'Sonumuz Yazıcıoğlu gibi olacak diye korktuk'

Pazar, 22 Kasım 2009 - 16:51

'Sonumuz Yazıcıoğlu gibi olacak diye korktuk'

Erzurum'un İspir İlçesi'nden, çoğunluğunu Kurban Bayramı tatiline giden üniversitelilerin oluşturduğu yolcularını Rize'ye götürürken cuma akşamı Ovit Dağı'nda çığ düşmesi sonucu mahsur kalan midibüsteki 18 kişi, tam 40 saat sonra kurtarıldı. Helikopterlerin sis ve tipi, karayolları ekiplerinin de sürekli yağan kar ve düşen çığlar nedeniyle gidemediği olay yerine olaydan 30 saat sonra dün gece yarısı Rizeli dağcılar ulaştı. 

Çoğu donma tehlikesi geçiren midibüstekileri çetin kış koşullarının hüküm sürdüğü bölgeden sabah yola çıkaran dağcılar, bata çıka 2 saatlik yürüyüşün ardından paletli kar araçları ve ambulanslara alarak saat 10.00'da Karayolları bakımevine getirmeyi başardı.

DAHA KISA OLAN YOLU SEÇTİ AMA...

İspir İlçesi'nden cuma günü saat 17.00'de yolcularını alan şoför Hasan Aslan yönetimindeki Öz İspir Seyahat'e ait 25 EC 912 plakalı midibüs, Rize'ye gitmek üzere hareket etti. Sürücü Hasan Aslan, normalde kış koşullarında Artvin ya da Gümüşhane güzergahından gitmesi gerekirken, üçte bir daha kısa olan, ancak kışın saat 17.00- 07.00 saatleri arasında araç trafiğine kapalı Ovit Dağı güzergahını takip etti.

Saat 18.00 sıralarında Ovit Dağı Geçedi'ne yaklaşıldığında yoğun kar yağışı ile karşılaşan sürücü yolun kapalı olduğunu gösteren tabelalara da aldırmayıp devam etti. Midibüs yolda güçlükle ilerleyip Ovit Dağı'nın İkizdere İlçesi'ne 67 kilometre uzaklıktaki ve 2 bin 600 metre yükseklikteki Biberoğlu Yaylası kesimine ulaştığında çığ düştü. Hem önüne hem de arkasına düşen çığ nedeniyle hareket edemeyen midibüste çoğunluğunu Atatürk Üniversitesi öğrencilerinin oluşturduğu 16 yolcu ile sürücü Hasan Aslan ve yardımcısı Semih Sayın mahsur kaldı.

KURTARMA ÇALIŞMALARI

Midibüste mahsur kalanların cep telefonuyla haber vermesi üzerine, Rize ve Erzurum'la çevre illerden Sivil Savunma ve AKUT ekipleriyle çeşitli kulüplere üye dağcılar bölgeye hareket etti. Karayolları ekipleri ile belediyelerden oluşturulan ekipler iş makineleriyle yol açma çalışması başlattı.

Gece boyu süren çabalar yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle sonuçsuz kalırken, cumartesi sabahtan itibaren ekipler takviye edildi, Genelkurmay Doğan Afetler Aarama Kurtarma timleri devreye girdi. Olay yerine karadan ulaşmanın güçlüğü dikkate alınarak helikopter istendi. İkizdere ve İspir ilçelerine gelen askeri helikopterler, sis ve çığ riski nedeniyle olay yerine ulaşamadı. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da dün akşam bölgeye gelerek kurtarma çalışmalarına nezaret etti.

30 SAAT SONRA ULAŞILDI

Ovit Dağı'ndaki Karayolları 103'üncü Şube Şefliği'nde oluşturulan kriz masasındaki yetkililer, midibüste mahsur kalanlarla sık sık irtimbat kurarak, ekipleri yönlendirdi.

İş makinelerinin yol açma çalışmalarının uzun süreceği, helikopterle ulaşmanın da mümkün olmayacağı anlaşılınca bölgeyi çok iyi bilen dağcı ekibi Karayolları Şube Şefliği'nden mahsur kalanların bulunduğu 10 kilometre uzaklıkta midibüsün bulunduğu noktaya hareket etti. Kaçkar Dağcılık Kayak Rafting İhtisas Spor Kulübü (KDRK) Başkanı Mehmet Emin Ayhan ve dernek üyelerinden Sultan Beyaz ile Hasan Köse, sarp ve kayalık bölgeye kadar ilerledikten sonra yaklaşık 3 saatlik yürüyüş ardından bugün saat 00.30'da 18 kişinin mahsur kaldığı midibüse ulaştı.

