Sen 'doğru' sanıyorsun ama 'yanlış' yapıyorsun

Aşkta ve ilişkilerde kulaktan kulağa yayılan ve aslında hiçbir dayanağı olmayan bazı yargılar vardır. Bu yargılar ne yazık ki insanı yanlış yönlendirir. Genellikle eşimiz, dostumuz, arkadaşlarımız tarafından bize aktarılan, 'doğru' olduğu konusunda ısrar edilen ama bizi hep hata yapmaya yönlendiren bu yargılara bir göz atalım...

Sen 'doğru' sanıyorsun ama 'yanlış' yapıyorsun

MEHMET COŞKUNDENİZ

mehmet.coskundeniz@posta.com.tr

twitter.com/askdoktoru

1) BİR AŞKI UNUTMAK İÇİN HEMEN BAŞKA SEVGİLİ BULMALI

Kesinlikle yanlış. Henüz içindeki aşk küllenmemişse hayatına sokacağın yeni insana yazık edersin. Çünkü senin daha git-gellerin var. Eski sevgilin arayacak, buluşacaksınız, sevişeceksiniz, birlikte ağlayacaksınız, sonra seni aramayacak üzüleceksin falan filan. Bu süreçleri yaşamadan hayatına alacağın kişi senin sadece yara bandın olur. Ve bilirsin ki; yara bantları bir süre sonra mutlaka çıkarılıp atılır.

2) ONDAN BAŞKASINI SEVEMEM, ONSUZ YAŞAYAMAM

Kesinlikle yanlış. Sadece şu an sana öyle geliyor. İnsan seri aşıktır. Yani bir aşk bittiğinde bir başkasına aşık olma potansiyeline sahiptir. İnsan hayatı boyunca defalarca aşık olabilir. Hepsinin etkisi, şiddeti farklıdır. Üstelik belki de en büyük aşkın henüz yaşamadığın aşkındır. Ayrıca her ayrılan ölseydi, bu ülkede her boş arsaya mezarlık yapılması gerekirdi. Unutma insan; içinde bulunduğu koşullara en çabuk adapte olabilen canlı türüdür.

3) ŞU AN AŞIK DEĞİLİM AMA TANIDIKÇA AŞIK OLABİLİRİM

Kesinlikle yanlış. İnsan tanıdıkça aşık olmaz, tanıdıkça sever ve benimser. Sevmek ise aşktan farklı bir duygudur. Aşk anlıktır. O an nasıl gelir, ne zaman gelir önceden kestirilemez. Bilimsel araştırmalara göre, insanın birine aşık olması için saniyenin 5’te biri yeterli oluyor. Sen kendini aşık olmak için zorlarsan, “O bana aşık, ben de ona aşık olmalıyım” dersen başarılı olamazsın. Yani, şu anki sevgiline aşık değilsen, bundan sonra da olmazsın.

4) EVLENDİKTEN SONRA DEĞİŞİR

Kesinlikle yanlış. Değişmeyeceğini aslında sen de biliyorsun ama umut etmek istiyorsun. Bu ülkede boşanan kadınların yüzde 66’sı eşlerinin kötü huylarını evlenmeden önce bildiklerini ama değişeceğini umarak evlendiklerini söyledi. Sen de boşananlar istatistiklerinin bir sayısı olmak istemiyorsan, değişeceğini umarak kimseyle evlenme. Bu arada, sen de değişmeyeceksin. O yüzden kendin için de “Şimdi böyleyim ama evlilik belki beni değiştirir” deme, çünkü bu olmayacak.

5) İNSAN ORTAK NOKTALARI OLAN BİRİNE AŞIK OLUR

Kesinlikle yanlış. İnsan gider kendine en zıt olan kişiye aşık olur (istisnalar kaideyi bozmuyor). Zaten Alman filozof Artur Schopenhauer aşkı, “İnsanın kendisindeki eksiklikleri başkasında tamamlama arzusudur” diye tanımlayarak bu işin nasıl olduğunu ortaya koymuş. Yani sen, seninle aynı olan kimselere aşık olmazsın. Ha, aşık olduktan sonra ortak noktalar keşfedilir o ayrı. Zaten aşkın ilişkiye dönüşmesinden sonra bu ortak noktalar birlikte yaratılır.

6) SEVEN İNSAN KISKANIR

Kesinlikle yanlış. Kıskançlık insanın doğasında vardır ama sevmenin ölçütü değildir. En çok kıskanç olan insan en çok seven insan olarak görülemez. Kıskançlığın dozunu artıranların mutlaka hastalıklı bir ruh hali vardır. Genellikle çok kıskanan kişi seni değil kendini çok seviyordur. Çünkü egosu baskındır. Seni kısıtlayarak kendi egosunu okşamaktadır. Bu tür insanlar kıskançlık zehrini de size azar azar verirler. Bir süre sonra bakarsınız ki nefes alamaz hale gelmişsiniz.

7) SEVDİĞİNİ SÖYLEYEMİYOR, SEVGİ SÖZCÜKLERİNİ KULLANAMIYOR

Kesinlikle yanlış. Aşık olan insan sevdiğini söyler de, gösterir de. Belki acemidir, belki tedirgindir. Ağzından o sözcükler çıkmasa bile söylemek için, göstermek için uğraşıyordur. Bunu zaten anlarsın. Ama sen “Seni seviyorum” dedikçe o put gibi durup bir de üstüne “Ben böyleyim” diyorsa hayır, seni sevmiyor demektir. Yani kendine aşık süsü veriyor demektir. Bu erkek için de böyledir, kadın için de... Aşk hem dile getirilmeli hem de hareketlerle gösterilmelidir.

