Selcen Doğan Ağakay

Şıklar arasına sıkışan gençlik

Pazar, 18 Nisan 2010 - 05:00

‘Şıklar Arasındaki Aşk’ adında bir kitap yazmış Tolga Kayasu. Gencecik yaşında, sınavlar konusunda o kadar dolmuş ki; içini ancak bir kitapla dökebilmiş. Aslında hangi gencin içi ‘dolu’ değil ki bu konuda?
YGS’nin kaldırılmasını isteyen gençler yürüyüşler düzenledi geçtiğimiz hafta yurdun dört bir yanında. Kimi davullar eşliğinde halay çekti, kimi sokak ortasında skeçler sahneledi, kimi Kürtçe ve Türkçe olarak hazırladığı pankartlarla sesini duyurmaya çalıştı. Hepsinin amacı birdi: Şıklar arasında sıkışmış olan gençliğin sesi olabilmek.
Hepi topu 17-18 yaşlarında, sayıları yirmi, otuzu geçmeyen gençler, sayıca kendilerinden kat be kat üstün polisler tarafından, coplarla çevrelendiler. Çok sayıda genç gözaltına alındı. Bazısı karga tulumba şubelere götürüldü.
Sadece şıklar arasında değil, polisler arasında da sıkışan gençler, böylelikle ‘orantısız güç’ konusunu da tecrübe ederek, üniversite hayatına ‘her anlamda’ hazırlanmış oldu(!). Zaten ‘eğitim’in temel hedefi de bu değil mi!

Top modelin hamilelikten anladığı
39 yaşındaki Alman top model Claudia Schiffer önümüzdeki ay üçüncü çocuğunu doğurmaya hazırlanıyormuş.
Bir anne-bebek dergisinin derlediği ‘Ünlü Aileler’ dosyasında açıklamalarına yer verilen top model, anneliğe dair duygularını anlatırken hamile olmayı sevdiğini, insanın bu dönemde suçluluk hissetmeden istediği her şeyi yapabileceğini söylemiş: ‘Hamileliklerimden önce sürekli kilomu kontrol ediyordum, hiç tatlı yemiyordum. Ayrıca sürekli formda kalmak için spor yapıyordum. Ancak bu durum hamileliğim ve emzirme dönemimde tamamen hayatımdan çıktı. İstediğim her şeyi yiyor ve bundan suçluluk duymuyorum’.
Garibim, hayatı boyunca aç gezdiği için ‘Bari hamile kalayım da boğazıma iki lokma bir şey girsin’ diye düşündüğü için doğurup dururmuş meğerse.
Öyle ya, kimi biraz şımarabilme lüksü elde etmek için hamile kalmak istiyor, kimi evliliğini kurtarmak, kimi de geleceğini garanti altına almak. Biz ne kadar ‘romantize’ edersek edelim, ‘hamilelik’ demek her kadın için sadece ‘annelik’ demek değil. Anlaşılan o ki, bazıları için hamilelik en az bir senelik ‘normal insanlar gibi beslenme ve yaşama özgürlüğü’. Adeta bir lüks...

Türk kızıyla yolculuk yapmak tehlikelidir
Brezilyalı roman yazarı Paulo Coelho, Türkiye’de en sevilen yazarlardan biri. Bugüne kadar dilimizde yayınlanmış olan hemen bütün kitapları ‘çok satanlar’ listesine girdi. Yazar, Türkiye’de ne kadar sevildiğini bildiğinden olsa gerek, geçenlerde, yeni kitabının kahramanının bir Türk kızı olacağını açıkladı.
‘Arap alfabesinin ilk harfi- Elif’ anlamına gelen ‘Aleph’ adını koyduğu kitabında, Sibirya’dan hareket eden bir trende, ‘Hilal’ isimli bir Türk kızıyla birlikte geçen 15 günlük yolculuğunu anlatacağını duyurdu. İlk başta ‘Aman ne güzel, Türkiye’nin de tanıtımı olur bu vesileyle’ izlenimi yaratsa da, biraz düşününce bunun çok riskli bir girişim (!) olduğuna kanaat getiriyor insan.
Öyle ya, biz hassas milletiz, bırakın el oğlunu -hoşumuza gitmeyen en ufak bir şey yazdığı takdirde -kendi insanımızı bile ‘hain’ ilan ediveririz. Pire için yorgan yakarız. Hadi roman kahramanı ‘bir Türk erkeği’ olsa bir derece de, söz konusu ‘bir Türk kızı’ olunca hassasiyet derecesi katlanarak artar bizde.
Bir de demiyor mu ‘Neden bir Türk kızıyla yolculuk yaptığımı kitap piyasaya çıktığı zaman öğreneceksiniz’ diye, çok tehlikeli sulara giriyor Coelho kanımca(!). Velhasıl kelam, Coelho dikkat etmeli bu ‘Hilal’ karakteriyle ilgili yazacağı her şeye. Türk okuru onu ne kadar severse sevsin, bir kalemde de siler icabında.

KomşuKomşuya Günleri
Geçenlerde Suadiye’de açılan ‘KomşuKomşuya Yaşam Merkezi’nde ekmeğin ustalarıyla güzel bir workshop düzenlendi. Hamurla oynamanın rahatlatıcı etkisi ve pişen ekmeklerin mis gibi kokusu hepimize terapi gibi geldi.
Bir yandan Komşufırın’ın lezzetli kurabiyelerini tattık, bir yandan da ustalarla ‘evde ekmek yapımı’ üzerine sohbet ettik. KomşuKomşuya Yaşam Merkezi, Komşufırın Suadiye’nin üstteki iki katı. Geçtiğimiz haftadan itibaren burada ‘Ekmek ve unlu tarifler yapımı’, ‘Beslenmede tahılların önemi ve cilt güzelliği’, ‘Astroloji’ sohbet ve çalışmaları başladı.
Anneler ekmek yapıp sohbet ederken çocukları da düşünen Yaşam Merkezi, en üst katı da çocukların çizgi film izleme ve oyun oynama alanı olarak düzenleyerek anneleri rahat ettirdi. Pazar günleri ‘Babamla Kurabiye Yapıyoruz’ ve ‘Babamla Lego Oynuyoruz’ etkinlikleri düzenleyen Yaşam Merkezi’nin aylık programını öğrenmek için mutlaka www.komsufirin.com.tr sitesini ziyaret etmeli.