Semih Kaplanoğlu'ya söyleşi

a
a
Cumartesi, 13 Kasım 2010 - 05:00

Semih Kaplanoğlu - Yusuf’un Rüyası

Söyleşi: Uygar Şirin/Timaş Yayınları

Kaplanoğlu bu kitapta çocukluğundan bugüne hayatını, sinema anlayışını, film yapma sürecini ve nasıl film çektiğiyle ilgili ipuçlarını samimi bir dille anlatıyor. Adana Altın Koza Film Festivali’nde ‘Bal’ filmini izlerken ‘Yusuf’un Rüyası’ beni çok sarsmıştı. Uygar Şirin’in Yumurta, Süt ve Bal üzerine kaleme aldığı yazıların da bulunduğu kitabı şiddetle öneriyorum. Kitabı okuduktan sonra Semih Kaplanoğlu’nun filmlerini daha büyük keyifle izleyeceksiniz.

BÜYÜLÜ AŞK HİKAYESİ

Ürperti

Maggie Stiefvater/Çevirmen: Zarife Biliz/Genç Turkuvaz

Grace henüz küçük bir kızken kurtlar tarafından ısırılır. Fakat gri bir kurt son anda Grace’i kurtarır. Grace iyileşir ama kurtarıcısını unutmaz ve altı yıl boyunca, evlerinin arkasındaki ormanda onu izler.

[[HAFTAYA]]

Aralarında büyülü bir bağ vardır, sarı gözlü kurdu görmeden yaşayamaz. Sam’in ise iki yaşamı vardır: Kışın dondurucu ormanda, sürüsünün koruyuculuğunu yapan cesur bir kurt; yazın kitapçıda çalışan genç bir adam. Lise öğrencisi olan Grace sarı gözlü bir gençle tanışır. Bu genç adam onu yıllar önce ölümden kurtaran kurttur. Ancak kış yakındır. Sam, Grace’i ve hayatını kaybetme riskine rağmen insan kalmak için savaşacaktır. 40 ülkede yayımlanan ‘Ürperti’yi mutlaka okumalısınız.

KAFASI KARIŞIK BİR KADIN

Beraber Olduğunu Sev

Emily Giffin/April Yayıncılık

New York Times Bestseller listelerinde ilk 10’da yer alan kitabın yazarını, Türk okuyucusu Erkekler 1’e Ayrılır adlı romanıyla tanıyor. Genelde kadınlık halleri ile ilgili öyküler kaleme alan yazar, son kitabında evrensel bir konuyu hem esprili hem etkileyici bir duygusallıkla anlatıyor. Bu, aşk ve gerçek hayatın arasında sıkışmış bir kadının etkileyici, komik, duygusal öyküsü. İlişkisini sorgulamak isteyenlere duyurulur.

YAŞAMAK GÜZEL ŞEY BE KARDEŞİM!

Pamuk İpliği

Seher Çarkım/Cinius Yayınları

Yazar bu kitabında bize, her an karşı karşıya olduğumuz ama hep göz ardı ettiğimiz bir gerçeği hatırlatıyor: Kanser. Yazar, yaşadığı kötü ve karanlık günleri bu otobiyografik romanda unutmaya çalışmış. Kitapta, yazarın yüreğindeki gelgitler, gelen ama gitmeyen öfkeler, en önemlisi de hayattan aldığı bütün dersler var. Asıl vurgulanmak istenen ise bu hayatın neresinde olduğumuz. Pamuk ipliklerini çelik halatlara dönüştüren yazarın, ilerde daha cesur ve dürüst başka kitaplarla karşımıza çıkacağını düşünüyorum.

İSTANBUL’UN AZINLIK FOTOĞRAFI

İçimdeki İstanbul Fotoğrafları

Mario Levi/Doğan Kitap

Kuşaklar boyunca İstanbul’da yaşamış bir ailede İstanbul kültürü ile büyümüş bir Yahudi çocuğun gözünden İstanbul fotoğrafları... Balık, deniz, açık hava sinemaları, Baylan Pastanesi, Caddebostan Plajı, Emirgan Çay Bahçesi’ni anlatıyor Levi. Yazar, geçmişe duyduğu özlemle çocukluk ve gençlik yıllarını, anılarını anlatmak için başladığı yazılarını değişik bir roman kurgusuna dönüştürmüş. Bir anı-roman diyebileceğimiz, Yahudi bir ailede yetişen çocuğun İstanbul’daki tarihi ile yüzleşmesi aslında. Edebi bir uslupla yazılan duygusal bir sistem eleştirisi.

SOLUKSUZ BİR TARİHSEL SERÜVEN

Şeytanlaşan İnsanlar

Adnan Nur Baykal/Galata Yayınları

Adnan Nur Baykal, kitabını Bertolt Brecht’in bir hikâyesi ile anlatıyor. Bu, aklın değil, kurnazlığın kitabı. Yazar bu kitabıyla, ‘şeytanlaşan insanlar bir sistem kurabilirlerse manevi değerlere sahip akıllı insanları göz göre göre aptal yerine koyabilirler’ demeye getiriyor. “Ağrınıza gitmesin” diye de ilave ediyor. Şeytanlaşan insanların çoğaldığı böyle bir dönemde neden bu kitabı okumuyoruz?