Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

#Sendeanlat! Ben de anlatıyorum!

Salı, 17 Şubat 2015 - 05:00

Beren Saat’in başlattığı ve sosyal medyada hızla yayılan akıma ben de katılıyorum. Başına geleni sen de anlat. Yapılan tacizler gizli kalmasın. Bir kadın olarak sokakta dolaştığında, okulda, iş yerinde, aile meclislerinde, arkadaş toplantılarında, mağazada, sinemada, otobüste, metroda, bir kadına neler yapılır, hepimiz bir anlatmaya başlasak, var ya, erkekliğinizden utanır, gece yatağa giremez, manen hadım olursunuz, hadım. Öyle bir irin akar!

Ben şimdilik sadece her kızdığınızda bana yazdıklarınızı hatırlatayım: Siyasi fikirlerimden, hayata bakışımdan dinin istismarına karşı çıkışıma kadar kızdığınız her yazıma, hele sosyal medyadaki her paylaşımıma gelen tepki beyninizden değil, bacak aranızdan, fikir değil penis olarak çıkıyor: En basiti “AMK”! En kibarı orospu. Sonrası daha vahim. Yazamam. “Sana öyle bir zarar veririz ki bir daha cinsellik yaşayamazsın!” diye tehdit bile aldım ve ilk kez o zaman neler yapmayı planladıklarını düşünüp korktum. Çünkü genelde “Havlayan köpek ısırmaz” derim. Ama hangi erkek yazara kızan “Senin ... yapayım” diye küfrediyor? Aynaya bakın bu ülkedeki erkekler, bir kendinize gelin yahu!

[[HAFTAYA]]

Ayşecan’a tecavüz edecekler aramızda!

Özgecan’a tecavüz etmeye kalkan ve emeline ulaşamayınca onu öldüren katile cesedi yok etmesi için kim yardım etti? Babası ve arkadaşı! Katil kızı defalarca bıçaklamış, ardından levyeyle öldürmüş, ancak cesedi ortadan kaldırmamıştı. Babası ve arkadaşından yardım istedi. Sanki ortada vahşice işlenmiş bir cinayet yokmuş gibi ikisi de büyük bir soğukkanlılıkla ona yardım ettiler, hatta akıl verdiler!

Demek ki bu cinayeti normal karşıladılar. Sıradan bir olay gibi gidip bir genç kızın cesedini yaktılar! Bunu niye ayrıntılarıyla anlatıyorum? Bizimle birlikte yaşayan, o katil zanlısından, onun babasından, ona yardım etmekte tereddüt etmeyen arkadaşından o kadar çok var ki! Özgecan’ın katili yakalandı ama Ayşecan’ın, Nazlı’nın, Hatice’nin müstakbel katilleri, hem de evli çocuklu aile babaları, aramızda. Hatta bazıları “Siz de öyle giyinmeyin, öyle bakmayın, yalnız dolaşmayın, sokağa çıkmayın, gülmeyin, hamile halinizi göstermeyin, çalışmayın” diye ahkam kesiyor! Sanki evinde oturup çocuğunu büyüten kadına şiddet uygulayan da bunlar değilmiş gibi!

Özgecan cinayeti cinayetle taçlanamaz!


Vahşice işlenmiş bir cinayete karşı hemen “Linç edelim!” demek ne kadar ilkel toplum davranışıysa “İdam edelim!” demek de o kadar ilkel toplum tepkisi. İdam, ceza değil, cinayettir. Üstelik devlet eliyle yapıldığı için kuralları olan, törenle gerçekleşen bir cinayet, kan donduran bir cinayet! Ve devlet cinayet işlemeye başladığı zaman kimi öldüreceği belli olmaz!

Bugün tecavüz edeni öldürür, yarın kendisine tehlike olarak düşündüğünü. Sonra tıpkı DAEŞ gibi hoşuna gitmeyen herkesi. Üstelik de her gün artan bir şiddetle, kafa keserek, yakarak! Kendi dininden, mezhebinden olmayanı seçerek. İdam cezasının bir başka tehlikesi de suçsuzların öldürülmesi ve geri dönüşü olmaması. Tecavüz ve cinayet suçundan mahkum olmuş kimi sanığın uzun yıllar sonra suçsuzluğunun ortaya çıkıp gerçek suçluların bulunduğunu unutmayalım! İdama karşıyım. Ama kadına yönelik şiddette, tecavüzde “iyi hal”, hafifletici neden gibi indirimlere de karşıyım. En ağır ceza verilmeli. Hatta hadım edilmesine bile razıyım!

Yandex.Metrica