Seni beni yok

Pazartesi, 08 Temmuz 2013 - 05:00

Hatırlarsanız, 12 Mart Muhtırası verildiğinde, merhum Ecevit “bu muhtıra benim için verildi” demişti.
Kimin için verilirse verilsin, o bir müdahaleydi. Seni beni yok.
* * *
Sonra?
12 Eylül Darbesi oldu. İktidar kanatı “hep de bizi mi bulur” diye yakındı. Gerçi bütün partiler tırpan yedi ama, sizi bulur, bizi bulur meselesi değildi bu...
Kimseyi bulmamalıydı.
Maalesef 28 Şubat’ta da böyle oldu.
Mağdur taraf acı çekti, öbür taraf ise “bana dokunmuyor” deyip sadece seyretti.

[[HAFTAYA]]
* * *
Şuraya gelmek istiyorum.
“Bizimkiler darbe yapmışsa iyi, ötekiler darbe yapmışsa kötü.” Böyle kafa olur mu?
Biz hâlâ ordayız. 40 yıl evvel de ordaydık, 60 yıl evvel de ordaydık.
Şimdi Mısır’da olup bitenleri de aynı kafayla değerlendiriyoruz.
Halbuki...
Nereden gelirse gelsin...
Kimi hedef alırsa alsın.
Darbe iyi birşey mi?
* * *
Öyle zannediyorum ki, Mısır’daki darbenin karşısında direnenler, sırf Mursi taraftarları değil...
Aralarında demokrasi için direnenler de vardır herhalde.
Ama yetmez.
Tahrir Meydanı’ndaki muhalifler de katılmalıydı direnişe.
Darbeye onlar da karşı çıkmalıydı.
Öyle yapmadılar.
“Bize dokunmuyor” deyip memnuniyetle seyrediyorlar.
Ne farkımız kaldı?