Spordaki dil sorunumuz

a
a
Perşembe, 16 Eylül 2010 - 05:00

Türk dili dünya dilleri arasında hem zenginliği hem de büyük bir toplum tarafından kullanılması açısından farklıdır. Cumhuriyet’le birlikte dilimizin yabancı kelimelerden arınması için büyük uğraş verildi. Bazı uluslararası terimler vardır. Radyo-Televizyon ve telefon gibi; amma dildeki sorun; tabirlerin, yer, eşya ve hareket adlarının Türkçe olmasıdır. Ülkemizdeki spor diline gelince; başta futbol olmak üzere bir çok terim 1900’lerin başında o günkü Osmanlıca ile amma; Türkçe kullanımıştı. Futbolda beklere müdafi, forvetlere muhacim denildiği gibi. Cumhuriyet sonrası Batı’dan transfer ettiğimiz sporlarla birlikte o sporların yabancı terimleri de geldi. Amma; ne tuhaftır, ne yazarlar ne de radyoda ve tv’lerde görev alanlar; bunun Türkçesi nedir? diye düşünmediler.

[[HAFTAYA]]

Yazmaya, söylemeye devam ediyorlar. 1960’da ilk olimpiyata Roma’ya gittiğimde; spor terimlerinin hepsinin İtalyanca olarak kullanıldığını görerek ülkem adına üzülmüştüm. 1968’lerden sonra çalıştığım gazeteden Türk Dil Kurumu’na başvurdum spor terimlerinin halkın benimseyeceği, akla uygun, kelimelerle değiştirelim diye. Sonuç hüsran oldu. Öyle uydurma kelimeler buldular ki: şaşırıp kaldım. Büyük Millet Meclisi’ndeki bir raporda “Türkçe’de yabancı kelimeleri en çok spor yazar ve spikerlerinin kullandığına” dikkat çekildi. Son bir aydır da Bayan Milli Takımları ile ilgili bir çarpıklık ortaya çıktı. Yarım asır kullanıp sevdiğimiz Bayan Milli Takımı tabiri Kadın Milli Takımı olacakmış.

Bazı sivri akıllılar kendilerini dil uzmanı sanıp akıllarınca ülke diline katkıda bulunuyorlar. Dünya Basketbol Şampiyonası da bir gerçeği ortaya çıkardı. Basketbol yazan ve anlatanların konuşmalarını halka tercüme etmek gerektiği. Yedek kulübesi varken, bench, üçleme varken hat-trick vs. Şimdi, yapılacak iş bu konunun ciddiyetle ele alınması, spor uzmanlarından, gerçek dil uzmanlarından meydana getirilecek bir çalışma gurubun uydurma değil, gerçek, halkın benimseyeceği, spor terimlerinin Türkçe karşılığını bulması ve üretmesi sonra da başta Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün bunu uygulamasıdır.

Türkçe her kelimenin karşılığının bulunacağı bir dildir. Büyük Türk Ziya Gökalp, bunu şöyle vurgulamış: “Başka dile uymaz annenin sesi; her sözün ararsan vardır Türkçesi.” Sivri akıllılara meydanı boş bırakmayalım. Bir Arnavut atasözünü anımsadım. “Akıl insanın külahında bir çividir. Yumruk vurmayınca kafaya girmez” diyordu. Bizler de böyle bir yumruk mu bekliyoruz? Sevgili ükemizde bir çok alanda olan yozlaşmadan bari spor dilimizi kurtaralım.