Söylenen doğru

Perşembe, 05 Ağustos 2010 - 05:00

2006 yılında taşındığım apartmanın oturma izni yok. Almak için girişimde bulundum, bana binaların yüzde 75’inin oturma izninin olmadığı, uğraşmamam gerektiği söylendi. Bu durumda ben ne yapayım?  B.K.

Bir tarihte evim soyuldu, ben telaş içinde koşuşurken bu konuda söz sahibi olanlar beni teselli etti. Dediler ki; “Herkes soyuluyor ne yapalım yaygın bir olay.” Ben bunu duyunca bir ferahladım bir ferahladım anlatamam. Sizinki de öyle. Ancak ne yazıkki bizde böyledir, yasadışılık yaygınlaşınca mazur görmeye başlarız, yani problemi başımızdan atarız. Şimdi sizin için iskan alınması bakımından eksik olan nedir, tam olarak bilemiyorum. Bir kapıcı dairesi meselesi var, binanın projeye tam olarak uyması şart. Ama iskan almanın önündeki engelleri de iyi biliyorum. Vatandaş kat irtifak tapusu ile oturuyor, iskanı almıyor, kat mülkiyetine geçmiyor. Kanun ilk çıktığında belirli bir süre kat mülkiyetine geçilmediği takdirde kat irtifak kaydının tapu müdürlüğünce kendiliğinden silineceği hükmü vardı. Sonra bu madde kaldırıldı, yani vatandaş iskan almadan oturmaya teşvik edildi. Sizin kat irtifak tapunuz var ise şimdilik bir problem yaşamazsınız. Kat mülkiyet tapusu için elinizde imkan oldukça ve vakit ayırabildiğiniz zaman işlemleri yapmaya bakarsınız. Burada elbette bürokrasinin de kabahati büyük. O kadar zor işliyor ki anlatamam.

Vekalet versin

1992 yılında tarla sattık, ancak şimdi bu tarlayı paylaşmam gerekiyor. Paylaşacağım kişi yurt dışında. Bunu nasıl paylaşacağız? M.K.

Önce bir yazım hatası olup olmadığını kontrol edelim. Bir arsa sattınız mı aldınız mı? Sattı iseniz sizin olmayan bir yeri nasıl paylaşacaksınız. Kafama takıldı. Aldınız ise hiç problem değil, bütün derdiniz bu olsun. Birincisi yurt dışındaki ortak hiç gelmiyor mu? Geldiğinde yapın bu işi. Evet bir günde olmaz, olsun burada bir yakınına vekaletname versin, vekili ile bu işi yapın. O da mı olmadı ortaklığın giderilmesi talebi ile bir dava açın, paylaştırmayı mahkeme yapsın. Evet bu halde biraz uzar ama ne yapalım başka çare yok.