Siyanür 'suikasti'nde 'sabotaj' iddiası

Dulkadir köyünün şebeke suyundan içtikleri öne sürülen 1 inek, 2 koyun, 7 ördek ve 8 civciv de telef olurken, Eti Gümüş A.Ş. Genel Müdürü Ergun Kılıç'tan olayla ilgili açıklama geldi

Siyanür 'suikasti'nde 'sabotaj' iddiası

Geçen ay atık su barajında çökme oluşan Eti Gümüş A.Ş.'ye ait tesisler, bu kez zehirlenme vakalarıyla gündemde.

Tesislere 3 kilometre uzaklıktaki Dulkadir köyünde aynı aileden Mehmet (36), Emeti (28) ve Emine Sözer (28) ile Leyla Sert (30) şebeke suyu içmelerinden bir süre sonra rahatsızlandı.

Yakınları tarafından Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesi'ne kaldırılan ve zehirlenme tanısıyla gözlem altına alınan 4 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğu, zehirlenmelerin siyanüre bağlı olup olmadığının laboratuvar analizleri sonucu belli olacağı kaydedildi.

Dulkadir köyünün şebeke suyundan içtikleri öne sürülen 1 inek, 2 koyun, 7 ördek ve 8 civciv de telef olurken, Eti Gümüş A.Ş. Genel Müdürü Ergun Kılıç'tan olayla ilgili açıklama geldi.

"SABOTAJ VAR" 

Kılıç, ''Dün öğleden sonra nasıl olmuşsa biri gitmiş, fabrikanın özelleştirilmesinden bu yana gerektiğinde Dulkadir köyüne su verilen ve iki aydır tamamen kapalı olan hattın vanasını açmış'' dedi.

Fabrikanın özelleştirilmesinden önce köye su sağlanan ve zaman zaman açık tutulan hattın iki aydır kapalı olduğunu, buradan köye su verilmediğini belirten Kılıç, şöyle konuştu:

''Ortada bir sabotaj var. Dulkadir köyüne giden bir su hattı var. Dün öğleden sonra nasıl olmuşsa biri gitmiş, fabrikanın özelleştirilmesinden bu yana gerektiğinde Dulkadir köyüne su verilen ve iki aydır tamamen kapalı olan hattın vanasını açmış. O hatta bizim içme suyu hattımızın dışında, özelleştirmeden önce devletin yaptığı bir şebeke suyu var. O vanayı kim açmış bilmiyoruz. Oraya gönderdiğimiz bir içme suyu yok. Regülatör suyu ile bir bağlantımız yok. Depolar boş, hiçbir şekilde depoda su yok. Bunlar İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tespit edildi. Durup dururken havuzdaki siyanürlü suyu, vanayı açıp köye verir miyiz? Ne olduğunu araştırıyoruz.''

KÖYÜN SATIN ALINMASI GİRİŞİMİ

Kılıç, akla hayale gelmeyecek bir durum yaşandığını, bunun bir ''suikast'' olduğunu söyledi.

Hem güvenlik güçleri hem de kendilerinin şüphelendikleri kişiler olduğunu dile getiren Kılıç, ''Bu suyun kesinlikle Dulkadir'e gitmemesi gerekiyor. Fabrika dışından olması muhtemel kişi veya kişilerce vana açılmış. Bu su, işletme içerisinde kullanılıyordu ve bu olay meydana geldi'' diye konuştu.

Kılıç, devlet kurumlarının kendilerinden Dulkadir köyünün bulunduğu alanı satın almalarını istediğini, bunu yapmazlarsa kamulaştıracaklarını söylediklerini anlattı. Bunun üzerine köylülerle görüştüklerini bildiren Kılıç, ''Orada dağdan gelen arsenik sorunu var ve bizimle hiçbir alakası yok. Köylüler, köyü terk etmek istediklerini söylediler. 100'den fazla dönümlük bir alan söz konusu. Köylülere, burayı alabileceğimizi söyledik. Bize geldiler ve aile başı yüklü miktarlarda para istediler. Bu sabotaj, bazı kişilerin bizden para koparmak için yaptığı bir iş'' dedi.

MUHTARIN İDDİASI

Öte yandan Dulkadir köyü muhtarı Selim İlhan, İl Sağlık Müdürlüğü labaratuvarında yapılan analizlere göre köyün içme suyu şebekesindeki siyanür oranının baraj suyundaki siyanür oranı ile aynı olduğunu ileri sürdü.

İlhan, “Köyümüzün içme suyu ile tesiste kullanılan içme suyu aynı kaynaktan çıkıyor. Köyümüzde 55 kişi yaşıyor. Şu anda şebeke suyumuzu önlem amacıyla kapattık. Tavşanlı Belediyesince köyümüze tankerle içme suyu gönderildi'' diye konuştu.

Öte yandan Kütahya Vali Yardımcısı Cengiz Horozoğlu ve Tavşanlı Kaymakamı Numan Hatipoğlu, Dulkadir köyü ve çevresinde incelemelerde bulundu.

(A.A.)