Soma Davası'nda 2. duruşma

Manisa Soma'da 301 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciası davasının ikinci duruşmasında tutuklu 8 sanık mahkemeye getirildi. Ölenlerin isimleri okunurken gözyaşlarına boğulan bazı madenci yakınları, fenalık geçirdi

Soma Davası'nda 2. duruşma

Manisa’nın Soma ilçesindeki maden faciasında 301 kişinin ölümüyle ilgili davanın ikinci duruşması bugün görülüyor.

Aliağa ilçesindeki Şakran Cezaevi'nde bulunan 8 tutuklu sanık, güvenlik nedeniyle Soma değil, İzmir üzerinden Akhisar'a getirildi. Sanıklar, Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki nezarethaneye saat 03.00 sıralarında alındı.

 

 

Sabah saat 07.30 sıralarında duruşmanın yapılacağı salona getirilen sanıklar, jandarma ekipleri eşliğinde arka kapıdan içeri alındı.

Duruşma için Manisa, Balıkesir ve İzmir'den madenci yakınları sabah saatlerinden itibaren ilçeye geldi.

Polis barikatından geçen aileler, üst araması ve kimlik taramasının ardından mahkeme salonuna alındı. Duruşma salonuna cep telefonu, bozuk para, çakmak ve pet şişe alınmadı.

GERGİNLİK YAŞANDI

Duruşma salonun dolduğu gerekçesiyle bazı kişiler içeriye alınmadı. Buna tepki gösteren bazı sendika üyeleri ile polisler arasında sert tartışmalar yaşandı.

 



Duruşma salonuna giremeyen madenci yakınlarından biri sinir krizi geçirdi.

Duruşma yaşanan tartışmalar nedeniyle bir saat gecikmeli olarak saat 10.00'da başladı.

'AİLELERİ İÇERİ ALIN, BİZ AYAKTA DURURUZ'

450 kişilik salonda yer kalmadı. Salonun orta kısmı müşteki ve mağdurlara ayrılırken, sağ kısıma basın mensupları ve izleyiciler, sol kısma ise avukatlar oturtuldu.

Duruşmada söz alan müşteki avukatları, bazı madenci ailelerinin dışarıda kaldığını belirterek, "Kendilerini içeri alın, biz ayakta dururuz" dedi.

Salon dışına çıkarak kapıda bekleyenlere seslenen müdahil avukatlarından Can Atalay, tüm madenci ailelerinin duruşmayı izleyebilmesi için bazı müdahil avukatların gerekirse salondan çıkarak yerlerini dışarıdaki ailelere vereceğini söyledi.

Mahkeme heyeti, kapıda bekleyen ailelerden bir bölümünü daha salona alınmasını istedi.

Öte yandan, duruşma salonunda fenalaşan madenci yakını 2 kadın solan dışındaki ambulanslara götürüldü. Fenalaşanlardan biri hastaneye kaldırıldı.

İSİMLER OKUNUNCA FENALAŞTILAR

Haberin devamı için ikinci sayfaya geçiniz

Davanın bugünkü duruşmasında ilk olarak sanıklar, sanık avukatları, mağdur avukatları isimlerini söyledi. Ardından duruşmaya katılan acılı aileler, ölen yakınlarının ve kendilerinin isimleri ile yakınlık derecelerini söyledi. Çok sayıda işçi yakını, ölen işçilerin adını söylerken ağladı. Bu sırada bir işçi yakını kadın bayıldı. Hakim içeriye sağlık görevlilerini çağırdı.

İşçi yakınları, mahkeme başkanı Aytaç Ballı’nın duruşma öncesinde, söz verilmeden kesinlikle kimsenin konuşmayacağı, konuşanın dışarı çıkarılacağı uyarısını, bu yoklama sırasında geldi.

Bir işçi yakını içeriye neden su ile giremediklerini sorunca, hakim "güvenlik gerekçesiyle" dedi.

'EŞİM 3 GÜNLÜKTÜ, 3 GÜNLÜK'

Duruşmada, ölen işçilerden Ali Kavak’ın eşi, "Eşim 3 günlüktü, 3 günlük" diye bağırdı.

Bu sırada oğlunun adını söyleyen bir başka anne "Ben yavruma doyamadım, kuzuma doyamadım" diyerek gözyaşı döktü.

Ölen yakınlarının adlarını söyleyen yakınlarından bazıları "Canımız çok yanıyor", "İki işçinin yakınıyım. İki şehit verdim", "37 günlük evladım yetim kaldı", "Benim kocam çocuğunu göremedi", "Benim çocuğum yandı onlar da yansın" dedi.

Ölen işçilerden Uğur Çolak’ın babası, sanıklara doğru bakarak, "Bunun hesabını hem bizim, hem de Allah’ın önünde veremezsiniz" diye bağırdı. Bir başka anne "Biz nasıl ağladıysak onlar da ağlasın" diye konuştu.

'432 ÇOCUK BABA DİYE KARA TOPRAĞA SARILIYOR'

Bu arada ölen işçilerden Muhammet Girgir’in eşi Derya Girgin, "Eşim çocuğunu göremedi. Devletten adalet istiyorum" diye konuştu.

İşçilerden Bayram Erol’un eşi Selda Erol ise "432 çocuk baba diye kara toprağa sarılıyor. Adalet istiyoruz" dedi.

Ölenlerden İsmail Coşkun’un eşi Hüsniye Coşkun da "Benim evladım var. Nasıl yaktınız onu, nasıl kıydınız. 28 yaşındaydı o" dedi.

Bu sırada dışarıda kalan bazı işçi yakınları içeri girmek isteyince, avukatlarla Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı arasında kısa süreli tartışma yaşandı. Ardından bazı avukatlar dışarı çıktı, onların yerine içeri alınan işçi yakınları oturdu.

CAN GÜRKAN: ŞU AN AYLIK GELİRİM YOK

Yoklama bittikten sonra mahkeme başkanı Aytaç Ballı, iddianamenin kabul edildiğini hatırlatarak, tutuklu ve tutuksuz sanıkların kimlik tespitine geçti.

45 sanıklı davanın kimlik tespitine, davanın bir numaralı sanığı olan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’dan başlandı. Can Gürkan’a aylık geliri sorulduğunda, "Şu anda yok" yanıtını verdi. Bu duruma aileler "Yalan söylüyor, var" diyerek tepki gösterdi. Ardından Genel Müdür Ramazan Doğru’ya geliri soruldu. O da aylık gelirinin 37 bin lira olduğunu söyledi. İşletme Müdürü Akın Çelik de 12 bin lira aylık geliri bulunduğunu belirtti.

Bu sırada ölen işçilerin yakınlarından bazılarının ’şerefsiz’ diye bağırdığı duyuldu. Hakim de görevlilerden, bu tür sözler söyleyenlerin bunu tekrarlamaları durumunda dışarı çıkarılmasını istedi.

Mahkeme salonuna gelenlerin içeriye çakmak, parfüm şişesi ve su şişesi ile girmesine izin verilmeyen duruşmada, kimlik tespitlerinin ardından iddianamenin okunmasına geçildi.

1 SAAT ARA VERİLDİ

Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 8 tutuklu, 37 tutuksuz sanık hakkında Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın görüldüğü duruşma, 1 saat verilen aranın ardından tekrar başladı.

Duruşmada, iddianamenin 104. sayfadan itibaren okunmasına devam edildi.

DHA

2