A. Yavuz Kocaömer

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/02/01/8186505.a-yavuz-kocaomer.png

Sporda itibar yönetimi

Pazartesi, 19 Kasım 2012 - 05:00

17-19 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da Kadir Has Üniversitesi’nde ‘Uluslararası İtibar Yönetimi Konferansı’nın bir bölümündeki başlık ‘Spor ve İtibar Yönetimi’ydi. 19 Ekim günü yapılan panele moderatör olarak aynı zamanda Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Levent Bıçakcı, UEFA I. Asbaşkanı Şenes Erzik ve Türk hakemliğinin en önde gelen ismi Cüneyt Çakır ile birlikte katıldık.

Dr. Levent Bıçakcı, Şenes Erzik ve Cüneyt Çakır’ın ‘Spor ve İtibar Yönetimi’ konusunda yaptıkları konuşmalardan sonra söz bize geldi. Salonda bulunan gençlere, ülkemizde gerçekten itibar kavramının olup olmadığını, bize göre itibar olmayan bir yerde yönetiminin de olamayacağını anlatmaya çalıştık. Ve ülkemizde bizlerin birbirimizin itibarını zedelemek ve ortadan kaldırmak için adeta programlandığımızı dile getirdik.

[[HAFTAYA]]

Ülkemizde örnekler öyle çok ki

Özellikle de sporumuzda, spor yönetiminde itibar kavramından söz edebilmek özellikle son senelerde çok zor. Birçok spor federasyonunda başkan seçimlerinden tutun da, kulüp başkanlarının, bir kısım TV yorumcularının ‘belden aşağı vurmaları’ konusunda verilecek o kadar çok örnek var ki! İtibar ‘saygı görme, güvenilir olma, prestij’ anlamlarına geldiğine göre, bizlerin birbirine saygı gösterme mecburiyetinin de unutulduğu bir ortamda hangi “itibar”dan söz edeceğiz. Burada hiçbirimizin diğerine söyleyeceği çok fazla bir sözü yok. Çünkü egoların öne çıktığı, spora siyasetin büyük ölçüde karıştığı bir ülkede, o konudaki itibar ve onun yönetiminden de söz etmek mümkün değil.

Yapılması gereken, önce siyasetin spordan elini çekmesi ve daha sonra yeni bir yapılaşma içinde spora ve onun yönetimine itibar kazandırılması. Yıllardır ülkemizde bu konuda bir gelişme yaşanmadığından bize de sadece böyle yazmak kalıyor. Ama bir noktayı hiçbirimizin unutmaması gerekir. ‘SEVGİDE SERBESTLİK, SAYGIDA MECBURİYET’ vardır. Bu saygı da makamlara değil, insanlara duyulması gereken saygıdır.

Oscar Pistorius’u ne kadar tanıyorsunuz?

Oscar Leonard Carl Pistorius, 22 Kasım 1986’da Güney Afrika’nın Johennesburg kentinde ayak parmakları, topukları ve diz altındaki eklemleri olmadan dünyaya geliyor. 11 aylıkken 2 bacağı dizlerinden kesiliyor. Daha çocukken su topu ve rugby oynuyor. Ve babasına “İlerde süper rugby maçlarında oynayacağımı bil” diyor.

7 yaşında koşmaya başladı

1994’te, 7 yaşındayken atletizme başlıyor. Kendine uygun yapılan iki protezin üzerinde her gün 4-5 saat antrenman yaparak yarışmalara hazırlanıyor. 2004’te Atina’daki Paralimpik Oyunları’nda dünyada ilk defa 200 metreyi 22 saniyenin altında koşan ‘Ampute atlet’ unvanını kazanıyor. Mart 2005’te Güney Afrika yarışmalarında engelsiz sporcularla birlikte 400 metre yarışlarına katılıyor ve Güney Afrika 6’ncısı oluyor. 2007 yılında engellilerde 100 metreyi 11,91, 200 metreyi 21,58, 400 metreyi 46,34 saniyede koşarak yeni rekorlara imza atıyor. Ve bunun ardından 2008 Pekin Paralimpik Oyunları’nda 100, 200 ve 400 metrede altın madalya kazanıyor. Ve böylece 3 branşta birden altın madalya kazanan ilk paralimpik sporcusu oluyor.

