Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Sen neymişsin be abi!

Pazar, 08 Şubat 2015 - 05:07

Başbakan yardımcısı Bülent Arınç’ın “O bir Süpermen. Sıradan milletvekili seçilmesi israf olur” dediği MİT Müsteşarı Hakan Fidan, önceki gün herkesin imrendiği görevinden istifa etti.

[[HAFTAYA]]

Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı sırasında en yakını olarak çalışan ve Çözüm Süreci’nin yürütülmesinde büyük emeği ve görevi olan Hakan Fidan’ın istifası üzerine her türlü spekülasyon yapılır elbet. Niye istifa ettinin yanıtı açık; milletvekili adayı olmak için. Arınç’ın dediği gibi, sıradan milletvekili kalmayacak, muhtemelen bakan yapılacak ve çözüm süreciyle ilgili görevine devam edecek. O zaman niye milletvekilliği? Açık değil mi, dokunulmazlık zırhı. Gözaltı kararı ortaya çıktığında ortadan yok olan ve kişiye özel yasa çıkarılana kadar bekleyen ve özel olarak kurtarılan MİT Müsteşarı’na bu yasanın verdiği koruma yetmiyor demek. Fidan’ın astsubaylıkla başlayan kariyeri, MİT Müsteşarlığı’ndan bakanlığa doğru gidebiliyorsa bunun tek nedeni her fırsatta eleştirdikleri ve yok etme çalıştıkları Cumhuriyet’in ayrıcalıksız, sınıf ayrımı olmayan eşit yurttaşlık ilkesi değil midir?

Paranı al ve sus otur!

Seçime 4 ay gibi bir zaman kalmış, iktidar akçalı sosyal yardımları birbiri ardına bonbon paketi gibi açıklarken ülkeyi birden bire Baas rejimine döndürecek bir iç güvenlik paketi ne oluyor? Sanki memlekette müthiş bir özgürlük hakim. Herkes eleştiri hakkını kullanabiliyor, medya sonuna kadar yazıyor, çiziyor, gençler, işçiler bütün gün sokakta, yürüyebiliyor da, artık çok oldunuz diye bir iç güvenlik paketi? Memlekette güvenlik lazım ama IŞİD kafalılara ve yaratacakları teröre karşı. Güneydoğu’da ayrılıkçı teröre karşı. Bu değil, yapılmak istenen, tam da polis devleti. Yargı kontrol altında, yurttaşın boynundaki tasma biraz daha sıkılacak. Tam da seçim öncesi? Yeni Türkiye buysa eğer, kimin böyle bir talebi vardı bilemiyorum? İktidarın getirdiği bütün bu baskı ve kuşatma, RTE’nin hiç bitmeyen meydan konuşmaları, toplumda öylesine bir yılgınlık yaratıyor ki. İstenen bu mu? Korku, yılgınlık ve teslim alma? Çünkü hâlâ Gezi travmasını atlatamadılar!

Para tuzağı aldatıcı reklamlar

Dünyanın en kötülerinden olduğu tescilli İstanbul trafiğinde uflayıp puflayarak direksiyon başında beklerken radyoda ballandırarak yapılan tanıtımın cazibesine kapılıp telefona sarılıyor, ısmarlıyorum. Japon imalatı, fevkalade teknolojik, çipli, manyetik bantlar! 12 saat yapıştırıyor ve bölgesel zayıflama sağlıyorsunuz. 2 paket 1 paket fiyatına. El değmeden hazırlanmış teknolojik ürün lafı mı etkiliyor beni nedir? Her neyse. Kullanıyorum ve tabii ki sıfır sonuç! Siz siz olun, ne krem, ne masaj, ne korse, ne eşofman, lokal zayıflama diye bir işe yaramaz. Kilo vermenin ve incelmenin tek yolu, doğru ve az beslenme, aldığın kaloriden fazlasını da yakmadır. Yani hareket, yürüyüş, spor. Sağlıklı beslenseniz bile miktar çoksa işe yaramıyor. Az yiyin, geç vakitte yemeyin ve mutlaka çok hareket edin. Bu kadar basit!

Laik Eğitim için miting

İmam hatipleşmeye, zorunlu din dersine, seçmeli adı altında zorunlu hale getirilen din içerikli derslere karşı çağdaş eğitim istiyenler sadece Aleviler olabilir mi? Laikler, solcular, Cumhuriyetçiler de eğitimde çağdaş değerleri savunmuyor mu? Bugün 13.00’te Kadıköy’de İskele Meydanı’nda başta Alevi örgütleri, eğitimdeki hak ihlallerine karşı bir duruş için miting yapacak. Öğrencilerinin matematik ve fen derslerini başaramamasını önemsemeyen Milli Eğitim Bakanlığı imam hatip öğrencilerine “Bilal” yarışması düzenliyedursun, siz mitinge gelin!