Serseri gülüşün kaldı yadigar!

a
a
Perşembe, 30 Aralık 2010 - 11:30

Kazanmasa da olurdu
22 insanın meşin yuvarlağın peşinden koşmasından ne anladığımı soranlara onun ismini hatırlatarak cevap veriyorum bazen. Kafayı sistem tartışmalarıyla bozup şampiyon olmadıkça oyundan hiçbir zevk almayan futbolseverlere de onun isminden bahsetmek gerekiyor zaman zaman.
Kazanmak dışında hiçbir seçeneğin mübah kabul edilmediği bir düzende futbolcuların birer makine değil de insan olduğunu anlatanlara baştan yenik muamelesi yapılıyor ne yazık ki...

Hayatla dalga geçti
Futbolun sadece futbol olmadığını ve hayatın futbola fena halde benzediğini anlamak için Paul John Gascoigne yani nam-ı diğer Gazza’yı hatırlamaya ne dersiniz? Yeşil sahalarda dengesizliğini kitabını kaleme alan Gazza’nın vukuatlarını saymakla bitmez aslında.
27 Mayıs 1967’de İngiltere’de dünyaya gelen ve 20 yıl boyunca hem kendiyle hem rakipleri ile hem de taraftarlarla kafa bulan Gazza, maçlardan önce mutlaka barlara uğrardı. Kadınlara asılıp kavga çıkarıp rahatlamadan sahaya çıktığında sunduğu resitaller çok daha radikal olabiliyordu…

Tıraşı bile moda oldu
Newcastle’da dört yıl geçirdikten sonra rekor transfer ücretiyle Tottenham Hotspur’un yolunu tutan Gazza, İtalya’da 1990’da gerçekleştirilen Dünya Kupası’nda oynadığı futbolun yanı sıra ilginç saç tıraşıyla dikkatleri üzerinde topladı. Dünya Kupası’nın ardından yerkürenin dört bir yanında birçok küçük çocuğun berberde anne ve babasını Gazza tıraşı olmak için ağlayarak ikna etmeye çalıştığını görmek mümkün oldu…



Otoriteye ders verdi
1991’de İtalya’nın Lazio takımına transfer olan Gazza, kendini hiçbir yere ait hissetmemenin sıkıntısını yaşıyordu. Gittiği her takımda en fazla iki, üç sezon geçiren Gazza bir futbol göçmeni gibiydi. 30 Aralık 1995’te Glascow Rangers-Hibi maçında hakemin yere düşen sarı kartını cebine attı.
Kısa bir süre sonra ağzının kenarına oturan hınzır gülümsemeyle hakemin karşısına çıkan Gazza otoriteye başkaldırıp sarı kartı göstermekte bir an olsun tereddüt etmedi. Tribünlerden kahkahalar yükselirken maçın hakemi kırmızı kartla Gazza’yı soyunma odasına gönderiyordu.

“Performansın müthişti Vinnie”
Wimbledon maçında sert defans oyuncusu Vinnie Jones pozisyon icabı Gazza’yı bir an için malum yerinde tutarak durdurmaya çalışınca flaşlar art arda patlamıştı.
Fotoğraflar spor sayfalarında dokuz sütuna açılırken Gazza böyle bir pası nasıl olur da değerlendirmezdi? Gazza Vinnie Jones’a bir mektup yollayıp maçta gösterdiği müthiş performans için teşekkür etmişti.

Daha güzel kaybeden olmadı
Sistemi reddedip bu düzenin kendisine ait olmadığını düşünerek hayal kırıklığı yaşayan çoğu insan gibi o da içki şişelerinde mutluluğu aramaya çok daha fazla zaman ayırınca şovun bittiğinin farkına varıyordu Gazza. Vücudu ağır yükü kaldıramıyor skandallarına kamuoyundan çok daha fazla tepki geliyordu.
Yeşil sahalara veda eden Gazza geride gülümseten, çıldırtan, kabul edilemez, aykırı ve bir daha çizilmesi imkansız bir portre bırakıyordu… Başarıya kodlanmış, tek düze, sisteme ayak uydurmak uğruna kimliğinden vazgeçenlere dudağının kenarına oturttuğu o hınzır gülüşüyle…