 

Engelsizlerle yarışması yasak

Daha sonra 2008’deki Pekin Olimpiyatları’nda, Güney Afrika 400 metre ikincisi olarak katılmaya aday oluyor. Onun bu başarıları, Uluslararası Atletizm Federasyonu’nun dikkatini çekiyor ve 2007 yılının ilkbaharında yapılan bir inceleme sonunda, atletlere böyle teknik araçlarla avantaj kazandırmak yasaklanıyor. Ve böylece Oscar Pistorius’un engelsiz yarışmalarına katılması yasaklanıyor.

Bunun üzerine Uluslararası Spor Mahkemesi’ne (CAS) başvuran Pistorius, Mayıs 2008’de buradan çıkan bir kararla yeniden olimpiyatlarda yarışma hakkını kazanıyor. Ancak elemeleri geçemediği için Pekin’deki yarışmalara katılamıyor. 2012 Londra Olimpiyatları’nda ise, 400 metrede yarı finale kadar çıkıyor ve daha sonra yapılan Londra Paralimpik Oyunları’nda 400 metrede altın madalya kazanıyor.

ÇENGELLİ PANO

Yüzde 50 sol elimden engelleyim. Sol parmağım hiç yok ve mevcut iki parmağım ise diğer parmaklarıma göre 3/1 boyutlarında. Hayatımın hiçbir alanında iş veya okul hayatımda beni hiç engellemedi. Size bunları kendim için değil, benim durumumda bulunan ve kısıtlı imkanlara sahip arkadaşların şartlarının değişebilmesi için anlatıyorum.

Bildiğiniz gibi 2010’da ÖTV’siz araç alımlarında bir değişiklik yapılarak sol elden engelli arkadaşların araç alımlarındaki kolaylık kaldırıldı. Buradaki sebep, yürüyen aksamı engelleyici bir engelle sahip olmadığımız saçmalığıydı. Sol elden engelli birisi olarak direksiyon kavrama ve kullanımı nasıl otomatik vites ile ilişkilendirebiliyor ve bizden ÖTV tahsil ediliyor anlayabilmiş değilim. Herhangi bir organ kaybı olanlara yüzde 90 engelli raporu verilirken, bizim uzuv kayıplarımızın devletimizin gözünde hiçbir değeri olmadığını görmek içimi karartıyor. Bu hatanın düzeltilebilmesi için engelli vatandaş olarak yapabileceğim bir şeyler varsa paylaşırsanız sevinirim. Cenk Yiğit cenkyigit@yandex.com

‘Kitap istiyorum’

34 yaşındayım. Bir tekstil şirketinde modelist olarak çalışıyordum. Ama yaşadığım bir olay yüzünden bir yıla yakın zamandır tutukluyum. Ve daha iki yıl buradayım. Kitap okumayı çok seviyorum. Okumadığım kitap çok az. Kalan 2 yıllık cezamı kitaplarla değerlendirmek istiyorum. Bu nedenle yeni kitaplara ihtiyacım var. ‘Çengelli Pano’da sizlerin aracılığıyla duyarlı kişilerden roman ve İslam’la ilgili kitap talebinde bulunuyorum. Yardımcı olursanız sevinirim. Muhammed Yardım 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurum Müd. E-3 Koğuşu- Silivri

‘Üzmeyelim engellileri’

Mahallemizde, sokağımızda, hayatın her alanında engelli kardeşlerimizle karşılaşmak mümkün. Onların da insan olduklarını, yaşamaya hakları olduğunu, beraberce yaşayacağımızı artık öğrenmeliyiz. Engelliler korkudan sokağa çıkamıyor. Kaldırımlar, toplu taşıma araçları, sokaklar yapılırken engelliler düşünülmeli. Hastane, apartman, iş yerlerinde engelli asansörlerini sağlam olanlar kullanıyor, engelli park yerlerine sağlamlar park ediyor. Bu durum bizleri çok üzüyor. Engellilerin de insan olduğunu, normal bir insanın sahip olabileceği tüm hakların engellilerin de hakkı olduğunu unutmayalım. Barış, sağlık, mutluluk, insanca yaşamak adına saygılarımı sunarım. Servet Bardak 0538 309 94 30 neco19751@hotmail.com

Duyuru

Bu köşe ile ilgili yorumlarınızı www.tesyev.org sitesinden ‘Yazarlarımız’ bölümüne tıklayarak yapabilirsiniz.

Güzel Söz

Beni yıkmayan her şey beni güçlendirir.