Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

'Soykırım' demeden üzülemiyor muyuz?

Cumartesi, 25 Nisan 2015 - 05:00

1915 olayları yüzyılın en acı veren hadiselerinden biridir. İttihat ve Terakki’nin aldığı sürgün kararı binlerce Ermeni’nin hayatına mal olurken ortaya korkunç bir dram çıkmıştır.
1915 tarihin utanç sayfalarında biridir. Ve utanmak için Türk, Kürt, Ermeni filan olmaya ya da adına “soykırım” denmesine de gerek yoktur.
* * *
Türkiye, Erdoğan döneminde bu meseleye son derece sağlıklı bir yaklaşım sergiledi.
Erdoğan 1915 olaylarıyla ilgili tartışmanın bilimsel boyutta yürümesi için bir irade koydu.

[[HAFTAYA]]


Ermenistan’a ve Diaspora’ya, “Gelin biz çekilelim, arşivleri açalım tarihçiler tartışsın.
Biz de sonuca razı olalım” dedi.
Gel gör ki hiçbir cevap alamadı.
Çünkü Diaspora, 1915’i tarihçiler boyutunda tartışmak yerine uluslararası siyaset ve medya üzerinden yürüttüğü kampanyalarla dünyaya ‘pazarlamayı’ tercih ediyor.
‘Pazarlamak’ diyorum çünkü yaptıkları kelimenin tam anlamıyla bu.
Türkiye devletinin yıllarca 1915’teki katliamın üstünü örtmek için uydurduğu ve ürettiği ‘belgeler’ gibi Diaspora da aynı yoldan giderek 1915’e “soykırım” dedirtmek adına ‘belgeler’ üretip, gerçekleri olduğu gibi değil olmasını, istedikleri gibi anlatan kitaplar üretiyor.
* * *
Zorla “soykırım” dedirtme baskısı hem içeride hem de dışarıda öylesine zıvanadan çıktı ki Hrant Dink gibi bir basın kahramanının katledilişinin yıl dönümünde Hrant’ın acısını paylaşmak, işlenen cinayete karşı sergilenen toplumsal tavra destek olmak için yürüyüşe katılıyorsunuz...
“Soykırımla Yüzleş” diye bir pankart sokuyorlar gözünüze.
* * *
Mesele acılar tarihi yazmaksa en az Ermeniler kadar Türklerin de anlatacağı hikaye var.
Yanlış anlaşılmasın Türklerin 1915’le yüzleşmesine bir itirazım yok. Ama yüzleşmeye başlayacaksak Ermeniler de boş durmasın lütfen: Erzurum’da, Kars’ta kazıklara oturtulan köylüler, ASALA marifetiyle katledilen büyükelçiler, onların gencecik eşleri, kundakta kurşunlanan bebekleri... “1915’in sorumlusu...” diye Talat Paşa’yı Almanya’da öldürten, katil Solomon Tehleryan’ı yargılamaktan kurtarıp heykelini dikenler...
* * *
Acıları yarıştırmak için yazmıyorum bunları...
Aksine yarıştırmak yerine acılarımızı ortak acılar belleyip birlikte üzülmekten geleceğe dair dersler çıkarmaktan yanayım.
Ama bu “Soykırımı kabul etmeyen insan değildir” tavrı son derece yanlış ve itici olmaya başladı, bilesiniz.
Başında da yazdım, 1915’e üzülmek, o acıyı paylaşmak için adına “soykırım” denmesi gerekmiyor.