Silahlar susmazsa kardeşlik bozulur

Cuma, 28 Ağustos 2009 - 10:07

Türkiye’de askeri de sivili de Kürt meselesinin çözümü konusunda buluşturan bir çizgi oluştu. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın dün ulusa sesleniş konuşmasında verdiği mesajın özünde de bu vardı. Neydi bu mesaj? Sorun sadece askeri tedbirle çözülmez!

Hava Kuvvetleri Komutanlığı görevini Org. Aydoğan Babaoğlu’dan devralan Org. Hasan Aksay’ın yaptığı konuşmada da aynı vurgu vardı.
Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, daha Kara Kuvvetleri Komutanlığı döneminden bu yana benzer tespitleri yapıyor ve bunları cesaretle dile getiriyor.
Erdoğan’ın dün TRT’de yayınlanan konuşması çeşitli açılardan çok önemli boyutlar içeriyordu.

Erdoğan konuşmasında, “Bugün gelinen nokta işte muhasebe noktasıdır. Bu noktada meseleyi yeniden düşünerek,
milletimizin acılarına son verecek ve kardeşleri birbirine düşüren bu fitneyi bitirecek aklıselimi yine birlik ve
beraberlik içinde tesis etmeyi umut ediyoruz ve diyoruz ki, hep birlikte ama hep birlikte kim olursa olsun gelin taşın
altına elimizi sokalım” ifadesini kullandı.

Milli Güvenlik Kurulu toplantısından çıkan bildiriye başta Milliyetçi Hareket Partisi olmak üzere muhalefet partileri
tepki göstermişti. Erdoğan, bu süreçte herkesin katkısını almak istediklerini şu sözlerle dile getirdi: Bizim kimseye,
‘her şeyi biz yapalım’, ‘kuralı biz koyalım’, ‘çerçeveyi biz çizelim’ gibi bir dayatmamız yok. Çünkü biz Türkiye’nin
tamamı değiliz. Biz herkese bir çağrıda bulunuyoruz. Gelin bu ülkenin kanayan bütün yaralarına, evet, tekrar
söylüyorum, bütün yaralarına merhemi hep birlikte bulalım diyoruz.

Hükümetin ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önemli bir çözüm iradesi gösterdiği şu ortamda DTP ve PKK’nın
ne yapacağı da çok önemli.
Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ da dün Afyon’da yaptığı açıklamada “Hepimiz kardeşiz, bunu bozmak
isteyenlere imkan vermeyelim” sözüyle bir anlamda sorunun çözümsüz kalması halinde yaşanacakların çok daha üzücü
olabileceğine işaret etti.
CHP ve MHP’nin bundan sonra nasıl bir tutum izleyeceği çok önemli ancak özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi
çatısı altında temsil edilen DTP’nin de elini taşın altına sokup ciddi bir sorumluluk alması, meselenin
çözümünde belirleyici olacak. DTP içindeki sertlik yanlıları ve PKK eğer “Biz Türkiye’yi silahlı mücadele ile dize
getirdik, PKK olmasaydı Ankara bu adımları atmaya yanaşmazdı” gibi bir düşünceye kapılırsa atılan iyi niyetli
bütün adımlar boşa gider. Örgüt silah bırakmaz ve Türkiye’yi çatışmaya devam etmekle tehdit ederse işte o zaman
bu ülkede kardeşlik tehlikeye girer.