'Silahları gömenlerle yakalatanlar aynı ekip'

İstanbul Poyrazköy'de SAT komandolarının eğitim alanındaki kazıda ele geçen silahlarla ilgili davada yargılanan emekli Binbaşı Levent Bektaş, bunları gömenlerle ihbarı yapanların bağlantılı olduğunu öne sürdü

'Silahları gömenlerle yakalatanlar aynı ekip'

Ergenekon soruşturması kapsamında İstanbul Poyrazköy’de İSTEK Vakfı’na ait arazide yapılan kazılarda çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirilmişti. Sualtı Taaaruz komandolarının (SAT) eğitim sahası olarak kullandığı arazide bulunan silahlarla ilgili açılan davanın ikinci duruşması dün yapıldı.

Duruşmaya, tutuklu sanıklar emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş, Deniz Yarbay Ercan Kireçtepe, Deniz Binbaşı Erme Onat, Deniz Binbaşı Eren Günay ve Ergin Geldikaya ile 17 tutuksuz sanık katıldı.

‘AMAÇ; SUÇ YARATMAK’

Duruşmada, 1 numaralı sanık olarak yargılanan ve hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet cezası istenen Levent Bektaş, 153 sayfalık savunmasını projektör cihazı yardımıyla görüntüler kullanarak yaptı. 1 yıldır tutuklu olan Bektaş, bulunan mühimmatla ilgili şöyle dedi: “SAT komandosu olarak 20’ye yakın kurs gördüm. Böyle eğitim alan kişinin bir karış suya mühimmat gömmesini, hele hele elektrikli ateş mekanizmasına sahip silahları siyah çöp poşetleriyle gömdüğünü düşünmek bir hakarettir.”

‘SAT’TA HAİN VAR’

Poyrazköy’deki mühimmatın kısa sürede bulunmasının manidar olduğunu belirten Bektaş “Silahlarda ne parmak izim ne de DNA örneğim bulunmuştur. O bölge çok geniş. Gömülü mühimmat 1-2 saatte bulunamaz. Bence lav silahları özellikle boş gömüldü. Amaç kazıyı yapacakların güvenliğini sağlamaktı. İhbarcılarla gömüyü yapanlar ekip olarak çalıştı. SAT Grup Komutanlığı’nda bir kişinin buradaki gömme işlemine destek olduğunu düşünüyorum. Beni en çok üzen SAT Komandosu personelinden bir hainin çıkmasıdır” dedi.

‘HASTALIKLI DÜŞÜNCE’

Rahmi Koç Müzesi’ndeki denizaltıda bulunan patlayıcılar ve yapılması planlandığı iddia edilen katliamla ilgili olarak da Bektaş şöyle konuştu: “Öğrencilerin bulunduğu bir sırada böyle bir eylem yapılacağını düşünmek bile hastalıklı bir düşünce ürünüdür. Koç Müzesi’ne hiç gitmedim.”

‘Kafes Eylem Planı’ belgesinin de tutarsız olduğunu savunan Bektaş, hiçbir zaman bir amiralin binbaşı ya da albaydan talimat almayacağını belirtti.