbul Hatırası’nda yaşadığımız kentin tarihi dehlizlerinde dolaşarak enfes bir öğretmenlik yapıyor okuyanına... İstanbul kentinin ilk kuruluşundan günümüze uzanan öncü karakterlerden küçük detaylar vererek yedi ayrı cinayetin sırrını çözüyor okuyanıyla... Bu kentin kurucusu Byzas’tan günümüze uzanan bu yolculukta İstanbul isminin neredeyse 500 yıldır kullanıldığını öğreniyorsunuz... Üstelik bunu sadece bizler değil, bütün dünya böyle biliyor derken, önceki akşam Lost dizisinin Sayid karakteri kente Constantin dedi... Dizi oyuncusu olmak cehaleti de almıyor, eşekliği de. Neyse ki Cüneyt Özdemir gerekli düzeltme ve dersi verdikten sonra mahcup oldu biraz Naween Andrevs isimli arkadaşımız... Olur, a belki merak eder diye, kentin antik adlarından birinin Constantin olmadığını da not düşelim. I. Constantin; Konstantinapolis ya da Konstantiniye olarak bilinen antik kentin kurucusunun adıdır. Romalıdır kendisi ve Doğu Roma’nın ilk imparatorudur. Biline!

Kollama’nın senaryosu neden değişti?

Kollama (STV) çok ilginç bir dizi. Kişisel olarak çok itibar etmesem de dizi izlemekten çok günlük gazetede yorum okur gibi baktı izleyici Kollama’nın yüzüne... Belki de bu yüzden, tam da sezon finali akşamı son dakika değişikliğiyle senaryosuyla oynandı. Bu da dizinin bizzat günlük gelişmeler ekseninde yazıldığını koydu ortaya... Her ne kadar taraflı, kimi zaman da fazla şaşırtıcı komplo teorileriyle uğraşsa da Kollama sezonda yerini kollayarak yükseliş gösteren bir dizi oldu. Gelecek sezon da aramızda olacağı kesinleşen dizinin akıl sınırlarını ne kadar zorlayacağını yine birlikte göreceğiz...