Sıradışı din adamı Ahmet Muhsin Tuzel tabuları yıkıyor

Aslında o bir din adamı. Ama rock şarkıcısı da. Caminin içinde vaaz veriyor, dışarı çıkınca rock konseri... Antalya-Kaş'a bağlı Pınarbaşı Camii'nin ilginç imamı Ahmet Muhsin Tuzel (42) aynı zamanda motorsiklet ve hız tutkunu. Sıradışı yaşantısını, yıktığı tabuları, aldığı eleştirileri konuştuk

Sıradışı din adamı Ahmet Muhsin Tuzel tabuları yıkıyor

Röportaj: Ömer GÖREN

Hem imam hem rockçısınız. İlginç bir hikayeniz olmalı.

Muhafazakar bir ailede yetiştim. Dedem din alimi, babam diyanet mensubuydu. Haliyle alt yapım da ilahiler, kasideler, mevlitler, ezan, Kur’an çizgisinde oluştu. İlkokuldayken kardeşimle birlikte söylediğimiz ilahileri babam teybe kaydederdi. İmam hatip yurdunda kalırken müdür kasetimizi piyasaya sürmüştü. Kaset, Türkiye’de çıkan ilk ilahi albümüydü. 1982 yılında da Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma yarışmasında Ege Bölgesi birincisi ve Türkiye dördüncüsü olmuştum. Sanat müziğine ilgim vardı ama hareketli ve dinamik de olduğum için rock müzik dinleyip söylerdim.

Rockçı olmaya nasıl karar verdiniz?

Queen Grubu’nun efsanevi solisti Freddie Mercury’ye hayrandım. Sesi, tarzı ve parçaları beni büyülüyordu. Hele ‘Bohemian Rhapsody’ parçasının sonuna doğru söylediği “Bismillah” Freddie’yi gözümde farklı bir yere taşıdı. İtiraf etmem gerekirse; rock ile buluşana dek kendimi aramıştım. Belli bir kültür, gelenek ve inancın harmanlayarak oluşturduğu ben; tam olarak özgür ve kendiyle barışık değildim. Ezan, Kur’an, mevlit okurken ruhum tatmin oluyordu ama bu alemde sıradan, boş ve anlamsız bir yaşam sürmek bana göre değildi. 2013 yılında Kramp Grubu’ndan Doğan Sakin’le tanıştım, bu ulvi proje başladı.

Neden rock müzik?

Yaptığım iş; İslam aleminde devrim, değişim ve kalıplaşmış tabuları yıkmak. Hatta Rönesans. İmamlık ve rock müziğini birlikte sürdürmenin İslam’a ve insanlığa hizmet olduğuna inanıyorum. Bundan sonra da unutulmaya yüz tutmuş ilahilerimizi rock tarzında yorumlayacağım.

“Bana hakaret ediyorlar”

 Tepkiler alıyor musunuz?

Aşırı uçta olan radikal ve tutucu kesimlerden eleştiriler, hatta hakaretler geliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı da hakkımda soruşturma açtı. Fakat amacımı anladılar, endişelerinin yersiz olduğuna karar verdiler. İmam sadece caminin içinde değil, dışında da önder ve eğitmendir. Camide vazifemi tam olarak yaptıktan sonra dışarda da rock müziğimi yaparım. Bundan da zerre gocunmam. Yaptığım müzikle insanları düşündürüyor, tevekküre sevk ediyor ve onların kalplerinin Hak’kın nuru ile aydınlanmasına vesile oluyorum. Yaptığım, İslam’a ters olmadığı gibi aksine İslam’ın özüne ve ruhuna uygun. Biz aşk yolcularıyız. Bize hakaret edene biz dua ederiz. Bir insan diğer bir kardeşini yargılıyorsa, kendinde var olan sıfatları anlatıyordur. Buradaki problem; imam denince zihinlerde oluşan yanlış algı. Rock söyleyen bir doktor olsaydı, alkışlanırdı.

Aşk dediniz de... Bir Hıristiyan ile evlisiniz, değil mi?

Evet. Eşim Mara Negoita (37) ve oğlum Levent Kemal (14) varoluş sebeplerim. Romanya-Bükreş’te tanışıp aşık olduğum eşim, Ortodoks mezhebine bağlı bir Hıristiyandı. Ben camiye giderdim, eşim kiliseye. Bunu anlayışla karşıladım hep, dinimizde zorlama yoktur. Eşim daha sonra özgür iradesiyle Müslüman oldu.

“Amerika’da konserimiz olacak”

Rock grubunuz kimlerden oluşuyor?

‘Rock N İmam’ adlı grubumda ben hariç 8 kişi var: İki gitarist, 1 basgitarist, 1 baterist, 1 perküsyon, 1 klavye, 1 back vokal. Ekibimizde Tarkan, Serdar Ortaç, Zuhal Olcay gibi ünlü isimlere çalmış arkadaşlar bulunuyor.

Bugüne dek kaç konser verdiniz ve bundan sonra nerelerde sahne alacaksınız?

23 Nisan 2014’te Amerika’da konser vermiştim. 2 Ekim’de yine New York’ta bir konserimiz olacak. Arapça, İngilizce ve Türkçe şarkılar söylüyorum. Türkiye’de ise Batı kentlerini konser vermek için tercih ediyorum. Çünkü bence Doğu, bu projeye hazır değil.

Albüm veya klipleriniz var mı?

2010’da ‘Mevla’ya Gel’ adlı klibim 150 bin izlenme oranına ulaşmıştı. 1,5 ay önce ‘Teleal Bedru’ adlı klibim yayına girdi, büyük ilgi gördü. Dünya standartlarında kaliteli ve sıradışı bir albüm yapmak için bekledim hep. Ama herhalde yakında Amerika’dan çıkacak albüm.

“Müzik, günah değil”

İmamlık ve rockçılığı bir arada nasıl değerlendiriyorsunuz?

İmamlık dünyadaki en kolay mesleklerden biri. Rock müzik ise benim için bir araç. Bütün mesele neyi hangi niyetle yaptığınız. Gitarın tellerine de hangi niyetle dokunduğunuz önemli. “İslamda çalgı aletleri günahtır” diyenler var. Bu kesinlikle yanlış. Maalesef bu dünyada cehennemi talep eden ve sonuçta cehennemi yaşayan bir Müslüman topluluk var. Bunun farkında bile değiller. Değişmemek ve gelişmemek için inat ediyorlar. O zaman sonucuna da katlanmak zorunda kalacaklar.

“Hızı çok seviyorum”

Hız tutkunu olduğunuzu öğrendim.

Hız merakım tüm binek araçlar için geçerli. Çocukluğumda da motosiklet yarışlarını izledikçe etkilenirdim. Kendime yüksek hız yapan bir motosiklet aldım. 290 kilometre hız yaptığımı bilirim. Birkaç kez ölümden döndüm, ufak tefek yaralarla atlattım. Ailem ve yaşımdan dolayı bu tutkumu artık dizginliyorum. Sultanahmet Yerebatan Camii’nde müezzinlik yapıyordum. Motorumla Bakırköy’e gitmiştim. Akşam ezanı vaktinin geldiğini unutmuşum. Hatırladığımda motor hacmi 750 olan motorumla öyle hız yaptım ki 7 dakikada camiye ulaştım ve ezanı zamanında okudum. Bir de Antalya-Elmalı’da yapılan motocross yarışmasında ikinci olmuştum.

(02.08.2014 tarihli ekten alınmıştır)