8) BEN AŞIK OLUP OLMAYACAĞIMI KONTROL EDEBİLİYORUM

Kesinlikle yanlış. Kontrol edilebilen duygunun adı aşk değildir. Aşk kontrolsüzlüktür. Bu yüzden elinizde değildir zaten. Ne diyor Bülent Ortaçgil... “Aşk bir dengesizlik işi, dengeye dönüşendir sevgi...” Birkaç noktaya daha dikkat çekeyim. Aşık olacağın kişiyi seçmene imkan yoktur. İki kişiye aynı anda aşık olman mümkün değildir. Böyle bir durumdaysan ikisine de aşık değilsindir.

9) MANTIK EVLİLİĞİ DAHA UZUN SÜRER

Kesinlikle yanlış. Aralarında aşk yaşanmamış çiftlerin evliliği bir çeşit sözleşmedir. Dışarıdan sürüyor gibi görünür ama içeride yaşanan fırtınaların haddi hesabı yoktur. Hatta aldatma en çok mantık evliliklerinde görülür. Kağıt üzerinde süren evliliğe evlilik diyorsan o başka tabii... Bunun en iyi yolu şudur: Aşık olduğun kişiyle evlen ama aşıkken evlenme. Yani aşkın ilk 6 aylık döneminde ciddi kararlar alma. Sadece o anı yaşa.

10) MUTLU AŞK YOKTUR

Kesinlikle yanlış. O Aragon’un bir şiirdir ve çok güzeldir hepsi bu. Mutlu aşk çoktur ama sen daha önceki ilişkilerinde mutsuz olduğun için böyle bir yargıya varıyorsun. Aşkı sadece bitişiyle değerlendirme. Sonu kötü bitse de sen o aşkı yaşarken mutlu olmadın mı? Öyleyse mutlu aşk var mı yok mu?

KISKANÇ BİR SEVGİLİ MİSİNİZ?

Çiftlerde taraflardan biri diğerini mutlaka kıskanır. “Kıskanmıyorum” dese de kıskanır. Nedense kıskanç olmayı kimse kabul etmez. Özellikle de kadınlar. Buyrun, testi cevaplayın. Kıskanç mısınız, değil misiniz öğrenin. Sonuçlara siz de şaşıracaksınız...

1) Sevgiliniz bugünlerde çok heyecanlı. Telefon çaldığında yerinden fırlıyor, mesaj gelmesini bekliyor.

a) İş yerinde stresli günler geçirdiğini düşünürsünüz.

b) Hayatında kötü giden bir şeyin olup olmadığını sorarsınız.

c) Telefonları ondan önce açmaya çalışırsınız.

2) Sevgiliniz size bir gün sulu bir şaka yaparak eski sevgilisinin sarışın bomba ya da seksi bir erkek olduğunu söyledi. Tepkiniz ne olur?

a) Hiç kafanıza takmaz, ondan daha iyi olabileceğinizi düşünürsünüz.

b) Dinlemek istemezmiş gibi yapar ama bir yandan da detayları öğrenmeye çalışırsınız.

c) Konuyla ilgili bir daha asla konuşmak istemediğinizi söyler, hatta ayrılabileceğiniz tehdidinde bile bulunabilirsiniz.

3) Sevgilinizle çok şık ve romantik bir restoranda yemek yiyorsunuz. Sevgiliniz sürekli garsondan bahsedip sizin dikkatinizi dağıtıyor ve tüm romantizmi bozuyor. Ne yaparsınız?

a) Garson yanınızdan geçtiğinde sevgilinizi dürter, dikkatini dağıtarak bakmaması için kaş göz hareketleri yaparsınız.

b) Sevgilinize kaba olduğunu ima edecek şeyler söylersiniz.

c) Masadan kalkıp gidersiniz.

4) Çok güzel ya da yakışıklı bir arkadaşınızın doğum günü. Sevgiliniz de siz belirtmediğiniz halde ona hadiye almış ama asla ne aldığını söylemiyor. Hediyeyi ancak açılırken görebileceksiniz. Ne yaparsınız?

a) Biraz tedirgin olursunuz ama aklınıza kötü bir şey getirmezsiniz.

b) Sevgilinizin neden hediyeyi söylemediğine anlam veremez, özel bir şey olup olmadığını merak edersiniz.

c) Hemen hediyeyi göstermezse ayrılacağınızı söylersiniz.

5) Son zamanlarda sevgilinizin sürekli karşı cins parfümleri koktuğunu fark ettiniz. Bunu ona söylüyorsunuz ama o konuyu değiştiriyor. Ne tepki verirsiniz?

a) Umursamazsınız.

b) Arka arkaya sorular sorarak nedenini bulmaya çalışırsınız.

c) Onu gizli gizli takip etmeye başlarsınız.

6) Sevgiliniz hep hayalini kurduğu bir fanteziyi sizinle gerçekleştirmek istiyor.

a) Denemeyi düşünürsünüz.

b) Düşünmek için süre istersiniz.

c) Kesinlikle reddedersiniz.

a’lar fazlaysa: Çok rahatsınız. Normal düzeyde bile kıskançlık yaşamıyorsunuz. Bu kadar rahat olmanız çevreniz tarafından yanlış anlaşılabilir.

b’ler fazlaysa: Mantıklı davranmaya çalışıyorsunuz.Arada sırada kıskançlık krizlerine giriyor ama bunun hayatınızı mahvetmesine izin vermiyorsunuz.

c’ler fazlaysa: Sizin olduğunuz her yerde kıskançlık krizleri yaşanıyor. Kıskanmanız için ille de bir olay olması gerekmiyor. En mutlu anınızda bile aldatıldığınızı düşünüyorsunuz. Fazla şüphecisiniz.

(18.11.2012 tarihli Posta Karnaval'dan alınmıştır.)