'Siyasi parti misiniz, kasap mısınız?'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında, MHP'li Şandır'ın "O dili koparacağız" sözlerine sert yanıt verdi

a
a
Salı, 09 Kasım 2010 - 13:18


'Siyasi parti misiniz, kasap mısınız?'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında, MHP'li Şandır'ın söylediği "O dili koparacağız" sözlerine "Siz siyasi parti misiniz, kasap mısınız" şeklinde cevap verdi.

Erdoğan şunları söyledi: Siz nesiniz yahu? Siz siyasi parti misiniz, yoksa kasap mısınız? Siz ne zamandan beri Ali Kıran baş kesen oldunuz? Bu makamlara millet götürür millet getirir. Kimse buraya indirme bindirme yapamaz.

Mavi Marmara’nın uğradığı sular değil. Orada onu yapanları biliyoruz. Onlarla eş durumdaysanız, eş değerdeyseniz buyurun çıkın ortaya.

'MHP CİDDİ BİR BARAJ KORKUSU YAŞIYOR'

Seviye farkını görüyorsunuz değil mi? Eminim ki milletimde bu dil farkını çok iyi görüyor. MHP yönetiminin giderek hırçınlaştığını milletimiz izliyor. MHP yönetimi ciddi bir baraj korkusuna kapılmış bir durumda. Bataklığa düşen çırpındıkça kurtulmaz, çırpındıkça batar. Şu anda bunlar bu durumda. Ak Parti’yle bu çirkin polemiklerin içine girenler, bizi içine çekeceklerini zannediyorlarsa, biz o çirkin polemiklerin içinde yokuz. Bu seviyesizliğe alet olmayacağız.

MHP’ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum. İnanıyorum ki onlarda bu konuda gerekli dersi, gerekenlere verecektir. Bu yönetimin sergilediği yaklaşım, milletin değerlerinden kopuşunu gösteriyor. Bu tam anlamıyla bir savrulma durumudur. Açık söylüyorum, bu seviyesizlik karşısında biz nezaketimizi koruyoruz.

SANDIKLAR KAPANDI MUHALEFET İÇİNE KAPANDI

12 Eylül’de sandıklar kapandı. Bunlar da içlerine kapandı. Biz de ondan önce olduğu gibi, sonra da yollardayız. Açılışlardayız, milletin içindeyiz. Şu iki ayda mekik dokuyor, millet için hizmetten hizmete koşuyoruz. Biz eser üzerine eser üretiyoruz. Beyefendiler hakaret üzerine hakaret üretiyorlar. Ben bu üslubu hiç kimseye değil, milletime şikayet ediyorum.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakan’ına, bakanlarına yönelik bu ağır hakaretlerini, MHP’ye CHP’ye gönül vermiş kardeşlerime şikayet ediyorum. Sizlerden de rica ediyorum. Bu tahriklere gelmeyin. Bu dile bu üsluba aldırış etmeyin. Oyunlara aldanmayın. Onlar hangi dille konuşursa konuşsun, biz Yunus’un Mevlana’nın diliyle, halkın diliyle konuşmaya devam edeceğiz.

Aynı dille üslupla cevap verdiğimiz anda, biz kaybederiz öfke kazanır. Buna asla müsaade etmeyeceğiz. Biz muhalefetin vizyonsuzluğuna kalsaydık, 150 bin derslik yapamazdık, ülkemizin dört bir yanını 13 bin kilometreyi aşkın yollarla öremezdik. Enerjiyi en ücra köşeye, KÖYDES projeleriyle yolu suyu götüremezdik. Enerji noktasında, Türkiye ciddi anlamda bu açığını kapatıyor.

Bu muhalefetin çapsızlığına kalsaydık, 435 bin konut inşa edemezdik. Biz bu kavgalara aldırış etmeseydik, dünyanın takdir ettiği ekonomik başarılara imza atamazdık. Şu anda ülkemizi ziyaret eden turist sayısı 29 milyona ulaşıyor. Göreve geldiğimizde bu rakam 13 milyon civarındaydı.

Yıllardır korku imparatorluğu edebiyatı yapanlar, korku imparatorluğunun kendi içlerinde olduğunu itiraf etmek zorunda kaldılar. Yıllarca gizli gündem, takiyye dediler. Asıl takiyyenin, gizli gündemin kendi içlerinde olduğunu dünya alem gördü, gösterdiler. Onun için biz bildiğimiz istikamette yürümeye devam edeceğiz.