Mehmet Ali Birand

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Şimdi biraz da PKK düşünmeli...

Salı, 27 Ekim 2009 - 05:00

Ben, Geri Dönüş Projesi’nin bu kadar çabuk ve sert tepkiyle karşılaşacağını beklemiyordum. Bu gösteri senaryosunu kim hazırladıysa, yani PKK veya DTP, özellikle ikinci gün, kamuoyundan gelen mesajları doğru dürüst algılayabilmiş ve değerlendirebilmiş olsalardı, süreç böylesine duraklamazdı.

Gelinen bu noktadan hem DTP hem de PKK sorumludur. Yapılan gösterileri, Güneydoğu halkının barış şenliği olarak niteleyip, üstüne bir de miting yapmasalardı, bugün farklı bir noktada olabilirdik. Dikkat edecek olursak, ilk gün sorun çıkmadı. İkinci ve üçüncü günlerde, gösterilerin boyutları genişledikçe tepkiler de arttı. Hele ardından, Ankara’ya yürüyüş ve TBMM’ye mektup verme eylemlerinin gerçekleştirileceği, Brüksel’den gelecek olan gruplar için de aynı törenlerin düzenleneceği haberleri arttıkça, olaylar büyüdü.

Brüksel grubunun gelişinin şimdilik ertelenmesi doğru bir karar oldu.

Şimdi hepimizin, şapkamızı önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor.

PKK abartıyı bırakmalı...

PKK, bundan sonra nasıl hareket edeceğini yeniden değerlendirmeli. Türk toplumunun gözünün içine sokarcasına, geri gelenleri birer kahraman gibi teşhir etmekten ve oğullarını şehit vermiş anaları galeyana getirecek gösterilerden kaçınmaları gerektiğini herhalde görmüşlerdir. PKK gerçekten bir çözüm peşindeyse, bundan sonraki adımlarını iyi değerlendirmelidir. Öcalan’ın yol haritasının daha ilk aşamasında sergiledikleri abartılı tutum, hayal kırıklığına yol açmıştır.

Hükümet daha iyi planlamalı...

* Hükümet, bundan sonraki planlamayı daha duyarlı ve daha dikkatli şekilde hazırlamalı. Artık bu gelişlerin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile DTP veya PKK kaynakları arasında ve büyük olasılıkla MİT aracılığıyla planlandığı açıkça anlaşıldı. Demek ki, gösterilerin ayrıntılarına gereken dikkat sarf edilmemiş veya PKK farklı davranmış. Hiç değilse bundan sonrası güvence altına alınmalı.

Muhalefet kışkırtmamalı...

* MHP-CHP ve MEDYA’nın bir bölümü, PKK’nın silah bırakmasını istiyorlar mı, istemiyorlar mı, bir karar vermeliler. Eğer istiyorlarsa, yine de muhalefet yapsınlar, ancak ülkeyi karanlık bir iç savaşa itebilecek şekilde kışkırtıcı bir dil kullanmasınlar.

Bu süreç durmaz...

Pandora’nın kapağı bir defa açılmıştır. Süreç yürüyecektir. Bundan sonra, her şeyi durdurup, hatta Başbakan’ın dediği gibi, her şeye silbaştan başlanamayacağı açıkça ortadadır. Bir süre durulacak, ardından tekrar harekete geçilecek, belki defalarca dura kalka devam edilecek, ancak tümüyle bu defter kapatılamayacaktır. Bu fırsat kaçırılmamalıdır.

PKK ve Öcalan, artık DTP hakkında karar vermeliler

Ortada PKK ve Öcalan’ın en kısa sürede çözmeleri gereken temel bir sorun var.

DTP’yi ne yapmak istiyorlar? Geri Dönüş gösterilerinin konu mankeni olarak mı kullanmaya devam edecekler, yoksa siyasi görüşmeleri sürdürmelerine, alınacak kararlarda söz sahibi olmalarına izin verecekler mi?

Temel soru bu... Dışarıdan bakıldığında, PKK-ÖCALAN ikilisi, DTP kadrolarının görüşlerini belki dinliyor, ancak hiçbir şekilde ciddiye almıyor. Eğer alacak olsalar, bugünkü noktaya gelinmezdi. Üstelik, önümüzde daha gidilecek çok uzun bir yol var. PKK-ÖCALAN ikilisi, sadece kendilerini düşünüyorlarmış, Kürt sorununun geneliyle pek ilgilenmiyorlarmış gibi davranıyorlar. Öcalan, İmralı’dan kurtulmaya çalışıyor. PKK’nın üst kadroları da, kendilerini Avrupa’ya atmaya, alt kadroları da hapisten kurtarmaya çabalıyor. DTP ise ortada kalıyor. Onlara verilen rol, sanki Kandil’de alınan kararları TV ekranları veya meydanlarda savunmalarıyla sınırlı tutuluyor, o kadar. Bu şekilde adeta partinin kapanma tehlikesini dahi dikkate almıyorlar. Kendi aralarındaki bu kargaşayı bitiremedikleri sürece, doğru dürüst bir yere varılamayacağını bilmeleri gerekir.

Belki de biliyorlar ve böyle olmasını istiyorlar.