Serbest çağrışımın sanata dönüşümü

Memleketin yaratıcı çizerlerinden Bülent Üstün nesnelere kendi bakış açısından anlamlar yükleyip, ustası olduğu çizgilerle birleştirerek  yaratmış ‘Obje Art’ı
 

Pazar, 17 Eylül 2017 - 11:25

Serbest çağrışımın sanata dönüşümü
Turgut YÜKSEL/ [email protected]
 
Bazen gördüğümüz bir nesneyi, duvardaki bir lekeyi, ağaçtaki kıvrımı bazen normal bir yüze bazen de fantastik bir surete benzettiğimiz olur. Buna psikolojide “pareidolia”, bilinçli yapılmış haline de object art ya da nesne sanatı deniliyor.
Memleketin çalışkan ve yaratıcı çizerlerinden Bülent Üstün de nesnelere kendi bakış açısından anlamlar üfleyip, ustası olduğu çizgilerle birleştirerek bu uğraşın yeni ve iyi örneklerini ortaya koydu. İskambil kâğıtlarının doğal desenlerine çizgiyle müdahale ederek bir pastoral resim, iki anahtarı birleştirip boşlukları çizgiyle tamamlayarak otobanda giden bir motosikletçi, kesme şekerlerden oluşan Freddie Mercury gibi serbest çağrışımlı ve dağınık olanın bir disiplin altına sokulmuş formlarını gösteriyor.
 
İkonik karakterlere vurgu
 
Üretilen bu oje art’lar anonim hallere dönüşebildiği gibi, ikonik karakterlerin bir özelliğine de vurgu yapabiliyor. Bir kapya biber Kiss grubunun meşhur afişindeki dışarıya çıkmış uzun dil olabilirken, martuşka bebeğinin yüzünü şahmeranda görebiliyoruz. Limon sıkacağının tersi Homer Simpson’un burun ve ağız kısmını oluştururken, bir rafın L dirseğinin vida delikleri Munch’un “Çığlık” tablosuna dönüşmüş olabiliyor.



Ayrıca sabit nesnelere müdahaleler de var çalışmalarda. Yağmur oluğu, lavabo, banyo veya mutfak musluğu gibi sürekli gördüğümüz ve bu süreklilikten dolayı hiçbir şekilde farklı biçimde bakmadığımız şeylerin birkaç çizgi eklenmesiyle apayrı bir dünyaya açılan kapılar olduğunu da gösteriyor Bülent Üstün.

Çalışmaların bir kısmı nesnelerle değil, onların ışığın açısına göre uzamış veya kısalmış gölgelerine yine çizgilerle yapılan müdahalelerden oluşuyor yani gölge sanatından.

Bülent Üstün’ün sosyal medyadaki hesabından yapıp paylaşmaya başladığı bu çalışmalar nihayetinde şık bir kitap olarak karşımıza çıktı. Komik Şeyler Yayıncılık tarafından yayınlanan ve içinde yüzlerce çalışmanın olduğu bu dolu kitap “algının kapıları”nın aslında her an açık olduğunu gösterirken, kitabın kapağını açınca bizi karşılayan John Berger’in “Düşündüklerimiz ya da inandıklarımız nesneleri görüşümüzü etkiler” cümlesi bir çizerin hayatındaki nesneleri nasıl gördüğüne dair de bir rehber oluyor.
 
İki çizgi roman önerisi
 
Komik Şeyler Yayıncılık iki çizgi roman daha yayınladı. İkisinin de çizeri “sağlam bilek” olarak tanımlanabilecek ustalardan Hakan Karakaş. Birincisi Bülent Üstün’ün yazdığı ve daha önce dergide yayınlanmış seri hikâyelerden oluşan ve sürekli kaybedenlerden olan ama yine de şanslarını ısrarla denemekten yılmayan ergen rock grubu “The Mongollar”ın maceraları, diğeri de yine mahir çizerler ve hikâyecilerden Emrak Ablak’ın yazdığı “İlk İhsan”.  Okuru tarih öncesine götüren ve ilk insanın “İlk İhsan” olmuş halinin sessiz, kısa ve komik öykülerle anlatıldığı bir kitap.
 
 
 Obje Art
Bülent Üstün
224 sayfa
Komik Şeyler Yayıncılık