Şifonun kraliçesi yine çok romantik

İtalyan kadın modacı Alberta Ferretti'nin adı moda dünyasında ultra romantik elbise tasarımlarıyla birlikte anılıyor

a
a
Pazar, 21 Kasım 2010 - 05:00


Şifonun kraliçesi yine çok romantik

Onun birbirinden güzel ve romantik elbiseleri filmlerde kadın karakterleri güzelleştiriyor, cazibelerine cazibe katıyor... Alberta Ferretti’nin geçtiğimiz günlerde Milano Moda Haftası’nda sunduğu 2011 ilkbahar ve yaz koleksiyonu yine buram buram romantizm kokuyor.
Şifonlar, jarseler, ipekler. Şeffaf, uçuşan, feminen elbiseler. Ona zaten ‘Şifonun kraliçesi’ diyorlar. Elbiselerine yer yer nakış dokunuşlarıyla daha da romantizm katılmış. Renkler natürel ve pastel. Her zaman sade ve romantik. Onun kıyafetleriyle kadınlar kendilerini prenses gibi hissediyor.

‘Şifonun kraliçesi’ kadınları ‘prenses’ gibi hissettirmeyi seviyor. Alberta Ferretti’nin showroom’u Milano’da. Ama atölyesi Adriyatik kıyasında Rimini yakınlarında Cattolica diye küçük bir köyde. Yani Alberta Ferretti’nin 1950 yılında doğduğu köyde. Annesi 50 ve 60’larda bu küçük köyde elbise dikermiş.
Alberta, dikiş dikerken seyrettiği annesinin mesleğinden çok etkilenmiş. 1968’de sadece 18 yaşındayken diktiği elbiseleri satmak için kardeşi Massimo ile birlikte ‘Jolly’ adlı bir butik açmış. Ardından kendi tasarımlarını yapmaya başlamış.

Milano’daki ilk defilesini 1983’te gerçekleştiren Alberta Ferretti, “O zamanlarda 8 moda, iş kadınını çift cinsiyetli ve sert hatlı tayyörler içine sokmaya çalışıyordu. Ben ise işin içine dişiliği ve dişiliğinin farkında olan kadınları yerleştirdim” diye açıklıyor tarzını.
Modada açtığı bu çığır Alberta Ferretti’nin bundan sonraki çizgisi olur. Feminen ve transparan kıyafetleri ‘dişilik sembolü’ olarak modaya damgasını vurur. Tasarımlarında kullandığı kumaşlar daha sonra da asla vazgeçemediği şekilde oluşur. Asla moda takipçisi olmadan, son derece sade, zarif ve şık, uçuşan ipekler ve şifonlar.
Artık bunlar Alberta Ferretti ile birlikte anılır. Alberta Ferretti, kadınları giydiren kadın tasarımcı olmanın avantajlarını ve dezavantajlarını şöyle açıklıyor: “Kadınlar birbirlerini gayet iyi tanıdıkları için modada da neyi isteyip neyi istemediklerini çok iyi biliyorlar. Kadın tasarımcı olmak bu bakımdan avantaj. Ancak söz konusu avantajın bir süre sonra yaratıcılığınızı engelleyecek bir tuzak olmasına da izin vermemelisiniz.”

Alberta Ferretti; Uma Thurman, Sarah Jessica Parker, Salma Hayek, Gwyneth Paltrow, Cate Blanchett, Jennifer Lopez, Natalie Portman, Mischa Barton, Bar Rafaeli, Christina Ricci, Alessia Marcuzzi ve Scarlett Johansson’ın favori tasarımcısı. Hollywood’un bu ünlü yıldızları kırmızı halıda Alberta Ferretti’nin tasarımlarıyla boy göstermek için birbiriyle yarışıyor. Alberta Ferretti tasarımları, İstanbul’da Akaretler’deki butikle de Türk kadınlarını cezbetmeye devam ediyor...

14 Kasım 2010 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır