Sıcak bir yaz Türkiye'yi bekliyor

a
a
Cuma, 07 Mayıs 2010 - 05:00

Meclis koridorlarında dolaşıyorum. AK Partililer ve CHP’liler Genel Kurul salonu dışında yan yana görünmemek için büyük özen gösteriyor. Kimse kimseyle konuşmuyor. Normal koşullarda birbirleriyle muhabbeti olan milletvekilleri bile kendi gruplarında tepki çekeceği endişesiyle bu kez aynı fotoğraf karesine girmemeye çalışıyor. Adeta herkes kendi mevzisine çekiliyor.
Vatandaşlar Meclis’teki anayasa paketiyle ilgili tartışmalar sırasında gördükleri ve duydukları karşısında dehşet içinde. Televizyonlarda bu konuyla ilgili programlarda da benzer şeyler yaşanıyor. Bu kez akademisyenler ve gazeteciler birbirlerine saldırıyor, küfrediyor. Birçok kişinin sürekli tekrarlanan bu görüntülerden sıkıldığını ve tartışma programları yerine futbol maçı gibi yayınlara bakmayı tercih ettiğini gözlemliyorum.
Anayasa paketiyle ilgili görüşmeler tamamlandı ama Türkiye’nin kutuplara ayrılmasına neden olan kavga devam edecek. Önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün nasıl hareket edeceğini izleyeceğiz. Süreç tahmin edildiği gibi referanduma gittiğinde ise Türkiye’yi oldukça yoracak bir kampanya yaşayacağız. Nitekim TBMM’de soruları yanıtlayan Recep Tayyip Erdoğan, referandum kampanyasının başladığını söyledi. CHP ise Meclis’ten geçen maddelere itiraz ettiğini ve Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağını çok daha önce ilan etmişti. Bu zaman diliminde yeni terör eylemleri yaşanır ve şehit haberleri gelmeye devam ederse Demokratik Açılım sürecini ilgilendiren tartışmalarla tansiyon iyice yükselecek.

 

Komşu’daki krizden etkilenebiliriz
Bu da demek oluyor ki sadece siyasette değil, Ergenekon davalarından İstanbul’a yapılmak istenen yeni köprüye kadar uzanan farklı konularda kendimizi tartışmalı günlerin içinde bulacağız. Mesela ekonomide... En büyük sıkıntıyı işsizlik konusunda yaşıyoruz. Sokakta kimle karşılaşsam ya kendisine ya da bir yakınına iş arıyor. Okurlar ve izleyeciler televizyon programımdan sonra “Acaba bir iş bulabilir misiniz?” diye ricada bulunuyor.
Aslında dünyadaki pek çok ülkeye bakıp Türkiye’nin biraz daha iyi durumda olduğunu söyleyebiliriz. Hatta Yunanistan örneğini ele alıp krizi ucuz atlattığımızı düşünebilirsiniz fakat küresel ekonominin gerçeği böyle değil. Çünkü Yunanistan krizinin dünyayı sarsan finans krizini daha da derinleştirme ihtimali var. Türkiye’de milli gelirin neredeyse Yunanistan’ın yarısı kadar olduğu düşünülecek olursa derinleşecek bir krizin özellikle toplumun yoksul kesimini çok kötü vuracağını tahmin etmek zor değil.
Siyasetten ekonomiye kadar bütün göstergeler bu yazı oldukça sıcak ve sıkıntılı geçireceğimizi gösteriyor. Umarım bütün bunlara Kafkaslar’da, Kıbrıs’ta ya da İran’da yeni bir kriz eklenmez.

TÜMŞAHDER’e teşekkür
Tüm Şehit Ailelerine Hizmet Derneği (TÜMŞAHDER) terörle mücadele konusundaki duruşum ve bu konuyu POSTA’daki yazılarımda dile getirişim nedeniyle bana ödül vermeye karar vermiş. Ödül töreni bu ay içinde Ankara’da düzenlenecek. TÜMŞAHDER’e şimdiden şahsım ve gazetem adına teşekkür ediyorum.