Yanlarında götürdükleri su ve gıda maddelerini midibüste mahsur kalanlara veren dağcılar, Ovit Dağı'nda oluşturulan kriz merkezinde bulunan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu'nu telefonla bilgilendirdi. Bu haber üzerine Rize Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Tepe'nin de yer aldığı 10 kişilik sağlık ekibi yaya olarak hareket etti. Ancak, sis ve tipi nedeniyle ekipteki 6 kişi dönmek zorunda kaldı. İl Sağlık Müdürü Tepe ile 1 doktor ve 2 sağlık personeli ise 4 saatlik yürüyüş ardından midibüse ulaştı. Sağlık ekibi, soğuktan etkilenen iki yolcuya tıbbi müdahalede bulundu. Ekip, mahsur kalanlar için bot, çorap, çamaşır ve kara batmadan yürümeyi sağlayan hedik istedi.

DAĞCILAR YAYA İNDİRDİ

Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu, Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Erhan Güder, Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı, Karayolları Genel Müdürü Mehmet Cahit Turan ve diğer yetkililer saat 06.00'da toplantı yaptı. Toplantıda, midibüse ulaşan ekibin verdiği bilgilerde helikopterin bölgeye inemediği öğrenilince, mahsur kalan 18 kişinin yaya olarak getirilmesi kararı alındı. Bu karar, şantiye çevresinde bekleyişlerini sürdüren yolcu yakınlarına da iletildi. Araçlarına binerek bölgeye hareket etmek isteyen yolcu yakınları, Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı'nın güzergahta çığ riski olduğu yönündeki uyarısı ardından bölgeye gitmekten vazgeçti.

Seçilen dağcı ekibi istenen malzemelerle mahsur kalanlara ulaştı. Burada kısa bir plan yapan dağcılar 18 kişiyi alarak, paletli araçlar ve ambulansların bulunduğu 3 kilometre aşağıya kadar karda bata çıka indirdi. Buradan da ambulanslara ve paletli araçlara alınan 18 kişi, karlı yoldan 7 kilometre uzaklıktaki Karayolları 103'üncü Şube Şefliği'ne ulaştırıldı.

Aralarında midibüs şoförü Hasan Arslan ve yardımcısı Semih Sayın'ın da bulunduğu yolcular Hızır Deniz, Doğan Kaya, Elif Beyza Yıldırım, Salih Kaşıkçı, Deniz Hacıfazlıoğlu, Yakup Erbaş, Gülefer Akın, Hülya Korkmaz, Funda Fener, İmdat Çetin, Serkan Mercan, İsmail Can Koçali, Fatih Sultan Yılmaz, Savaş Yaşar, Yavuz Kopuz ve Zafer Mutlu yakınlarıyla kucaklaştı. 18 kişi daha sonra ambulanslarla İkizdere Sağlık Merkezi'ne getirildi ve burada sağlık kontrolünden geçirildi.

BAYRAM YERİ GİBİ

Mahsur kalanların yakınlarının iki gündür endişe içinde beklediği Karayolları 103'üncü Bölge Şefliği bir anda bayram yerine döndü.

Bir akrabası ile yaptığı telefon konuşmasında, "Çok korkuyoruz, donmak üzereyiz. Bizi kurtarın" diyen ve telefon konuşmasını tüm Türkiye'nin dinlediği 20 yaşındaki Funda Fener'in babası ile kavuşması görenleri duygulandırdı. Kızına sarılan Köksal Fener, "Bundan büyük mutluluk olamaz. Kızıma kavuştum. Hiç ümidimi kesmemiştik. Ona kavuşacağımız biliyordum. Allah'a şükür kavuştum" dedi. Funda Fener "Çok korktuk. Üşüdük. Zor anlar yaşadık. Arabadan dışarı çıkamadık. Bir an önce kurtarılmayı bekledik" diye konuştu. 

Oğlu Yavuz Kopuz'un yolunu gözleyen Emine Kopuz, oğlunu görünce ambulansa girerek ona sarıldı. Gözyaşlarına boğulan Kopuz, bir süre ağladı. Yavuz Kopuz,  korku dolu gecelerin ardından ailesine kavuştuğu için mutlu olduğunu söyledi.

Midibüste mahsur kalanlardan Saliha Kaşıkçı'nın babası Mithat Kaşıkçı da kızına kavuştuğu an büyük sevinç yaşadı. Mithat Kaşıkçı, "Çok endişelendik. 40 saattir bu anı bekledik. Şükürler olsun, kızıma kavuştum" dedi.

