'Seni seviyorum anne'

İzmir'de, dengesini kaybedip 5'inci kattan düşen ve kaldırıldığı hastanede 3,5 ay yoğun bakımda kalan 33 yaşındaki Emel Adar, doktorlarının bile umudu kestiği anda, "anne seni seviyorum" diyerek yeniden hayata gözlerini açtı.

30 Nisan 2015, Perşembe 10:02
A A

İzmir'de oturan Emel Adar (33) 11 Ekim 2014'te sigara içmek için çıktığı evinin balkonundan dengesini kaybedip aşağı düştü. Emel Adar 3 kez beyin ameliyatı oldu ama durumu değişmedi. 3.5 ay boyunca bilinci kapalı halde yoğun bakımda yattı. Doktorlar anne Nedime Adar'a “Her an kaybedebiliriz dedi. Emel Adar 22 Ocak'ta birden gözlerini açtı ve “Anne seni seviyorum dedi. Ardından iyileşme sürecine girdi. Artık yürüyor, konuşuyor. Doktorlar bu durumu 'Mucize' olarak adlandırıyor. Efsun YILMAZ/AA

Kentteki bir alışveriş merkezinde ürün sorumlusu olarak çalışan Adar, 11 Ekim 2014 gecesi, yalnız yaşadığı çiğli Evka 5 mahallesindeki apartmanın 5'inci katındaki dairesinin balkonuna çıktı. Dengesini kaybederek düşen Emel Adar'ı, hareketsiz yattığı beton zemin üzerinde, olaydan 4 saat sonra komşuları fark etti. Ege üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılan Adar'ın, kafa travması geçirdiği ve böbrek yetmezliği yaşadığı tespit edildi.

"Hastanede 3 kez ameliyat edilen Emel Adar, 3,5 ay boyunca bitkisel hayatta kaldı. Adar\'ı hayatta tutabilmek için mücadele veren doktorlar, diğer taraftan da ailenin her şeye hazırlıklı olmasını istedi ve genç kadını, Seferihisar Devlet Hastanesinin nöroloji alanında hizmet veren palyatif bakım merkezine sevk etti. Annesi Nedime Adar ve hastane personelince adeta "bebek" gibi bakılan Emel Adar, 11 Ekim 2014\'te girdiği bitkisel hayattan, 22 Ocak 2015\'te, "anne seni seviyorum" diyerek uyandı.

"O gece uykudan uyandığını ve balkona çıkmaya karar verdiğini anlatan Adar, yaşadığı kazaya ilişkin hatırladıklarını şöyle anlattı: "Sigara içmek için balkona çıkmıştım. Tansiyon sorunum vardı. Balkonun demirlerine tutunduğumu hatırlıyorum, sonrası kayıp. Bir sabah uyandığımda, çevremde beyaz gömlekli insanlar vardı. Hatta \'öldüm galiba\' diye düşündüm. Su istedim. Kollarımı, bacaklarımı oynatamıyordum. \'Ben nasıl tuvalete gideceğim\' dedim. Zaten 3,5 ay hiç kıpırdamamışım. O süreyi hatırlamıyorum. Annemin emeği ve doktorların çabası sayesinde kurtulduğumu biliyorum. Hayata bakışım da değişti. Ailenin ve sağlığın değerini biliyorum artık."

"ölümle hayat arasında gidip geldiğini dile getiren Emel Adar, bir daha ölüm riski yaşamamak için çok sevdiği motosikletine bile veda ettiğini belirtti. Tek isteğinin, doktorların şimdilik yasakladığı kızartmayı yiyebilmek olduğunu anlatan Adar, "Artık sigara bile görmek istemiyorum. Bir de bundan sonra sadece zemin katta yaşamak istiyorum. Kendime geldiğim ilk zamanlarda yükseklik korkum oluşmuştu, şimdi daha iyiyim ama yine de üst katlara çıkmayı tercih etmiyorum" dedi.

"Kızının eve gelmesini beklerken balkondan düştüğü haberini aldığını ve hastaneye koştuğunu anlatan anne Nedime Adar (62) ise oradaki günlerinin acı ve üzüntü içinde geçtiğini, doktorlardan çoğu kez "her an kaybedebiliriz" sözlerini işittiklerini dile getirdi. Bir oğlunu 15 yaşındayken trafik kazasında kaybettiği için evlat acısını iyi bildiğini belirten anne Adar, "Doktorlar her şeye hazırlıklı olmamızı istemişti. Kızım da ellerimden kayıp gidiyordu. Bir gün hareketsiz yattığı yerde \'Anne seni seviyorum\' dedi. İnanamadım, deliriyorum sandım" ifadelerini kullandı.

"Seferihisar Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Merkezi Sorumlusu Nöroloji Uzmanı Dr. Can Candan, yüksekten düşmeye bağlı kafa travması geçiren Emel Adar\'ın sağlık durumuna ilişkin şunları söyledi: "Emel, \'Bitkisel hayattan çıkar mı, yaşar mı yaşamaz mı\' dediğimiz bir noktaydı. Şimdi ise yürür, nefes alır hale geldi. Bilincinin kapalı olduğu bitkisel hayattaki dönemi atlattıktan sonra bazı hastalarda mucizeler olabiliyor. Emel\'in durumunu da öyle görüyorum. Bundan sonra daha iyi yaşayacak. Sağlığının, ailesinin, hayatının değerini bilecek."

"Başhekim Yardımcısı Dr. Şebnem Gönen Yağcı da Emel Adar\'ı ilk gördüğünde yatağında hareketsiz yattığını, bir süre sonra yatakta otururken görüp şaşırdığını anlattı. Günler geçtikçe "mucize hastanın" ayağa kalktığına şahit olduklarını kaydeden Yağcı, "Sonraki ziyaretlerim sırasında bizden kuaför istedi. çok azimli bir hastaydı ve bir mucizeyi başardı" şeklinde konuştu. Merkezdeki doktorların çok yetenekli ve deneyimli olduklarını, büyük özveriyle çalıştıklarını söyleyen Yağcı, palyatif bakım merkezindeki yatak sayısını Emel Adar\'da yaşanan "mucize"nin ardından artırdıklarını da sözlerine ekledi.