Seyircisiz şampiyon!

Cumartesi, 18 Haziran 2011 - 05:00

Posta gazetesinde dün çıkan yazımda özellikle her topun bir savaş olacağını söylemiştim. Her top için büyük bir mücadele olan maçta daha az hata yapan Fenerbahçe hem maçı hem de şampiyonluğu kazandı. İki takım da serinin ilk maçlarında daha sert savunma yapmıştı. Ancak dünkü karşılaşmada aynı sertliği göremedik. Galatasaray’ın yüksek yaptığı pick and roll savunmasından geriye dönüşü ilk maçlardaki kadar çabuk değildi. Fenerbahçe hücumda bu yavaşlıktan faydalanıp özellikle Oğuz ile sayılar buldu.

[[HAFTAYA]]

Galatasaray ise hücumda tempolu oynadığı ve topu çabuk çevirdiği anlarda yine çok kolay sayılar elde etti. İlk yarının 49-49 bitmesi savunmadaki sertliğin ve rotasyonun iyi olmadığının göstergesiydi. Fenerbahçe oyunun sonlarında daha az hata yaparak, yüksek yüzdeyle faul atarak maçı lehine çevirdi. Galatasaray ise bir önceki maçtaki son top şansını yaşayamadı. Oyunun genelinde bire bir eşleşmelerde iki taraf da hücum ağırlıklı oynadı. Bütün seri boyunca teknik anlamda en fazla eleştirilebilecek maç dün geceki maçtı. Oyunun sonunda Galatasaray’ın özellikle son 1 dakikada kaçırdığı turnike ve fauller, Fenerbahçe’nin ise yüksek yüzdeli faul atması şampiyonluğu Fenerbahçe’ye getirdi.

Gönül isterdi ki iki tarafın seyircisin de tribünlerde olması, takımlarını desteklemesi ve galip gelen tarafı alkışlamasıydı. Maalesef basketbolumuz gelişmekte olmasına rağmen derbi maçlarında bir taraf seyircinin tecrit edilmesi ilerlemekte olan ülkenin spor kültürüne yakışacak bir görüntü değil. Şampiyon olan takımın seyircisi dün yoktu ve büyük sevinci ne yazık ki yaşayamadı. Bütün dünyaya verilen bu görüntü Avrupa Birliği’ne girmeye çalıştığımız şu dönemde hiç hoş değil. Önümüzde yıllarda umarım federasyon ve kulüp başkanları bu soruna bir çare bulur. Son olarak şampiyon Fenerbahçe’yi ve bize müthiş bir final serisi yaşanmasında katkısı olan Galatasaray’ı kutluyorum.