'Sizin için ölmüş olabilir ama benim için bir kez daha doğdu'

İnsanın öldükten sonra geride bırakabileceği çok az şey var: Güzel günler, gerçek dostluklar ve birkaç kişisel eşya… Peki size bu dünyada değilken bile heyecanla çarpan bir kalbe, ışıl ışıl bakan bir çift göze 'başka bir bedende' sahip olabileceğinizi söyleseler ne derdiniz? Organlarıyla 4 kişiye hayat veren Gürkan Sarıboğa'nın eşi İlksen Sarıboğa anlattı

Pazartesi, 28 Mart 2016 - 17:10

'Sizin için ölmüş olabilir ama benim için bir kez daha doğdu'
SENİM TANAY KARAKUŞ

[email protected]

Organ Nakli ve Bağışı Gönüllü Paneli, 25 Mart’ta İstanbul Kültür Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Organ bağışının ne kadar önemli olduğuna dikkat çekilen etkinlikte Prof. Dr. Şevki Sözen, Prof. Dr. Mahmut Nezih Çarin, Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, Prof. Dr. Gürkan Tellioğlu, Ayşe Özkan ve İlksen Sarıboğa konuşmacı olarak yer aldı.

Nakil yapılan doku ve organların naklinin kimlere yapılacağı, kimlerin organ bağışında bulunabilecekleri konularında bilgilendirme yapan Yeni Yüzyıl Üniversitesi GOP Hastanesi Organ Nakli Merkezi Koordinatörü Ayşe Özkan, “Kadavradan ve canlı vericiden nakil gerçekleştiriyoruz. Ancak canlı vericiden sadece böbrek ve karaciğer nakli yapabiliyoruz. Maalesef kadavradan organ naklinin çok az olması nedeniyle nakil bekleyen hastaların sayısı her geçen gün artıyor”dedi. Organ bağışında dini açıdan da hiçbir sakınca bulunmadığını belirten Özkan “Bir insana yeniden hayat vermenin caiz olmaması mümkün değil. Bunu herkese anlatmaya çalışıyoruz. Diyanet’in de bu konuda açıklamaları mevcut.” şeklinde konuştu.

'LİSTEYE GİRMEK İÇİN BİLE HAYATTA KALMAK ZORUNDALAR'

Türkiye’de 23 bin böbrek nakli bekleyen hasta olduğunu söyleyen Yeni Yüzyıl Üniversitesi GOP Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ayhan Dinçkan “Bunun dışında 2 bin 500 kişi karaciğer, bin 500 kalp, 250 kişi de pankreas nakli bekliyor. Böbrek nakli bekleyenler, diyalize bağlanarak hayatlarını sürdürebiliyorlar. Ancak karaciğer ve kalp bekleyenler, organ nakli listelerine girmek için bile hayatta kalmak zorundalar. Yarısından çoğu, nakil beklerken hayatlarını kaybediyor.” dedi.


Prof. Dr. Gürkan Tellioğlu, Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, Prof. Dr. Mahmut Nezih Çarin,  Prof. Dr. Şevki Sözen, İlksen Sarıboğa ve Ayşe Özkan (soldan sağa)

Dinçkan, böbrek ve karaciğer nakillerinin bir kısmının canlı vericilerden gerçekleştiğini belirterek kalp nakli için kadavradan organ bağışı dışında hiçbir seçenek olmadığını ifade etti. “Doktorların yemini var. Kimseye zarar vermemek üzere bu yemini ettik” diyen Dinçkan, “Bir yanda nakil olacağı organla hayata tutunacak biri, diğer yanda organını bağışlamak isteyen sapasağlam bir başka insan. Çaresiz kalmasak asla ve asla canlı vericiden organ nakli gerçekleştirmeyiz. Düşünsenize, hasta olan birini sağlığına kavuşturuyorsunuz ancak bu sefer başka bir insan yarım kalıyor. Eğer kadavradan organ bağışı konusunda bilinç artarsa, talep artarsa bu çözümlere hiç ihtiyaç olmayacak.” dedi.

'ORGAN BAĞIŞIYLA ASLINDA KENDİNİZİ SİGORTALIYORSUNUZ'

Yeni Yüzyıl Üniversitesi GOP Hastanesi Böbrek Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Gürkan Tellioğlu, “Diyoruz ki ailenizle akşam evde otururken konuşun ve eğer öldükten sonra organ bağışında bulunmak istiyorsanız bunu vasiyet edin. Ancak ölüm kelimesinden bile korkulan bir toplumda bunu anlatabilmek oldukça güç. Maalesef  biz, binlerce insanın organ nakli beklerken öldüğünü her yıl tekrarlıyoruz.” dedi. “Organ bağışı sizin kime, nereye gittiğini bilmediğiniz bir iyilik değil” diyen Tellioğlu, “Organ bağışıyla aslında kendinizi sigortalıyorsunuz. Birçok insan, hasta adayı olduğunu unutuyor. Günün birinde aynı duruma düştüğünüzde, insana en yaraşır şekilde tedavi olmak istiyorsanız organ bağışını desteklemek zorundasınız.” dedi.

'BELKİ DE ORGANLARIMIZLA BAŞKALARINI YAŞATABİLMEK İSTERDİK'

"İnsanlar kalbi durduğunda ölmüyor. Kalp duruyor, solunum duruyor ama organlar hâlâ canlılığını koruyor.” diyen İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevki Sözen "Organlarımız, yavaş yavaş ölüm sürecini yaşıyor. Tıbbın yapmak istediği, bu süreci en verimli şekilde kullanmak. Bizler bu dünyadan giderken neden organlarımız da bir anda ölmüyor? Bunu düşünelim. Belki de organlarımızla başkalarını yaşatabilmek isterdik.” şeklinde konuştu.


Organlarıyla 4 kişiye hayat veren Gürkan Sarıboğa'nın eşi İlksen Sarıboğa, yaşadığı zorlu süreci anlattı.

'BENİM İÇİN EŞİM BİR KERE DAHA DOĞDU'

Panelin son konuşmacısı ise, ani bir beyin kanaması sonucu 40 yaşında hayatını kaybeden ve sonrasında organlarıyla 4 kişiye hayat veren Gürkan Sarıboğa'nın eşi İlksen Sarıboğa’ydı.

Yaşadıklarını büyük metanetle anlatan Sarıboğa, organ bağışı ve nakli konusunda bağışçı olmakta tereddüt edenleri verdiği bilgilerle aydınlattı. Sarıboğa "Eşimin organ nakli için uygun olduğu ve organlarını bağışlamak isteyip istenmediğim sorulduğunda hiç düşünmeden 'Evet' dedim. Tek isteğim, vücut bütünlüğünün bozulmamasıydı. Her işlem, büyük bir hassasiyetle yürütüldü. Her aşamada bilgilendirildim." dedi.

“Gürkan'ın beyin ölümünün gerçekleştiği gün Türkiye'de 9 kişinin daha beyin ölümü gerçekleşmiş. Ancak bunlardan sadece Gürkan'ın organları bağışlandı." diyen İlksen Sarıboğa, "Sizin için 17 Aralık sabahı eşim ölmüş olabilir ama benim için Gürkan bir kere daha doğdu.” sözleriyle duygularını ifade etti.