Erdoğan Arıpınar

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Sonun başlangıcı

Cuma, 12 Mart 2010 - 05:00

Şubat ayının 24’ünde Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin merkezi Ataköy’deki Olimpiyatevi’ne Kadıköy 4’üncü Noterliği’nden bir tebligat yollandı. Tebligat Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin geleceği ile ilgili idi. Tebligatı genç, dinamit gibi bir avukat, İskender Uygunbaş yollamıştı. Tebligatta TMOK’un asil, kıdemli 130 üyesi ıslak imzaları ile tüzüğe uygun olarak “Türkiye’nin bir olimpiyata ev sahipliği yapabilmesi için yeni bir başkan ve yönetim seçilebilmesi gerektiğini” belirterek olağanüstü genel kurul istiyorlardı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi 1908 yılında kurulmuş 1936’dan 1960 yılına kadar başkanları çoğu zaman iktidardaki hükümet tarafından seçilmiş, 1960’dan sonra yeniden dernekler yasasına göre yapılanmış bir sivil toplum örgütü idi.

Komite 1964 yılında da milli adını resmen almıştı. 1960-2010 yılına kadar üyelerinin katıldığı (muhalefet kanadının olmadığı) kongrelerle başkanlarını (Burhan Felek, Raşit Serdengeçti, Turgut Atakol, Jerfi Fıratlı, Togay Bayatlı) seçmişti. 2010 yılında ağustos ayının 6’ncı günü bir devrimin ilk adımı atılmış, Sinan Erdem’in vefatından sonra 6 yıl TMOK’un gereken aktiviteyi göstermediğini ve bir atılım yapılması gerektiğini düşünen asli ve kıdemli üyeler bir araya gelerek ilgi uyandıran bir isim altında birleştiler: AOH “AKİL ADAMLAR OLİMPİK HAREKETİ...” 24 Şubat günü yollanan tebligat onların Türkiye çapındaki çalışmalarının ve AOH’a gösterilen güvenin sonucu idi.

Yasalara göre 24 Şubat’tan tam bir ay sonra; Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Genel Kurulu tarihinde ilk defa olağanüstü olarak toplanacak, ülke sporunu seven, unvan için değil, ülkeye hizmet etmek için bir araya gelecek üyeler yeni yönetimi göreve getireceklerdir. Akil Adamlar kendileri ve makamlar için değil, çoğu ilerlemiş yaşına rağmen ülke sporu için verdileri bu mücadeleden yüz akı ile çıkmayı bir hedef; sonucunu ise bir ödül olarak seçmiş bulunuyorlar. Böylece 24 Şubat, aktif ve şeffaf olmayan, ülkeye olimpiyat kazandıracak gücü bulunmayan, topluma, gençliğe, üniversitelere kapalı, tek sesli TMOK yönetiminin sonunun başlangıcı olarak Türk olimpiyat tarihine geçecektir. Tanrı Türk sporu için fedakarca çalışanları zafere ulaştırsın.