Şişman ve zayıf kadınlar...

Cuma, 06 Kasım 2009 - 20:26

Alman dergisi Focus’ta geçen ay ünlü tasarımcı Karl Lagerfeld ile yapılan bir röportaj yayınlandı. Karl Lagerfeld uzun zamandır süregelen manken zayıflıklarına, hani şu 0 beden dedikleri durumun tartışmasına dahil olmuş. “Yuvarlak hatlı kadınların modada yeri yok” diyerek tavrını net şekilde ortaya koymuş ve kestirip atmış...

Karl Lagerfeld’e göre; mankenlerin aşırı zayıf olduğu için korkunç ve hastalıklı göründüğü sadece bir safsata. Bunu ortaya atanlar da elinde kocaman bir paket cipsle, dev bir şişe kola ile televizyonun karşısına kurulmuş kronik tombul kadınlar. Bir tür kıskançlık yani. Karl Lagerfeld ekliyor: “Moda dünyası, hayal ve illüzyon dünyasıdır. İnsanlara hayal kurduramayacak bir kadın, taşıdığı ürünü de sattıramaz”.

Bu arada hemen belirteyim; Karl Lagerfeld beğendiği giysilere sığamadığı için müthiş bir diyetle 42 kilo zayıflamış bir adam! Kendisinin bir zamanlar obez olduğunu hesaba katarsak bu konuda istediği gibi konuşabileceğini söyleyebiliriz. Bu tartışma Fransa’da sürerken manken Ebru Şallı da çıkıp “Şişman kadın güzel kadın değildir” dedi. Kimse gücenmesin ama çok da doğru söyledi. Maalesef sonra sözünün arkasında duramadı, pişman oldu, özür diledi.

Ebru Şallı vücut ölçüleriyle kendi güzellik kavramını yıllardır zaten ortaya koyuyor. Bunun sonrasında ağızdan çıkan kelimelerin pek bir anlamı yok. Özür bu nedenle gereksizdi. Ayrıca inandırıcı da değil... “Türk toplumunun en güzel balık etlisi” Müjde Ar, Ebru Şallı- Harun Tan çifti için “Onlar sevişirken kemik sesi çıkıyordur” dedi. Bu da diğer cephenin çığlığı, tam bir züğürt tesellisi. Seçim hakkı olsa eminim herkes kemik sesini fazla kiloların yatakta hareket özgürlüğünü kısıtlamasına tercih edecektir. Zaten kemiklerden ses gelmesi mümkün de değil ya neyse.

Aslında ne Ebru Şallı ne de Müjde Ar özür dilemek zorunda değiller. Sadece bir şeyi bilmeleri gerekiyor. O da, ‘çok zayıf’ diye kötülenen kadınların daha sağlam bir karakterde oldukları! Yapılan araştırmalar fazla kilosu olanların iradelerine sahip çıkmayı beceremedikleri ve istekleri dışında atıştırıp durdukları yönünde... Bu iradesizlik gündelik yaşamda, sosyal ve profesyonel hayatta da kendini gösteriyormuş. Ne sanıyordunuz? Böyle zayıf kalmak öyle kolay değil!

Tiger’lar çöpe, Bensimon geliyor...

Kill Bill filminde Uma Thurman, Asics lastik ayakkabılarının Onitsuka Tiger modelini giymişti. Aynı sene Avrupa’dan yayılarak Tiger ayakkabılar tekrar moda oldu. Ama belirtmek isterim; Onitsuka Tiger’lar artık çöpe atılacak. Çocukluk yıllarımızın önü lastikli bez ayakkabıları geri geldi.

25 yıllık bir geçmişi olan tenis ayakkabısı Bensimon geçen yıldan beri Paris’te herkesin ayağında. Jean Paul Gaultier ve Agnes B. bile Bensimon’a tasarım yaptı. Ünlülerden Brigitte Bardot, Sophie Marceau, Jane Birkin, Naomi Watts, Cameron Diaz da Bensimon giymeye başladıktan sonra yeni trendin ne olduğu zaten ortaya çıkmış oldu...

İşin ilginç bir yanı var; Bensimon’lar son zamanlarda modayla evimize gelen en ucuz ayakkabı. Converse’den bile daha ulaşılabilir bir fiyata, 30 Euro’ya satılıyor. Bensimonlar renk renk... 300 euro’yu gözden çıkaran neredeyse her renginden alabilir...

Hande Ataizi’den moda öncüsü olmaz!

Hürriyet’in tepesinde geçen pazartesi günü bir haber vardı. Yüksek omuzlu ceketlerin dönüşünden söz ediliyor ve Hande Ataizi yüksek omuzlu ceket giydiği için Türkiye’de moda öncüsü ilan ediliyordu! Evet, Hande Ataizi trendleri takip ediyor. Bunu ilk anlamam şöyle olmuştu: Fotoğrafını çeken paparazzilere şemsiyeyle saldırdığı gece elinde Goyard çanta vardı. Hatta çantasını da muhabirlere doğru savurmuştu...

Hande kullanmaya başladığında Goyard Türkiye’de hâlâ az biliniyordu. Dönelim konumuza: Vatkalı ceketler iki sezon önce Balmain ile modaya döndü. Oysa Hande vatkalı ceketi daha yeni giyiyor. Bu durum şöyle özetlenebilir: Hande bir moda takipçisi. Asla moda öncüsü değil! Hande’nin ceketinin aynısını ‘Evlenmeliyiz’ adlı şarkısının klibinde Hadise giymişti. Bu durumda Türkiye’nin moda öncüsü olarak Hadise’yi mi ilan edeceğiz? Tabii ki hayır. Keza Hadise felaket giyiniyor...

Sonra, yüksek omuzlu ceket işinde Ajda Pekkan da var. Geçen kış Beyaz Show’a, Balmain taklidi ceketle çıkmıştı. Sonra da taklitçiliğini belgelercesine terzisi Nur Yerlitaş’a teşekkür etmişti. Sezar’ın hakkı Sezar’a: Yüksek omuzlu ceketi Türk ekranlarında ilk Ajda giydi. Türkiye’nin moda öncüsü bence Ajda’dır... Hem de en az 40 yıldır... Hande Ataizi moda öncüsü olacak bir kumaşa ve bilgiye sahip değil... Moda zor iştir. Zevk ister, bilgi ister...