Sosyal annelerin sosyal çocukları olur

Pazar, 17 Ağustos 2014 - 01:00

Ben çocukken, arabayla çıktığımız uzun yolculuklarda, babam direksiyonunu neredeyse yol üzerinde gördüğümüz her sarı tabelalı tarihi yere çevirirdi. Bazen de görmeyi çok istediğimiz yerler için, dönüş rotamızı değiştirir, hatta uzatırdı. Belki de antik kentlere duyduğum merak, çocukluğumda görüp hayran kaldığım Efes, Asos, Teos gibi yerlerdeki o havayı teneffüs etmemden kaynaklanıyordur. Şimdi kızlarımla birlikte gezdiğim kadar, tek başıma da çeşitli kültür turlarına katılıyorum. İçimde ukte kalan arkeoloji tutkusunu biraz olsun bu turlarla hafifletiyorum. Çocuklarınızla gidebileceğiniz kültür turları son dönemde benim en ilgimi çeken şeylerden biri. Kızlarla her Dolmabahçe Sarayı’nın önünden geçişimizde bana oranın ne olduğunu sorarlar, ben de onlara oranın bir saray olduğunu, bir zamanlar orada gerçek prenseslerin yaşadığını anlatırım. Ben anlattıklarıma biraz masal katıyorum elbette. Çünkü benim prenseslerim henüz 4 yaşında. Ama tarihi benden daha iyi anlatabilecek, çocuklarla iletişimi iyi olan profesyonel rehberler eşliğinde İstanbul’un tarihi mekanlarını siz de çocuklarınızla gezebilirsiniz. Sacred 7 Turizm’in çocuklarla kültür turları hakkında bilgi almak için www.sacred7travel.com adresine göz atabilirsiniz.

Bunları biliyor musunuz?

*Her çocuk başkadır ve kendine has bir tempoda gelişir. Bazı bebekler 10’uncu ay yürümeye başlarken diğerleri 14’üncü ayda yürümeyi başarabilir. Bazıları uzun süre emeklemekle yetinirken diğerleri bu aşamayı atlayıp hemen yürümeye başlayabilir. *3 aya kadar bebekler 3-6 milyon arası göz hareketi gerçekleştirir. 12-19 ay arası, bebekler saatte 2400 adım atar, 17 kez düşerler. Bir bebek 2 yaşına gelene dek yaklaşık 28 kilometre emekler, 900 kilometre yürür ve 5.760 kez düşer. Bunu kuş uçuşu uzaklıklara vuracak olursak bebeğin 2 yılda yaptığı yol, Ankara-Bingöl arasındaki mesafeye eşittir. *Bebek konuşmaya başlamadan önce sosyal ve fiziksel çevresini araştırmak için hareketi, bir iletişim aracı olarak kullanır. *Bir aktivite sonunda alkışlamak ve övgüde bulunmak suretiyle çocuğumuzun güven hissini ve kendine olan saygısını oluştururuz. *Bebekler, ses perdesi, tonu ve düzeyi değişen animasyonlu sesleri duymaya bayılırlar. Aktiviteleri daha eğlenceli ve çarpıcı bir hale getirmek için sesinizi kullanın. *Bebeğinizin uyumak için biraz yardıma ihtiyacı varsa gece son iş olarak ona bir ninni söyleyin. Bebeğinizin sizin sesinizi dinlemekten daha fazla sevdiği bir şey olamaz ve sesinize katacağınız melodik tını, onu daha çabuk yatıştırır. *Cazip olsa da televizyonu kapatın. 2 yaşın altındaki çocuklar televizyona yapıştıkları takdirde kazanacakları pek az şey, ancak kaybedecekleri çok şey bulunmaktadır.

Uyku düzeni şaşmasın

Uzun ya da kısa, tüm tatil programlarında anneleri endişelendiren şeylerden biri de çocukların uyku düzeninin şaşmasıdır. Uyku saatlerine sadık kalabilmek, tatil dönemlerinde biraz güçleşse de, yine de uyku ritüelini oluşturduysanız, bu düzen kolay kolay bozulmaz. Bunun için yapmanız gereken şey, tatil programınızı doğru planlayabilmek. Gideceğiniz tatile, çocuğunuzun uyku ritüelinde kullandığınız oyuncak, müzik gibi şeyleri de mutlaka alın ki, kendi odası dışında bir yerde uyumaya çalışan çocuğunuza tanıdık bir şeyler huzur versin. Çocuğunuzu sürekli yatak odasında uyutmak zorunda değilsiniz. Bazen doğal dış sesler de çocuğun uyumasına yardımcı olur. Kuş sesleri, denizin sesi ya da rüzgar sesi gibi... Siz uyku stresi yaptıkça, bu durum çocuğunuza da yansıyacaktır. Uyku saatlerinde uyutmaya özen gösterin ve uyumadan önce yaptıklarınızı yapmaya devam edin. İlk gün belki yol yorgunluğu ve yerini yadırgama söz konusu olabilir ama ikinci günden itibaren istikrarlı bir şekilde uyku düzenine sadık kalmalısınız. Biz yetişkinlerde bile yerini yadırgama durumu varken, küçük çocuklarda da bunun yaşanması son derece normal. Biz her yere kendi yastığımızı götüremesek de, çocukların uyku alışkanlıklarını değiştirmediğimiz sürece, hangi odada uyudukları pek önemli değil aslında.