Seyirci neden dizi izlemez?

Salı, 31 Ağustos 2010 - 05:00

Seyirciyi çileden çıkaran bir sürü şey var ekranda. Bunların birkaçını sıralayalım da en azından bir yararımız olsun kamu sağlığına... Dizilerde özet işinden vazgeçilmeli. Biliyorum, reklam kuşaklarını yerleştirmek adına kanallar için bu uygulama kaçınılmaz. O zaman 1 saati bulmamalı özetler. Aynı diziyi iki kez seyretmenin ne manası var sahi? Kaset televizyonculuğu, yani diziler bu yılın da modası olacak. Bu tamam, TV’lerin içerik üretecek ekibi olmayabilir. Ama televizyonculuk biraz da “içerik üreterek” farklı programları yelpazeye katmaktır... Geçtim bunu da, bari satın aldığınız kasetleri bir kez izleyin; yapımcıdan geldiği gibi yayına sokulan kasetlerde sesler çok büyük sorun oluyor. Ya müzik yüksek ya da ses miksajı kötü; ortası yok. Bu yıl en azından kimin ne dediğini anlayalım dizilerde... Kuşak ve yarışma programlarındaki tanıtıcı reklam kuşağı yaratıcılıktan yoksun ve izleyici kaçıran bir ayrıntı. Uzak olsunlar... Örneklere devam edeceğiz önümüzdeki günlerde. Ama son bir rica da kendimiz için gelsin... Dizilerin internet sayfalarındaki forum bölümleri provoke edici yorumlarla dolup taşıyor. En azından bir görevli yapımcı adına yazılanları gözden geçirmeli... Oradan gaz alan bazı şuursuzlar insafsızca saldırıyor biz eleştirmenlere. Açıkçası bazı yapımcıların özellikle yaptırdığını düşünmeye başladım. Bakın, işimizi yapıyoruz; herkes de öyle yapsın...

Zero erkek devri!

Light erkek sözünü gündelik dile kazandıran dizi “Çocuklar Duymasın” (atv) olmuştu. Yayınlandığı dönemde daha pek çok deyim de dilimize giriverdi diziden... Şimdi yeni bir deyim dolanıyor Çocuklar Duymasın karakterlerinin dilinde. “Zero Erkek” diye bir şey uydurmuşlar... Yani geçtik kılıbığı bildiğin dibe vurmuş hanım köylülük durumu. Vallahi benim etrafımda hiç zero erkeğe rastlamadım. Sanırım toplumda da çok ender rastlanıyor... Yoksa anayasa değişikliğine kadınlar yararına “pozitif ayrımcılık” sokar mıydı bu meclis? Neyse, tenkit etmiyorum. Hatta diliyorum ki zero erkek çoğalsın ve kadınların sesini duyabilecek bir sessizliğe bürünsün erkek iktidarı...

Dizi başlamadan rüzgarı geldi!

“Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisinin birçok ilki bir araya getirdiğini herkes bilmeyebilir. Daha detaylı haberler çıkmadı dizi hakkında... Malum Kanal D’nin bu yılın en güvendiği işlerinden biri olacak. Peki bu güven nereden geliyor biliyor musunuz?.. Türkiye’de ilk kez yayına girmeden 16 bölümü yazılmış bir diziyle karşı karşıyayız. Ankara Devlet Tiyatrosu’ndan Coşkun Irmak’ın kaleminden çıkmış... Tanıtımından anladığımız kadarıyla Erkan Petekkaya hikayenin öznesiymiş havası da verse aslında dört kardeşin çocukluklarında başlayan yaşam mücadelesinin hikayesi anlatılan. Dolayısıyla roller gençlerin üstünde adaletli dağılmış... Bir başka ilginç detay da Erkan’ın başrole seçilmesiyle ilgili. İlk kez ismi geçtiğinde Coşkun Irmak çok genç bulduğu için muhalefette kalmış. Ama sonra Erkan’ın olgun halini görünce; “Sen tam bizim Ali Kaptan’sın” diyerek büyük destek vermiş Erkan Petekkaya’ya... Asıl ilginç olanı Coşkun Bey aslında yıllar önce konservatuvar seçmelerinde Erkan’ı seçen jürinin içindeymiş. Yıllar küçük bir oyunla birleştirmiş hocayla öğrencisini... Dizide zaman öyle bir geçecek ki, anlatıcı rolündeki çocuğun büyümesine de gerçek zamanlı tanıklık edeceğiz gibi. Eğer tutarsa, Türk ekranları en uzun soluklu işlerinden biriyle tanışmış olacak... Temennim de öyle olması yönünde. Bu yüzden ilklerini benden duyun istedim!

Vali dedektif olursa!

Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi”; Star TV’nin bu sezona iddialı girecek olan polisiye dizilerinden biri olacak... Şimdilik ortalıkta tanıtımı görünmüyor ama bildiğim kadarıyla “Vali” rolüyle gönlümüze kazınan Erdal Beşikçioğlu’nun döktürdüğü söyleniyor. Bir de Survivor’dan tanıdığımız Hakan ile Aşk-ı Memnu’nun Nihal’i Hazal Kaya girdi ki kadroya; bu da pozitif bir gelişme olacak gibi duruyor, buradan bakınca... Bu hafta ilk fragmanı izleyeceğiz. Bakalım bu dizi ekran karşısındaki hayatımızda neyi değiştirebilecek?

Kim o 'bazı dangalaklar'?

Önceki akşam Ülke TV’de Korsan Muhabbet isimli programa konuk oldu şarkıcı Nihat Doğan. Malum pek alışılmadık söylemleri oluyor Nihat’ın. Çok konuşuyor hakikaten... Bir ara izleyiciden gelen yorumlar hakkında “Bu dangalaklar” diye başlayan bir konuşma yaptı. Bir arkadaşı olarak onun adına utandım... Farklı olmak, insanları üstten görmek değildir. Kendine uymayan düşüncelere küfür etmekse asla değildir... Nihat’ın kendini biraz törpülemesi lazım. Yoksa kendisine göre dangalak olmayan bazıları için sevimli gelen konuşmaları çok daha büyük bir kalabalıkla ilişkisinin bitmesine neden olacak. Uyarması benden!