Seneye kendi starlarını adaya sürse!

Salı, 29 Nisan 2014 - 05:00

“Survivor” (Star TV) adasında esen “3 Adam” rüzgarı öyle kuvvetli filan değildi. Belli ki bizim üç kafadar kısmen deplasman sayılacak adada yarışmanın heyecanının önüne geçmek istemedi... Belki bu yüzden “Survivor” adasında yaşananları yüzde elli oranında bir performansla karikatürize ettiler. Güldük mü, eh yani... O değil de Acun Ilıcalı sadece diğer programlarında ünlü edip şov dünyasının içine soktuğu isimlerden bir ekip oluşturarak gelecek sezonun “Survivor” takımını kursa bence “hayal gibi bir iş” ortaya çıkabilir... En azından gülmecesi bol, yetenekleri kuvvetli elemanları izler keyfimizi yerine getiririz. Program mevcut haliyle heyecandan ziyade yokluktan izlenen bir işe dönüştü... Rüya takıma gelince “3 Adam”ın yanına ekle Atalay Demirci’yi, ekle Aref’i, ekle “Var mısın Yok musun” Mevlüt ve annesini üzerine bir de Sefa Doğanay koy; tadından yenmez vallahi. Ne dersiniz?

[[HAFTAYA]]

Şevket Altuğ dönüyor mu?

Önceki akşam Mahsun Kırmızıgül ile bir dönemin Süper Baba’sı Şevket Altuğ’u yemek yerken görünce aklıma doğal olarak “yeni bir proje mi geliyor?” sorusu düştü... Bildiğim kadarıyla Şevket ağabey bugüne kadar kendisine gelen 100’den fazla projeye nezaketle hayır dedi. Yoksa sanırım kendisini “Ezel”de Dayı, “Karadayı”da (atv) Nazif Baba olarak izleyecektik... Ancak kabul etmek lazım ki Mahsun’a kolay hayır denmiyor. Geliştirdiği çekim alanıyla Şevket ağabeyin inadını kırabilir gibi geldi bana. Diziyle ya da sinema filmiyle. Hayrolsun diyelim... Bu hatta girmişken Perran Kutman’ın kadrosu kurulmaya başlanan yeni dizisi “Ah Neriman” için iyi niyetlerimizi de peşinen sunalım... Bir “Perihan Abla”, bir “Şehnaz Tango” gönlümüzde boşluğu hâlâ doldurulamayan işlerdir. Dilerim Neriman bu çaresizliğimizi yerle yeksan eder!

*

Şimdi kötüler iyi mi?


Nöbetçi Televizyon Hastası Mehmet Türk kardeşim lafı gevelemeden yorumunu yapmış. “‘Dila Hanım’ (Show TV) dizisi final bölümüyle ekranlara veda etti. Dizi mutlu sonla bitti. Bu tamam... Dila Hanım, Rıza Bey ve Azer Ağa üçgeninde yaşanan tecavüz, adam kaçırma, öldürmeye teşebbüs, ağır hakaretler, hapse düşmeler (iyi ve kötü taraf için), medyaya yansıyan korkunç skandallar, gözyaşları, mutsuzluklar, kimsenin bir daha birbirinin yüzüne bakamayacağı denli rezillikler unutulmuş Rıza Bey ve Azer, nikah akşamında birbirlerine sarılıyor, öpüyor ve elleriyle ‘çak be kanka’ yapıyorlardı... Tamam, son dönem yerli dizi finalleri hepten böyle ama bir yandan da at izi ot(!) izine karışıyor... İyilerin yaşadığı acılar yok sayılıyor, kötülerin yaptığı yanına kalıyor. O zaman izleyici iyi karakterler adına boşuna ağlıyor, duygulanıyor, feryat ediyor... İyi de dizi ömrü boyunca hayat güzeldir mesajı verilmiyor ki. Dolayısıyla finaller havada kalıyor vesselam!”...

*

Büyük risk aldı güldürdü!

Kabul etmek lazım Show TV düşe kalka iki işini ciddi bir şekilde tutturdu. Günü ve saati sürekli değişen “Güldür Güldür Show” ve “Büyük Risk” kanalın demirbaşı haline geldiler... Hatta öyle ki “Güldür Güldür Show” tekrar bölümleriyle bezdirse de izlenmekten vazgeçilmeyen bir şov halini aldı... Eh, “Pepee”yi de yok saymak mümkün değil artık. Kadın kuşaklarının karşısında bir çocuk kuşağı olarak ses getirmeye başladı. Show TV ana haberi biraz daha canlandırırsa bunca yatırımdan sonra eski şaşalı günlerine döner gibi geliyor bana...Biraz vura kıra gitti ama bu sezon hemen her kanalın kaderi farklı değildi. Sonuçta istikrar kazandı. Kazanmaya da devam edecektir...

*

Devir daime bağladık...


“Beni Affet” (Star TV) dizisinde Bahar’ın babası Şahin, ailesini terk edip yıllar sonra geri dönmüştü. Ailesine kendini zorla affettirdi malumunuz... Dönüş amacı sağlığına yeniden kavuşmaktı. Böbreğe ihtiyacı vardı ve bu sorunu çözünce gerçek karısıyla Bahar ve ailesini yeniden terk etti... Bu arada Bahar’ın kardeşi Umut’un nişanlısı Leyla’nın babası yıllar sonra yeniden ortaya çıktı... O da Leyla ve ailesini terk etmiş, yapayalnız bırakmış ve şimdi kızından af dileyip kendisini bağışlamasını, aileye yeniden katılmayı istiyor... Leyla da aynı Bahar ve kardeşleri gibi af konusunda diretiyor. Babasının geliş amacının çıkara dayalı olduğunu yok sayarak. Ben de hayıflanıyorum be sevgili okur! Dizi resmen devir daime bağladı, kaptırdı gidiyor. Aynı hikaye başka karakterlerin bünyesinde hayat buluyor... Bin bölüme ulaşmanın sırrı böyle lezzetsiz bir şekilde rutine bağlamaksa af buyurun, yemişim öyle sürekliliği...