Sihirbaz olmayı öğreten okul

Televizyon kanalı kurmak, sihirbazlığı öğrenmek, kitap yazmak, film koleksiyonu yapmak, müzik arşivi oluşturmak, opera sanatı hakkında herşeyi bilmek, evine kütüphane kurmak isteyenler...

12 Nisan 2014, Cumartesi 05:00
A A

Beyoğlu- Tünel’de açılan Hayat Bilgisi Okulu böylesi merakı olan insanlar için kuruldu. Okulun kurucularından yayıncı Cem Akaş ile konuştuk.

Röportaj: Nar Güneş KILIÇ

- Hayat Bilgisi Okulu ne demek?

Hayat bilgisi dersi, 1927’den beri Milli Eğitim’in bir parçası. Bizim zamanımızda eski bir hayatın bilgisine odaklanmıştı bu ders. Sokakta karşılaştığımız hayat ve dünyayla fazla ilgisi yoktu. Biz de böyle bir okul hayal ettik. Hakiki bilginin yoğunlaştırılmış olarak verildiği bir merkez. Bu bir tür “yurttaş üniversitesi”. İnsanların tek tek, ders özelinde kayıt olduğu bir yapılanma. ‘Genel kültür’ dediğimiz şey; yazar adları, ülke başkentleri, önemli opera eserlerinin bestecileri vs. Bizde de ciddi bir kültür ve yaşam kültürü var. Ama gerçek kavrayış ağırlıklı.

- Okulunuzda ‘Diskotek’ diye bir ders var örneğin. Derste kim, neyi anlatıyor?

Bu, bir kişisel danışmanlık hizmeti. Evinize kitap ya da müzik kütüphanesi kurmak, film koleksiyonu yapmak istiyorsunuz diyelim ki... Hayat Bilgisi Okulu’na başvuruyorsunuz. İlgi alanınıza, sahip olmak istediğiniz koleksiyonun büyüklüğüne göre seçilecek uzmanlarla birlikte çalışıyorsunuz.

- İyi de seyretmek istediğimiz filmleri seçmek, kütüphanemizi oluşturmak için niye bir okula danışalım ki? Bunu kendimiz yapabiliriz herhalde. Kimler yapamıyor ki bunları?

Çok fazla sayıda insan yapamıyor. O kadar çok kitap, film, albüm var ki! Mesela; 20. Yüzyıl’da doğmuş üç klasik müzik bestecisinin adını sayar mısınız?.. Kuzey cazında son beş yılda çıkan ve dinlenmesi gereken beş albümü?... Kolombiya sinemasında neler oluyor? İşte bu soruların cevabı bizde.

- İsteyen bire bir ders de alabiliyor mu?

Birebir çalışmaları ders değil, danışmanlık olarak tasarladık. Mesela gezi danışmanlığı ve roman terapisi dersi veriyoruz. Roman yazmaya başlayıp da tıkananlar için iyi bir hizmet. Metnin iyiliğini düşünen, ne dediğini bilen, birikimli, eleştirel bakışlı bir okur her yazara lazım.

- Kursa gelerek yazar olunabileceğine inanıyorsunuz yani.

Hayır. Ama öğrenilebilecek teknikler her zaman var. İyi ve kötü örnekler insana öğretir. Bir kitabı bir okuyucu gibi değil, bir yazar gibi okumayı öğrenmek de mümkün. Bir metin yazdığınızda en çok ihtiyaç duyduğunuz şey, ne dediğini bilen birilerinin bu metni okuyup size bir şeyler söylemesi. Bu açıdan da okulumuz yararlı oluyor.

- Çok mu pahalı kayıt olmak?

Ders ücretlerini özellikle düşük tuttuk. Ciddi bir indirim programımız da var. Ayrıca bir derse kaydolanlar, diğer dersleri yüzde 20 indirimli takip edebiliyor.

Kim hangi dersi veriyor?

Nuri Çolakoğlu: Demek TV Kanalı Kurmak İstiyorsunuz?
Yetkin Başarır: Görsel Algı ve Tasarım
Ali Kabaş ve Yetkin Başarır: An’ı Dondurmak
Kanat Emiroğlu: CEO NE Düşünmeli?
Kurtcebe Turgul: Reklamda Yaratıcılık Çok mu Lazım?
Ozan Açıktan: Reklam Yönetmenliği
Özalp Birol: Sanat Yönetimi
Can Sertoğlu: Müzik Endüstrisi ve Müzik Menajerliği
Hakan Erdem: Osmanlı’nın Uzun Yüzyılı
Ahmet Kuyaş: Hızlandırılmış Cumhuriyet Tarihi
Süreyya Evren: 21. Yüzyılda Siyaset
Kubilay Tunçer: Sihirbazlık/Kuram ve Uygulama
Esra Aliçavuşoğlu: Yaratıcılık ve Kökenleri: Sanatın Tarihi ve Tanrıların İmgeleri
Cem Akaş: Yayıncılık ve Editörlük, İngilizce Çeviri, Öykü Yönetimi

 

(05.04.2014 tarihli Cumartesi Postası ekinden alınmıştır.)

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;