Seyir Defteri

Cumartesi, 27 Şubat 2010 - 05:00

Yarın yine 28 Şubat.
Herkes nasıl olsa bol bol darbe muhabbeti yapacak. Bâri ben de peşinen ve kısaca fikrimi söyleyeyim:
- Tümüyle askerlerin üstüne atmayın. 28 Şubat askerlerle sivillerin ortak darbesi’dir. Bu bir.
İkincisi... Erbakan, askerler için iyi hedefti. Bunu fırsat bilerek, siviller de Tansu Çiller’i yedi.
Benim tespitim budur.
28 Şubat için söyleyecek başka da lâfım yoktur.
*
Esasen geriye dönüp bakmak istemiyorum.
Demokrasi için kalbimde ve beynimde beyaz bir sayfa açtım. Bu bakımdan Balyoz’la fazla ilgilenmiyorum. Ama ne yaparsınız ki hukuk işliyor. Niye işliyor diye soracak halimiz yok.
Tek dileğim, kurumları zedelemeden, Ordu’yu ve Yargı’yı fazla üzmeden, şu bâdireyi atlatmamızdır.
*
Sonra?
Nasıl olsa seçim var.
İster erken, ister vaktinde, isterse de baskın seçim.
Ama mutlaka bir seçim.
- Ufukta yeni bir anayasa.
- Yeni bir seçim kanunu, yeni bir siyasi partiler kanunu. Bir yargı reformu. Kuvvetler dengesinin tekrar tanzimi... Devletin yeni çatısı yeni yapısı veya ciddi biçimde onarımı. .........
Toplum bütün bunları beklerken, bir kısım siyasiler “bu işleri yeni meclis yapsın” diyorlar.
Manâsı: Erken Seçim.
Bir kısım siyasiler de “hayır, Türkiye vaktinde seçime alışsın” diye ısrar ediyorlar. Manâsı: 2011’de seçim.
İster öyle, ister böyle...
Ama çıkıp önce bir şeref sözü versinler: Seçim sonuçlarını saygıyla karşılayacaklarına dair.
Hatta mümkünse milletvekilliği yemin metni’ne bu cümleyi ilave etsinler.
Ayıp tarafı yok.
Darbelerden artık medet umulamayacağına göre...