Solcu sol yumruk kaldırırdı!

a
a
Perşembe, 04 Kasım 2010 - 05:00

Öyle Bir Geçer Zaman ki (Kanal D) bugüne kadar yapılan dönem dizileri içinde en yüksek izlenme oranını yakalayan dizi oldu... Meseleye sosyolojik açıdan bakarsak, 1967 Türkiye’siyle şimdiki zamanın memleketi arasında çok da fark olmadığı için belki... Aşk aynı aşk, kavga aynı kavga hâlâ bizim insanımız için. Dizide son iki bölümdür giderek artan bir de siyasi aksiyon dozu var. Bu da aşk ya da aile içi trajedilerden bunalan farklı bir izleyici kitlesini çekiyor dizinin içine... Hatırla Sevgili ve Çemberimde Gül Oya’nın anlattığı dönemden farklı olarak yaşanılan zamanın atmosferini bire bir ekrana yansıttığı için çok da eleştirilecek mesele bırakmıyor izleyene...

[[HAFTAYA]]

Yine de önceki akşam sol görüşlü öğrenci lideri Ahmet’in eylemde sağ yumruğunu kaldırması dönemin yakından şahidi izleyiciler için “rahatsız edici” olmuş. O yıllarda sol görüşlü insanların duruşunu anlatan bir semboldü çünkü sol yumruk... Diyorum ki, rahatsız olduğumuz sadece bu ayrıntılar olsun. Ben kendi adıma özensiz hazırlanmış nice dönem dizisine ders diye okutulacak bu diziyi izlemeye bayılıyorum... “Türkiye’de iyi diziler yapılıyor” diyebilmek için!

ŞEN YUVA NASIL ŞENLENECEK?

Şen Yuva yeni kanalına (Fox TV) ısınmaya çalışırken senaristleri zor durumda(!) bırakacak bir gelişme oldu. Başarılı oyuncu Ceyda Düvenci hamile kaldı... Dizide bir çocuğu vardı, şimdi gerçek hayatta da olacak. Peki ama nasıl olacak? Malum bu gelişme dizideki rolünü de etkileyecektir... Diye düşünürken senaristlerin kalemi karakteri kollayacak tarafa kırdıklarını öğrendim. İnci Şenyuva ikinci çocuğuna hamile kalacakmış... Bu iyi, en azından Yaprak Dökümü’ndeki Leyla’nın hamileliği gibi uzayan bir gerçeküstü doğum hikayesi olmayacak yoldaki bebeğin... Bu arada son yıllarda yapılan en iyi oyuncu seçimiyle televizyonlarda çok görülmeyen bir transfer de gerçekleştirerek yoluna devam eden dizi için iyi niyetimi hep koruyorum... Kalitesi yüksek bir mizah anlayışının, cıvıtmadan ekranda olması güzel. Ömrü de uzun ve güzel olur umarım...

Öncekinin hakkını verelim...

Heberler (Türkmax), henüz sadece videosunu izlemekle yetinebildiğim bir program. Bildiğim kadarıyla ABD’li ünlü mizahçı Jon Stewart’tan etkilenmeler var... Mevzular çoğunlukla gerçek de olsa işleniş biçimleri çakma. Yeni bir şey değil. Yıllardır ben dahil birkaç haberci girip çıktı o topa. Ama bu kadro hakikaten eğlenceli... Yine de önceki akşam Disko Kralı’nda bu tarz yeni bir şeymiş gibi resmedildi ki ona itirazım var... Eğer yıllar öncesinin efsane programı Şok (Korcan Karar sunardı) ve onu hazırlayan takımın efsane mizah sitesi Shockhaber, efsane gazete köşesi Serin Duruş’u anmazsak haksızlık etmiş oluruz... Bir de şimdilerin Zaytung isimli mizah/haber sitesi var ki o da ciddi bir esin kaynağı oluyordur sanırım Heberler ekibine...

Ver mesajı ver ver ver!

Mesut Komiser (Arka Sokaklar/Kanal D) barda takılırken arka masada arkadaşlarını askere uğurlayacak gençlere takılıyor gözümüz... Artık bildiğimiz gibi çoğunun sırtında şanlı bayrağımız duruyor. Önlerinde de dibi bulunamayan şişeler... Asker uğurlamayı bir şenlik havasından çıkarıp kimi zaman trajik noktalara sürükleyen bir sahneyi resmediyor oyuncular. Alkolü dipleyip direksiyonlarının başına geçecekler birazdan çünkü... Kendi düğününü kana bulayan magandaların, trafik teröristlerinin filan artık sıradan haber olarak değerlendirildiği modern zamanlarda en azından alkol denen meretin bu gibi günler için çok da hayırlı olmadığının altını çizmek gerekiyor... Bunu bir yazarın yazmasından ziyade, bir senaristin dizide resmetmesi çok daha etkin bir yöntem. Hele de Arka Sokaklar gibi çok izlenen bir dizinin... Alkol düşmanı filan olmadığımı bilir yakınlarım. Ama bir şekilde kalabalık organizasyonlarda sorun çıkardığını bilirim. Ve isterim ki, herkes bilsin!

Unutulmaz final yapıyor ama...

Ve Unutulmaz dizisinin final biletini kesti atv. Bunu anlamaya çalışıyorum. Reytingleriyle kolay vazgeçilebilecek bir iş değildi Unutulmaz... Üstelik ben dahil hemen tüm izleyicisini isyan ettiren geç saat yayınına rağmen kanalın bazı dizilerinin iki misline yakın izleyici topluyordu ekrana... Kimi zaman ölçüyü kaçıran hikayesine çok ısınamasam da, rakip bir kanalın eline geçse iyi bir silah olarak kullanabileceğine eminim bu dizinin... Gözüm ister istemez son dönemde “kelle avcısı” performansı çizen kanallara meylediyor. Unutulmaz’ı unutmayacaklarına eminim onların... Bu arada meselenin bir de “yapımcı yorgunluğu” boyutu var. Dizinin yapımcısı Ahmet Bayram 4 hafta sonra bitecek olan hikayenin kendisini çok yorduğunu söyledi bana... Ahmet ağabeye kızdım ister istemez. Bazı işlerde yorulma hakkını kullanamaz insan. Bu köşenin yazarı malum diziyi en çok eleştiren adam olarak Unutulmaz’a sahip çıkıyorsa, yapımcının bu dört hafta içinde yorgunluğunu toparlayıp izleyiciye iyi haber vermek gibi bir zorunluluğu vardır. Bu kadar...