'Şiddet kazandı'

Evlenmeden çocuk sahibi olan İrem Kuşçuoğlu ve Murat Ercan'ın oğulları T. için açtığı velayet davaları 8 yıl sürdü

Pazar, 17 Şubat 2013 - 05:00

'Şiddet kazandı'

TİMUR SOYKAN

[email protected]

T. babasınca defalarca kaçırıldı. Anne çocuğunu almakisterken baba tarafından tekmelerle dövüldü. Anne ve babanın suçlamaları sonucu T. iki ay Çocuk Esirgeme Kurumu’nda kaldı. Mahkeme son olarak velayeti babaya verdi. Anne “Beni döven, şiddet uygulayan kişi kazandı, oysa oğlum beni istiyor” diyor

İstanbul'da büyük bir şirkette üst düzey yönetici olan İrem Kuşcuoğlu 1997’de spor salonunda tanıştığı kimya mühendisi Murat Ercan ile sevgili oldu. Birlikte yaşadıkları iki yılın sonunda İrem Kuşcuoğlu hamile kaldı. Evlenmek istiyordu. Ancak henüz hamileyken evlerini İsveç’ten telefonla arayan bir kadın Murat Ercan ile evli olduklarını söyledi.

Çocuk yuvasında dövdü

Birliktelikleri devam etti ve çocukları T. 1999’da dünyaya geldi. T., babası Murat Ercan’ın nüfusuna kaydedildi. Ancak şiddet gören anne 2003’te 3 yaşındaki oğluyla evi terk etti. Bir ay sonra ilk buluştuklarında Murat Ercan, oğulları T.’yi kaçırdı. İrem Kuşcuoğlu savcılığa başvurdu. Ancak oğlunun ona teslim edilmesi talimatı 3 ay sonra çıktı. Anne uzun uğraşlar sonunda oğlunu İstanbul’da babasının gündüzleri bıraktığı çocuk yuvasında buldu. Ancak yuvanın yöneticileri babaya haber verdi. Murat Ercan, İrem Kuşçuoğlu’na çocuk yuvasında saldırdı. Yere düşen kadının yüzüne tekmeler savurdu. Murat Ercan gözaltına alınırken T. annesine teslim edildi.

Bir yıl hasret

Artık anne ve oğlu İstanbul’da bir korumayla geziyordu. 6 ay sonra T., babasınca tekrar kaçırıldı. Bir ay sonra oğlunu bulan anne bu kez yüksek güvenlikli bir siteye taşındı. Ancak baba bu kez T.’yi anaokuluna gittiği servisten alarak kayıplara karıştı. İrem Kuşcuoğlu bir yıl oğlunu bulamadı, her gün ağlıyordu. Medeni Kanun’da ‘Anne, babası evli olmayan çocukların velayeti anneye aittir’ denilmesine karşın babanın çocuğu kaçırmasına bir yaptırım yoktu. Anne velayetin yargı kararıyla da kendisine verilmesi için dava açmıştı. Bir yıl sonra T.’nin Balıkesir Erdek’te bir okula kaydettirildiğini öğrendi. Murat Ercan’ın annesi buraya yerleşmişti. Üç kez çocuğunu onlardan aldı, ancak her seferinde T. tekrar kaçırıldı.

İlerlemeyen dava

Kaçırmalara engel olamayan anne mahkeme kararının çıkmasını beklemeye karar verdi. Sürekli Erdek’e gidiyor ama oğlunu çoğu zaman göstermiyorlardı. 2005’te açtığı dava ise ilerlemiyordu. İstanbul 2. Aile Mahkemesi iş yoğunluğu nedeniyle yılda 3 duruşma yapıyordu. Anne uzun yargılama nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu ve Türkiye tazminat ödemeye mahkum edildi. Dava 4 yıl sürdü ve 2009’da bitti. T.’nin velayeti annesine verildi. T. 10 yaşına gelmişti. İrem Kuşçuoğlu oğlunu özel bir okula kaydettirmişti. T. babasıyla hafta sonları ve tatillerde görüşüyordu. Dava sürerken İrem Kuşçuoğlu alternatif tıp ile ilgilenen Doktor Hasan Gökhan Şentürk ile evlenmişti.

‘Kobay’ iddiası

Nisan 2011’de Murat Ercan, İrem Kuşçuoğlu’nun eşi Dr. Hasan Gökhan Şentürk’ün oğlunun kafasına elektrotlar bağlayıp kobay olarak kullandığını iddia ederek yeni bir velayet davası açtı. Oysa ‘biofeedback’ denilen bu cihaz doktor muayenehanelerinde yasal olarak kullanılıyor ve zararı yok. Ancak mahkeme cihazın zararı olmasa da T.’nin korktuğuna karar verdi. Çocuğun velayeti geçici bir süre babaya verildi. Babanın açtığı dava Ocak 2010’da karara bağlandı. Mahkeme çocuğun babasının yanında daha sosyal olduğunu belirtti ve daha mutlu olacağına hükmetti. Kararda anne ve babanın çatışmasının çocuğa zarar verdiği anlatıldı. Anne kararı Yargıtay’a götürdü.

Kimsesizler yurdunda

Bu sırada T.’ye otizmin düşük bir aşaması olan Asperger sendromu teşhisi konuldu. Yargıtay kararı beklenirken T. babasından şiddet ve baskı gördüğü iddiasını içeren bir mektup yazdı. Anne şikayetçi oldu. Baba ise mektubu oğlunun annesinin yönlendirmesiyle yazdığını savundu. İddiaları değerlendiren mahkeme oğullarını Çocuk Esirgeme Kurumu’nun yurduna yerleştirdi. T. iki ay yurtta kaldıktan sonra mahkeme T.’yi koruyucu aile olarak anneannesinin yanına verdi. Anne ve babası sosyal hizmet uzmanları gözetiminde haftada bir gün çocuklarını görebiliyordu.

‘Annemi istiyorum’

Yargıtay kısa süre önce velayeti babaya veren kararı onayladı. Oysa T. 14 yaşına gelmişti. Kendi isteğini ifade edebiliyordu. 2012 yazında uzman pedagog ve sosyal hizmetler uzmanların hazırladığı raporlarda T.’nin annesinin yanında kalmak istediği, babasına karşı öfke duyduğu, intihardan bahsettiği anlatılıyordu.

‘Yargı bizi çok yıprattı’

Şimdi baba Murat Ercan, T.’nin kendisine verilmesini istiyor. Gazetelere yaptığı açıklamalarda annenin T.’yi kendisinden koparmaya çalıştığını ifade ediyor. Anne İrem Kuşçuoğlu ise “Yıllar süren davalar bizi çok yıprattı. Oğlunun bunları yaşamasını hiç kimse istemez. Babasının yanında mutlu olacağını bilsem yüreğime taş basarak oğlumu teslim edeceğim. Ama oğlum yanımda kalmak istiyor. Babasına verilirse kendisine zarar vermesinden korkuyorum” diye konuşuyor.

‘İ ki yı ldı r göstermiyorlar’

Baba Murat Ercan oğlunun annesi ile üvey babasının yanında mutlu olmadığını ifade ediyor. Annesinin oğluyla yeterince ilgilenmediğini savunan baba “Oğlum bana iki yıldır gösterilmiyor. Onu çok özledim. Mahkeme oğlumun benim yanımda daha mutlu olacağını karar verdi. Oğlumu bir an önce bana versinler” diyor.

(10.02.2013 tarihli Posta Karnaval'dan alınmıştır.)