Sözün kısası

Pazar, 01 Şubat 2015 - 05:00

Haftanın en önemli olayı, şüphesiz Yunanistan seçimleriydi. Yankıları hâlâ sürüyor.
Sonuçtan romantik solcular çok mutlu oldular. Hesap kitap bilen solcular ise kara kara düşünmeye başladılar.
Peki, Türk Solu’na burdan bir mesaj çıkar mı?
Çıkar.
Etiler, Bebek, Levent oylarına değil de (Çünkü onlar zaten cepte keklik) bir zahmet varoşlara yönelirlerse, ekmek bile çıkar.

[[HAFTAYA]]

* * *
Merhum Ecevit, yüzde 42’ye kadar çıkarmıştı oylarını.
Bunlar sırf sol oylar değildi.
Gayrimemnun kalabalıklar da Ecevit’e oy verdi. Çünkü o bir umuttu.
Ne zaman ki o umut tükendi, oylar da eridi ve yüzde 1’e kadar indi.
* * *
Haziran’da seçim var.
Türk Solu’nu kim temsil ediyor, bilemem.
Kim ederse etsin ama sadece sol oylara talip olmak yetmez.
Umut olmak da gerekir.
Yoksa barajı aşmak marifet değil.
Oylarını ikiye, üçe, dörde, beşe katlayabiliyor musun?
Ondan haber ver. Aksi halde sıradan bir partisin. 4 yıl daha bekle... Olmadı mı, bir 4 yıl daha.
* * *
Bence bizim Ana Muhalefet, akıllıca bir strateji uyguluyor.
Yarışın sağ-sol yarışı olmadığını farketti, nihayet değişik pazarlara doğru açılıyor. Ama evdeki bulgurdan olur mu, onu bilmem.
En azından denemeye değer.
Yıllardır kendini dar bir hücreye kitledi de ne oldu?