Şiddet trendlerinin yakın takipçisi

a
a
Salı, 20 Nisan 2010 - 14:08

Biraz önce haber geldi: Arda antrenmanda takım arkadaşı Caner’e yumruk atmış.
Olabilir, sinirler gergin tabii. Galatasaray’ın en iyi günlerini geçirdiği söylenemez. Üstelik Arda’nın başında başka sıkıntılar da var. Taraftarla arası bozuk, üstelik bu küslük sürerken pazar günü sezonun en önemli maçına çıkacak.

Antrenman spor sayfalarının sevdiği tabirle “kıran kırana” geçiyordur belki de. Genç adamlar, yüksek adrenalin, baskı altında günler derken… Kaptan çakmıştır bir tane..
Zaten gündemin merkezinde yumruk var: Önce Kürt siyasetinin önemli ismi Ahmet Türk, sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a yumruklu saldırılar yapıldı.

İtalya Başbakanı Berlusconi’nin de yumruk sonrası kanlı görüntüleri de hâlâ hafızalarda taze.

Yani şiddetin bir trendi varsa, zirvesine yumruk oturmuş durumda.

Arda da genç adam, modaya uyacak tabii. Ortalık yumruktan geçilmezken, onun Caner’e tekme sallamasını beklemek haksızlık. Arda daha önceki “sahada şiddet” gösterilerinin birinde çok moda bir hareket yapmıştı da oradan biliyorum.

2006 yılının Kasım ayında çıktığı Bordeaux maçında rakibi Franck Jurietti’nin göğsüne kafa atmıştı.
Orada da rakibine zarar verecek kadar öfkelenince onu itmek, tekmelemek ya da yumruklamak (onu bugünlere mi saklamıştı?) yerine “Zidanevari” bir kafayla cezalandırmıştı.

“Zidanevari” idi çünkü efsanevi Fransız futbolcu Zinedine Zidane, aynı zamanda jübile maçı olan 2006 Dünya Kupası finalinde İtalyan Marco Materazzi’nin göğüs kafesine kafa atmıştı. O ana kadar böyle bir şey görülmediği için kıyamet kopmuştu. Zidane’ı ayıplayanlar kadar bu hareketi çok karizmatik bulanlar da oldu. İnternette video oyunları yapıldı, o anın fotoğrafının basıldığı tişörtler çıktı, sokakta aynısını uygulayanlar türedi vs.

Sözün kısası, o günün şiddet trendi göğüs kafesine kafaydı, Arda onu yaptı.
Bugünün şiddet trendi yumruk, Arda onu yapıyor.

Ama trendlere uymak kadar, kimin izinden gittiğin de mühimdir. 2006’da Arda gelmiş geçmiş en büyük futbolculardan birini taklit etmişti. Hatta Arda’nın da belki günün birinde Zidane kadar önemli olacağı düşünülüyordu.

Aradan 3,5 yıl geçti.

2010’da ise iki tane zavallı provokatörü taklit etti. Ve belki de günün birinde onlar kadar önemsizleşeceği bir yola girmiş durumda değildir inşallah.