DEHŞET SAATLERİNİ ANLATTILAR

OVİT Dağı'nda çığda 40 saat mahsur kalanlar, yaşadıkları dehşet saatlerini DHA muhabirine şöyle anlattı:

Deniz Hacıfazlıoğlu (24): Hayattan bir ara ümidi kestik. Ölümü bekledik. Kurtarma ekipleri yakınımızda olan bir midibüsü kurtardı. Bizi orada ölüme terk edip gitti. 40 saat boyunca hayatta kalma mücadelesi verdik. Hep aklımızdan Muhsin Yazıcıoğlu'nun kazası geçti. Sonumuz Muhsin Yazıcıoğlu gibi olacak diye korktuk.

Doğan Kaya (29): 'Bir anda çığ bize vurup attı. O anları hatırlamak bile istemiyorum. Her an korku ve panik içerisindeydik. Hiçbir şey görünmüyordu. Otobüsün etrafı karla kaplıydı. Karanlıktı ve çok soğuktu. Soğuktan dolayı zor anlar yaşadık. Özellikle bayan arkadaşlar daha da zorlandı. Bugün de bize ulaşılamasaydı yarın 18 cenaze almaya gelirlerdi.

Hızır Deniz (19): Aç ve susuz kaldık. Bu gece de orada kalsaydık yarına donmuş olurduk. Hayattan koptuk, saniye saniye ölümü bekledik. Ağlayanlar ve donma tehlikesi geçirenler oldu. Aracın iki kapısı da çığ düşmesi sonucu açılmıyordu. Camdan çıkıp ihtiyacımızı giderdik. İlk gece iki kez çığ geldi. O anlar çok korkunçtu.

İLK ULAŞAN DAĞCI ANLATIYOR


Mahsurr kalan 18 kişiye ilk ulaşan Kaçkar Dağcılık Kayak Rafting İhtisas Spor Kulübü (KDRK) dağcısı Sultan Beyaz, minibüse ulaştıklarında içerdekilerin çok sevindiklerini söyledi.

Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı'nın kendilerine haber verdiğini ve kurtarma çalışmalarına hemen katıldıklarını söyleyen Sultan Beyaz, şunları söyledi:

"Aileme endişelenmemeleri gerektiğini söyledim. Mahsur kalanları kurtarmaya gideceğimizi söyledim. çünkü riskli bir işti, haberleri olmalıydı. Hemen İkizdere'ye geldik, oradan Çamlık Bakımevi'ne ulaştık. Burada hazırlıkları yaptıktan sonra midibüsün bulunduğu bölgeye hareket ettik. Gece yarısı yer yer 5 metreyi bulan karda 3 saat yürüdük ve gece yarısı midibüsü bulduk. Bizi görünce çok sevindiler. Onlara moral verdik. Götürdüğümüz yiyecekleri ve battaniyeleri verdik. Sabah Genelkurmay'ıns helikoptere 3 kez tepemizde dolaştı ancak inemeyince malzemeleri atıp döndü. Saat 07.00 sıralarında mahsur kalan yolcuları alarak inişe geçtik. Aşağıda araçların bulunduğu yere güçlükle ulaştık."

YOLUN KAPALI OLDUĞU SÖYLENMEDİ 
Rize- Erzurum karayolunun Ovit Dağı Geçidi'nin saat 17.00-07.00 arasında kapalı olduğu levhaları bulunmasına karşın buradan geçerken kendisiyle birlikte yolcuların çığda mahsur kalmasından sorumlu tutulan şoför Hasan Arslan da kendini savundu.

Yola çıktıklarında önlerinde iki kamyon olduğunu ve bölgede kar yağışının fazla etkili olmadığını ileri süren Arslan, "Çığ düşmesi sonucu yolda kaldık. Dönmek istedik. Arkamıza da çığ düştü. Daha sonra yoğun kar ve tipi başladı. İki kez üzerimize çığ düştü. Aracın  kapıları açılmaz hale geldi. Bu anda yolcularımız çok korktu. Onları sakinleştirmeye çalıştık. Telefonla yetkililerle irtibat halindeydik. Yolun kapalı olduğu yönünde bize kimse bir şey söylemedi. Biz de bu ayda bu kadar kar olabileceğini tahmin etmedik" dedi.

Bu arada sürücü Hasan Arslan sağlık kontrolünden geçirildiği İkizdere Sağlık Merkezi'nde jandarma tarafında ifadesinin alınımasının ardından taburcu edildi.

DHA

5